Esas No
E. 2024/303
Karar No
K. 2026/155
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/303 Esas
KARAR NO: 2026/155
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/05/2024
KARAR TARİHİ: 25/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA VE TALEP :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında, davalı şirketin kiracı olduğu 17.08.2021 imza tarihli "Alımak Asansör/ Platform Kiralama Sözleşmesinin" imzalandığı, sözleşme ile davalının ... Projesinde kullanılmak üzere A1 Blok ve A2 Blok Alımak İnşaat Asansörünün davalıya kiralandığı, projenin uzaması nedeniyle davalı firma ile müvekkili şirket tarafından ana sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olarak zeyilnameler imzalanarak asansörlerin kiralanma süresinin uzatıldığını, bunlardan ayrı olarak müvekkili şirketin davalı firmaya ekspertiz hizmeti verdiği, davalının, müvekkiline 4.810,46 EURO borcundan ödeme yaptığı 4.447,46 Euro'nun mahsubu ile 363,00 Euro ve 1.103.552,71 TL borcundan ödeme yaptığı 1.058.824,75 TL'nin mahsubu ile 44.727,96 TL borcunun bulunduğu ve borcun ödenmesi ...

12.Noterliğinin ... yevmiye nolu, ... tarihli ihtarname keşide edildiği halde ödeme yapmadığından aleyhine ...

3.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, ancak davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olması nedeniyle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında imzalanan17.09.2021 tarihli "Alımak Asansör/ Platform Kiralama Sözleşmesi " ve 3 adet zeyilnamenin düzenlendiği, sözleşme kapsamında müvekkili şirketin davacı taraf hiçbir borcunun bulunmadığı, Davacı tarafça ...

12.Noterliğinden keşide edilen...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile 207.437,63 TL ve 3.660,46 Euro ödenmesinin talep edildiğini, müvekkilinin ...

15.Noterliğinden keşide edilen ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile cari hesaplarının örtüşmediğini, müvekkili şirket kayıtlarında görünen tutarın davacıya ödenerek herhangi bir bakiye borçlarının kalmadığını davalı tarafça yapılan icra takibinin haksız olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

... 3. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası, taraflar arasında imzalanan sözleşme, ihtarname, taraf beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. ...

3.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususundadır. ...

3.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine sözleşme ve cari hesap alacağından kaynaklanan fatura, ihtarname gideri ve işlemiş faizlerin tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.

İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Deliller toplandıktan sonra öncelikle davalı tarafın ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor aldırılmıştır. Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi ... sunmuş olduğu raporunda özetle;

Davalının 2021,2022,2023 yıllarına ait ticari defterlerinden tutulması gereken Yevmiye, Defter-i Kebir elektronik defter kullandığı, elektronik defterlere ait kanuni süresi içinde berat alma işlemi ile açılışlarını yaptıkları, yevmiye defterlerine ait son berat alma işlemi ile kapanış onayı aldıkları, Envanter defterlerini süresi içinde noter açılış tasdikinin yaptırıldığı, Davalı şirketin 2021,2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2) Mahkemenizce, tarafıma verilen sınırlı görevlendirme ile Davalı şirketin Ticari defter kayıtları incelenmesi istenilmiş olup, yapılan incelemeler sonucunda Davalı taraf Davacı ile ilgili işlemlerini ....A.Ş Hesabı ile 320.04.03.A004- ...A.Ş cari hesaplarında takip edildiği, 2023 yılı sonunda cari hesaptaki bakiyenin sıfırlandığı ve sonraki yıla devir eden bakiye olmadığı dolayısıyla Davalı tarafın, Davacıya 2023 yılı sonu itibariyle borcu kalmadığı, Davalının 2021,2022 ve 2023 yıllarına ait Ticari defterleri üzerinden tespit edilmiştir..." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Davalının defterlerinin incelenmesinin ardından davacı tarafın defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak rapor düzenlenmesi hususunda dosya mali müşavir bilirkişi Turgay Portakalcı'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle,

SONUÇ: a. Davacının ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil vasfına haiz olduğu ve ticari defterlerinde davalıdan 51.035,00 TL alacak kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. b. Alacaklı şirket, borçlu aleyhine 01.04.2024 tarihinde başlattığı ilamsız takipte 44.727,96 TL asıl alacak, 216,90 TL işlemiş faizi, 1.457,83 TL ihtarname gideri, 363,00 Euro Asıl alacak, 0.16 Euro işlemiş faiz, 59.083,26 TL asıl alacak talep ettiği, Yapılan incelemede davacının, davalıdan; cari hesap nedeniyle; 44.727,96 TL cari hesap alacağı ( taleple bağlılık ilkesi gereğince) 16,90 TL takip öncesi işlemiş faiz ( taleple bağlılık ilkesi gereğince) 44.944,86 TL alacaklı olabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. c. Davacının davalıya düzenlediği ve davanın konusunu oluşturan faturanın, davalı kayıtlarına işlenmemiş olduğu ve davacının bu fatura nedeniyle alacaklı olabileceği kanaatine varıldığından 1.457,83 TL noter masrafının yargılama gideri olarak davalının sorumluluğunda olduğu..." sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.

İtiraz üzerine itirazların değerlendirilmesi suretiyle aynı bilirkişiden ek rapor aldırılmış, Mali Müşavir Bilirkişi ... mahkememize sunmuş olduğu ek raporunda özetle;

SONUÇ: a. 363,16 EUR talep ve itiraz yönünden yapılan inceleme; Davacıya ait ticari defterler, şirket merkezinde ayrıntılı olarak incelenmiş olup, söz konusu defter kayıtlarında 363,16 Euro tutarında herhangi bir borç kaydına rastlanmamıştır. b. 44.727,96 TL talep ve itiraz yönünden: Kök raporumda; davacının, davalıya ticari fatura senaryosu kapsamında düzenlediği 51.035,00 TL tutarındaki faturanın, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davalının bu faturaya süresi içinde itiraz etmediğine ilişkin değerlendirme yapılmış; "davacının taleple bağlılık ilkesi gereğince tahsil edebileceği tutarın 44.727,96 TL olabileceği" yönünde kanaat bildirilmişti. Ancak, davalının BİLİRKİŞİ raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunduğu belgelerden, dava konusu faturanın süresi içinde "sehven hatalı düzenlendiğinden" bahisle yazılı olarak reddedildiği anlaşılmaktadır. Davalının bu red beyanı, borcun tamamına değil, yalnızca fatura içeriğindeki bazı eksik veya hatalı kalemlere ilişkindir. Bu nedenle, davalı tarafça hatalı olduğu ileri sürülen miktarın ispat edilmesi hâlinde, bu tutarın fatura miktarından mahsup edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Öte yandan; mali ve muhasebesel açıdan, davalının faturayı yazılı olarak reddetmiş olması durumunda, faturanın içeriğinin doğruluğunu ispat yükünün, faturayı düzenleyen tarafa ait olduğu, Davacının faturanın alıcısı tarafından RED edildiğini bildiği halde uzun süre sessiz kalmış ve karşı tarafa cevap vermemiş yeni bir fatura düzenlemediği ve faturaya ilişkin mutabakat yapmadığı, Davacı tarafın fatura içeriğinin ve rakamsal tutarın doğru kesilmiş olduğuna ilişkin ispat yükü altında olduğu mütalaa edilmektedir. Bu nedenle muhasebesel anlamda eğer davalı taraf faturada red nedenini rakamsal tutarı belgelemesi halinde, belgelediği tutarın fatura borcundan mahsup edilmesi gerekeceği düşünülmektedir. Tüm bu açıklamalara rağmen, Mali bilirkişi olarak faturanın bedeli ve talep edilebilirliği hususunda somut bir maddi veya rakamsal sonuca varılamamaktadır..." görüş ve kanaate varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.

Davacı tarafça, davalı tarafa yemin teklif edilmiş ve davalı şirket yetkilisi: "Dava konusu davacı şirket ile yönetim kurulu başkanı olduğum davalı şirket arasında 12.01.2021 tarihinde akdedilen Alimak Asansör/Platform Kiralama Sözleşmesi'nden kaynaklı olarak davalı şirketin Eylül/2022 ayına ait kiralama bedeli ve makine kırılma sigortası bedeline dayalı bir borcu bulunmadığına namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." şeklinde yemin etmiştir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Davalı tarafın incelenen defterlerinde, 2023 yılı itibariyle cari hesaptaki bakiyenin sıfırlandığı ve davacıya borcu kalmadığı tespit edilmiştir. Davacı defterlerinde, davacının Euro cinsinden herhangi bir alacağı olmadığı tespit edilmiştir. 44.727,96 TL davacı defterinde kayıtlı olan faturaya davalı tarafça itiraz edildiği görüldüğünden fatura içeriğinin doğru olduğunu ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı tarafça ispat hususunda bir delil belge sunulmamış, davalı tarafa yemin teklif edilmiş ve davalı tarafça yemin eda edildiğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar Kanununca alınması gerekli 732,00 TL ilam harcının peşin yatırılan 1.009,00 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılmış olan 277,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine,

3.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/02/2026

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog