T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/249 ESAS, 2021/326 KARAR
SAYILI DOSYASI
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından Mahkememiz ana dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; “ ...'ın dava konusu kazanın yaşanmasından önce İzmir'e çalışmak için geldiğini, inşaat, tamirat ve tadilat işleri yaparak hayatını sürdürmeye çalıştığını, Ağrı'daki ailesinin de geçimine yardımcı olmaya çalıştığını, yaşanan trafik kazasından sonra çalışamayan müvekkilinin memleketine dönmek zorunda kaldığını, Halihazırda çobanlık yaparak ailesinin ve kendisinin yaşamını sürdürmeye çalışan müvekkilin herhangi bir sağlık güvencesi bulunmadığını, öncelikle müvekkili yararına adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, sürücü...'ın idaresindeki... plakalı araç, 05.04.2019 günü, 204/1 numaralı sokaktan gelip Hoca Ahmet Yesevi Caddesi kavşağından 206/6 numaralı sokak istikametine geçiş yapacağı sırada, aracın sağ arka çamurluk ve tekerlek kısımlarının,... plakalı... otomobilin ön kısımlarına çarpması sonucu,... plakalı aracın savrulduğunu ve yaya müvekkili...'a çarptığını, İzmir.... Asliye Ceza Mahkemesi'nde ... K. ve 25.02.2020 tarihli karar ile söz konusu tarfik kazasına ilişkin ceza davası sonuçlanmış ve davalılardan ...kusurluluğu tespit edilerek ceza aldığını, davacı müvekkili ...'ın herhangi bir kusuru bulunmadığı da bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, gerçekleşen kaza sonucu müvekkili basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, bahsi geçen ceza dosyasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda müvekkilinin vücudunda gerçekleşen kemik kırıkları ve yaralanmaların hayati fonksiyonları AĞIR(6) derecede etkilediği belirlenmiş olduğunu, kaza sonrası müvekkili, İzmir Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi'ne kaldırılmıştır. Hastanede muayene edildikten sonra Ege Üniversitesi Hastanesi'ne sevki gerçekleşmiştir. Müvekkili elinden ameliyat oluştuğunu, söz konusu kaza sonrası müvekkilinin tedavisi basit tıbbi müdahaleler ile giderilemediğini, Buca Seyfi Demirsoy Hastanesi, Ege Üniversitesi Hastanesi, Denizli Pamukkale Üniversitesi Hastanesi, Erzurum Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi, Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Iğdır Devlet Hastanesi, Ağrı Devlet Hastanesi ve Van 100. Yıl Üniversitesi Hastanesi'nde tedavileri sürdüğünü, Vücudunun birden fazla bölümünden yaralandığını, kafasına aldığı darbeden etkilendiğini, elinden cerrahi operasyon geçirmek zorunda kaldığını, kalıcı olarak çalışma gücünü kaybettiğini, ailesinden uzakta yaşadığı kazadan kaynaklı fazlasıyla yıpranan müvekkili, çalışamadığı ve evine, çocuklarına bakamadığı için psikolojik olarak da çöktüğünü, dava konusu kaza sebebiyle müvekkili adına davalı sigorta şirketi ... şirketine 07.10.2019 tarihinde taraflarınca başvuru yapılmış ancak başvurumuz sonuçsuz kaldığını, 22.10.2019 tarihinde de müvekkilinin hem maddi hem de manevi zararının tazmin edilmesi için İzmir Arabuluculuk Bürosu'na başvuruda bulunulmuş olup, yapılan arabulucu görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış olması sebebi ile işbu davayı açma gereğinin doğduğunu, açıklanan nedenlerle Müvekkilinin adli yardım talebinin kabul edilmesi için ekonomik ve sosyal durumunun araştırılmasının yapılarak adli yardım talebimizin kabulüne,
Müvekkilin, bu kaza sonucunda malul kalacağından ömür boyu uğrayacağı işgücü kaybı neticesinde fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.00.-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, tedavi süresince çalışamaması sebebiyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 (beşyüz) TL geçici iş göremezlik tazminatı ve olay tarihi itibariyle işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (Davalı sigorta şirketlerinden poliçe kapsamı dahilinde) tahsiline, Müvekkilinin bu kaza neticesinde duyduğu acı ve ömür boyu taşıyacağı maluliyeti nedeniyle 30.000.-TL manevi tazminat olay tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep ederiz talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili tarafından birleşen ...Karar sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle;sürücü...'ın idaresindeki... plakalı araç, 05.04.2019 günü, 204/1 numaralı sokaktan gelip Hoca Ahmet Yesevi Caddesi kavşağından 206/6 numaralı sokak istikametine geçiş yapacağı sırada, aracın sağ arka çamurluk ve tekerlek kısımlarının,... plakalı...otomobilin ön kısımlarına çarpması sonucu,... plakalı araç savrulduğunu ve yaya davacı ...a çarptığını, İzmir.... Asliye Ceza Mahkemesi'nde...
K. Ve 25.02.2020 tarihli karar ile söz konusu tarfik kazasına ilişkin ceza davası sonuçlandığını ve şüphelilerden ...kusurluluğu tespit edilerek ceza aldığını, davalı... ise bu yargılama sonunda beraat ettiğini, daha sonra davacı tarafça İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde... E. sayılı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, halen daha devam ettiğini, mahkeme işbu dosyayı, kusur oranları belirlemek üzere Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderdiğini, gelen raporda kazaya karışan davalı... idaresinde bulunan aracın da kusurlu olduğunu düzenlendiğni, yeni öğrenilen delil neticesinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 166 ve devamı maddeleri gereği birleştirme talepli işbu davayı açma zorunluluğumuz doğduğunu belirterek HMK md.166 ve devamı maddeleri gereği, davalıların aynı sebepten doğması ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması söz konusu olduğundan İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi cevap dilekçesinde özetle: Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dosyaya sunduğu evraklardan da görüleceği üzere davacının özür raporu ve ibrazı zorunlu diğer belgeler başvuru sırasında ve sonrasında müvekkili şirkete iletilmediğini, müvekkili şirkete usule uygun bir başvuru yapılmadığından, davacıya müvekkili şirkete dava şartı olan usulüne uygun başvuru için kesin süre verilmesini, aksi halde davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, işbu davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmemesini, maddi tazminat taleplerinin davacıya açıklattırılması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen maddi tazminatın neye ilişkin olarak talep edilmiş olduğu açıkça dava dilekçesinde belirtilmediğnii, Bu halde davacının maddi tazminat taleplerinin hangi kalemlere ilişkin olduğunun açıklattırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, zira dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında "500,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz," şeklinde ifade yer almışsa da bu tazminatın neye ilişkin olduğu açıkça belirtilmediğini, bu nedenle davacı yanın taleplerini açıklamasından sonra belirtilen maddi tazminat taleplerine ilişkin cevap verme haklarının saklı olduğunu, Davacı yanın maddi tazminat taleplerini belirli hale getirmemesi durumunda ise davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, (kabul anlamına gelmemek kaydıyla) sigorta poliçesi bir zenginleşme aracı olmayıp, sadece gerçek zarar tutarını teminat altına altığını, sigorta poliçesinin bir zenginleşme aracı olmayıp, sadece gerçek zarar tutarını teminat altına aldığı ve bu nedenle, police üzerinde azami teminat tutarının yazılmış olmasının, tamamının ödeneceği anlamını taşımadığı, sadece zarar tutarı açısından ödenebilecek üst sınırın ifade edildiğinin belirtilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı aracın sürücüsü kusursuz olup bilakis işbu kazada asli ve asıl kusurlu olduğunu, bu hususun tespiti için; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, Söz konusu kaza olayına karışan tarafların hangilerinin ne oranda kusurlu olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, Kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya konu kazada kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını belirtmekle birlikte kusur oranlarının belirlenmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, [davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla]davacının, sürekli iş göremezlik tazminatı talebi gereği özür oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu.. İhtisas Dairesinden Rapor Alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminat talepleri trafik poliçesi teminat kapsamı dışında olduğunu, 01/06/2015 Tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Trafik Poliçesi genel şartları A.5.b Maddesi, "Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu, Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." hükmüne haiz olduğunu, davacı tarafın maluliyeti olmamakla birlikte ayrıca müvekkili şirketten geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş ve bu talep uyarınca tazminat hesaplaması yapılmış olsa da trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler poliçe kapsamında olmadığından, davacı tarafın geçici iş göremezlik talebinin ve haksız olarak ikame edilen davanın Sayın Mahkemece reddini talep ettiklerini, davacının olay tarihinden itibaren işleyecek şekilde faiz talebinde bulunması mümkün olmadığını, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini talep ettiklerini, davacıya SGK tarafından geçici iş görmezlik tazminatı ödemesi ya da rücuya tabi başkaca bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davacı tarafın yoksun kaldığı gerçek zarar miktarının tespiti ve ileride doğabilecek rücu talepleri açısından; davacı tarafa söz konusu kaza sebebiyle sosyal güvenlik kurumlarından (bağ-kur , ssk, emekli sandığı vs.) herhangi bir ödenek alıp almadığının ve maaş bağlanıp bağlanmadığının; bağlandı ise miktarının da araştırılması gerektiğini, davacıya aile ve sosyal politikalar bakanlığından gelir sağlanıp sağlanmadığının tespitinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda Bakanlığa müzekkere yazılarak bilgilendirme talep ettiklerini, asli ve asıl kusurlu olan karşı aracın sigorta şirketi olan ...Anonim Şirketine HMK M.61 gereğince işbu davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, davacının maluliyetinin varlığı halinde işbu kazada asli ve asıl kusurlu olan... plakalı aracın sigorta şirketi olan ...A.Ş.'nin de bilgilendirilip, HMK madde 61 gereğince ihbar edilmesini talep ettiklerini, arz ve izah etmeye çalıştığımız sebeplere binaen; İşbu davanın HMK m.61 gereğince ...A.Ş'ye ihbar edilmesine karar verilmesini,
Davacı tarafa dava sigorta şirketine başvurma zorunluluğunu yerine getirmesi için kesin süre verilmesine, aksi halde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı tarafa taleplerini açıklaması hususunda kesin süre verilmesine, davanın esastan reddine, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesine, Masraf ve vekalet ücretimizin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Daval... vekilinin cevap dilekçesinde özetle : KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davacı, hasar aşamasında müvekkili şirkete gerekli evraklarla başvuruda bulunmadığını, başvuran erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik ve ekleri uyarınca hazırlanmış sağlık kurulu raporunu dosyaya sunmadan ödeme yapılmasını talep ettiklerini, bu nedenle müvekkili şirketin gerekli araştırma ve incelemeyi yapma hakkı kısıtlanmadığını, anılan gerekçelerle davanın reddini talep ettiklerini, davacının dayandığı delillerin tarafımıza tebliğe çıkarılması gerektiğini, müvekkili şirkete sadece dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, bu nedenle delillerin tarafımıza tebliğine kadar davaya cevap verme hakkımızı saklı tuttuklarını, dava dilekçesinde bahsi geçen 05.04.2019 tarihli kazaya karıştığı belirtilen,... plakalı araç, müvekkil şirkete 09.01.2019-2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... poliçe numarası ile; Süper Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Poliçeyi belirtmemiz davayı kabul anlamına gelmediğini, müvekkili sigortacı şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, Müvekkili şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddelerine göre trafik sigortaları, işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapıldığını, Sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene düşen bir sorumluluk da olmadığını, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminat poliçe teminatı kapsamında , ZMMS Genel Şartlarına göre geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığı açıkça belirtildiğini, İlgili maddenin lafzından da açıkça anlaşılacağı üzere sigorta şirketinin ve Güvence hesabının bu teminat kapsamında sorumluluğunun sona erdiğinin açık olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğunda olan husus yaralanma sebebiyle oluşan tedavi giderleri ile sınırlıdır. Tüm tedavi süresinde meydana gelen sağlık giderleri ve geçici iş göremezlik zararı SGK tarafından karşılanmaktadır. Kaza ve poliçe tanzim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları’na göre geçici iş göremezlik tazminatı konusunda SGK’nın sorumlu olduğu, buna rağmen ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketi aleyhine geçici iş göremezlik tazminatına karar verilmiş olmasının hatalı olduğu değerlendirilmiş, bu sebeple ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak hüküm kurulduğunu, açıklanan nedenlerle geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddini talep ettiklerini, maddi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporu 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliği’ne uygun alınması gerektiğini, tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından zmms genel şartlarına çerçevesinde yapılması gerektiğini, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerektiğini, müterafik kusur durumları göz önünde bulundurulması gerektiğini, faiz hatalı talep edildiğini, müvekkili sigorta şirketi temerrüde düşmediğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddinin gerektiğini, müvekkilinin, dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulünün gerektiğini, bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin de reddinin gerektiğini, izah olunan ve yargılama sırasında ortaya çıkacak sair nedenlerle davanın usulden reddini, Müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından dolayı usulden reddine, Talebin açıklattırılmasını, Sayın mahkemeniz esastan inceleme yapacak ise, Kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, Maluliyet oranı tespiti için davacıların Adli Tıp Kurumu.... İhtisas Dairesi’ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümü’ne sevkini, Kusurun ve maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, Geçici iş göremezlik tazminatı ve maluliyet tazminatı talebinin reddini, kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bir tazminat sorumluluğumuz doğacak ise, müterafik kusur araştırması yapılmasını ve hesaplanacak tutardan müterafik kusur indirimi yapılmasını, Müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden faiz talebinin reddini; Sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle :
Davacı tarafın ileri sürmüş olduğu sebepler tamamen gerçek dışı olup, aşağıda ayrıntılı bahsi geçen nedenler ile işbu davanın reddinin gerekmekte olduğunu, müvekkilinin, işbu davaya konu kazada hiçbir kusurunun olmadığını, bu kazaya ilişkin müvekkili hakkında İzmir.... asliye ceza mahkemesi tarafından beraat kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, Müvekkilinin idaresindeki... plakalı araç, 05.04.2019 günü...numaralı sokaktan 206/6 numaralı sokaka geçiş yapacağı sırada ;...lakalı aracın aşırı hızlı olmasından dolayı müvekkilinin idaresindeki aracın sağ arka çamurluk ve tekerlek kısımlarına çarptığını; müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç savrularak davacıya çarptığını, Söz konusu olayın bu şekilde gerçekleştiği tanıklar, kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, açıkça görüleceği üzere müvekkilinin davacıya çarpmasında hiçbir kusuru olmadığını, söz konusu kazaya ilişkin İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi...Karar 25.02.2020 karar tarihli kararıyla müvekkili hakkında beraat kararı verilmiş ve işbu karar taraflarca itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, söz konusu kararda da görüleceği üzere davalılardan ...7 Ay 15 Gün hapis cezasına çarptırıldığını, Açıkça görüleceği üzere müvekkilinin söz konusu kazaya ilişkin olarak hiçbir kusurunun ve suçunun olmadığı kesinleştiğini, ancak buna rağmen davacı tarafın sonradan müvekkilinin işbu dosyaya dahil etme çabası kötüniyet göstergesidir ve talepleri reddedilmesi gerektiğini, söz konusu mahkeme dosyasının müzekkere ile celbini talep ettiklerini, söz konusu kazanın; diğer davalı ...'ün aşırı hızla müvekkilimin aracına çarpıp aracın savrulmasına ve savrulması neticesinde davacıya çarpması sebebiyle meydana geldiğini, kusur incelemesi yapılırken, eylemin yasa, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen kurallara aykırılığını saptamak yeterli olmayıp, ayrıca hangi eylem ve davranışın zararı doğurduğu üzerinde durulması gerektiğini, Trafik kazalarında kusur değerlendirmesi için görevlendirilen teknik bilirkişiler, hukuk bilgileri olmadığı için, yalnızca trafik kurallarına uyulup uyulmadığı yönünden değerlendirme yapmakta, eylem ile zararlı sonuç arasındaki nedensellik bağını, zararın hangi eylem ve davranıştan doğduğunu dikkate alındığı, öncelikle kusur değerlendirilmesi için görevlendirilecek bilirkişi veya bilirkişilerin belirtmeye çalıştığımız çerçevede somut olayı değerlendirmeleri gerektiğini, kanun maddesinde de açıkça görüleceği üzere... plakalı araç sürücüsü diğer davalı ..., kavşağa yaklaşmasına rağmen hızını düşürmediğini; aksine aşırı hızla müvekkilinin aracına çarptığını, dava konusu kazada müvekkilinin kusurunun olmadığı izahtan vareste olduğunu, Davacının, huzurunuzdaki dava ile ödenmesi talebinde bulunduğu maddi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesi ile yürürlüğe girdiğini, Maddede bedensel zararlar; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak sayıldığını, ancak somut olayda, maddede sayılan tazminat kalemlerinden hiçbiri gerçekleşmediğinden davacı nezdinde tazminat hakkı doğmadığını, davacı tarafın, davacının birçok farklı hastanede yoğun tedavi gördüğünü iddia etmekteyse de söz konusu iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacı yanın tedavi olduğunu iddia ettiği hastaneler arasında herhangi bir bağlantı olmadığını, davacı yan ne gibi bir bedensel zarara uğradığını ve kaza sebebiyle nasıl maddi kayba uğradığını ispatla yükümlü olduğunu, ancak dosya mündericatında da görüleceği üzere işbu kazada davacı yanın hiçbir maddi kaybı olmadığının görülmekte olduğunu, davacının TAKBİS Malvarlığı sorgusunda kendisi adına kayıtlı tam 15 adet taşınmazı olduğunu, sadece bu husus bile davacının malvarlığının fazla olduğunu iddia ettikleri gibi ekonomik durumunun kötü olmadığını gösterdiğini, kusura ilişkin açıklamaları baki kalmak ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Sayın Mahkemeniz kusur yönünden aksi kanatte ise davacının maddi tazminata ilişkin talepleri sigorta poliçesi kapsamında diğer davalı sigorta şirketleri tarafından karşılanması gerektiğini, kazaya karışan otomobillerin diğer davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu trafik sigortası yapılmasından dolayı maddi tazminata ilişkin taleplerininin öncelikli olarak diğer davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı açısından Davacının, Sayın Mahkemenize sunmuş oldukları dava dilekçesi ile davacının bedensel zararından ve çalışamamasından dolayı geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğunu, ancak herhangi bir işte çalışmayıp herhangi bir gelir elde etmeyen davacının geçici iş göremezlik kaybına uğraması gibi bir durum söz konusu olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı, kaza geçiren kişinin kalıcı sakatlık durumu söz konusu olmayıp bir süre tedavi görmesi, iyileşinceye kadar çalışamaması ve bu yüzden iş ve kazanç kaybına uğraması durumlarında ödenecek tazminat türü olup; söz konusu tazminat hakkının doğabilmesi için kişinin iş sahibi yahut gelir elde etme durumunun olması gerektiğini, oysaki somut olayda davacının halihazırda bir işi olmadığını davacı yanın kendisi beyan ettiğini, davacının maddi kaybına uğradığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmadığı gibi davacı tarafın böyle bir iddiasının da bulunmadığını, davacının kazanın ardından çalışmamış olması nedeniyle herhangi bir kazanç kaybının söz konusu olmadığını, manevi tazminat yönünden davacının kaza sebebiyle acı ve ızdırap duyduğundan bahisle fahiş miktarda manevi tazminat talep ettiğini, davacının manevi tazminat talepleri günümüz şartlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve kazadan sonra meydana geldiği iddia olunan maluliyete uygun olmadığını, Müvekkiline bir kusur izafesi halinde bile istenilen tazminat miktarı fahiş ve nedensiz zenginleşme niteliğinde olduğunu, manevi tazminat isteminin fahiş ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olmaması gerektiğini davacı tarafından somut olayın şartlarına uygun olmayan gerekçelere dayanılarak fahiş miktarda manevi tazminat ödenmesini talep edildiğini, davacının manevi tazminat hakkının doğduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte; talep edilen manevi tazminat tutarına da itiraz ettiklerini, sira davacının bu talepleri, manevi tazminata hükmedilmesinin şartlarını taşımadığını, aynı zamanda manevi tazminat ödenmesinin amacına da aykırı düştüğünü, yapılacak yargılamada da tespit edileceği üzere; davacının iddia edildiği gibi bir çalışma gücü kaybı ve tedavi süresi söz konusu olmadığını, aynı şekilde davacı bahse konu edilen şekilde bir manevi zarara da maruz kalmadığını, dolayısıyla davacı lehine bu denli fahiş miktarda manevi tazminata hükmedilmesi davacının sebepsiz zenginleşmesine ve uğradıkları iddia edilen zarardan da fazla maddi kazanım elde etmelerine neden olacağını, belirttikleri gibi aşırı hızlı araç kullanmasıyla... kusuru kazaya birinci derece etken olduğunu, davacının yaralanmasının basit nitelikte olması ve de davacının yaralanma şekli dikkate alındığında davacı içinde manevi tazminatın takdiri son derece düşük olması gerekeceğini, açıklanan nedenlerle; somut olayın şartları ve kusur oranları göz önünde bulundurulmak suretiyle haksızlığı tespit edilecek manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ...'ün kullandığı aracın aşırı hız yapmasından dolayı müvekkilinin kullandığı araca çarpması; müvekkilinin kullandığı aracın çarpma etkisiyle savrularak davacıya çarpması neticesinde işbu kazaların meydana geldiğini buna ilişkin ceza yargılaması yapıldığını müvekkilinin beraat ederken; diğer davalı mert şentürk 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıltığını ve bu karar itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, müvekkilinin söz konusu kazada kusurunun olmadığının açık olduuğnu, ancak buna rağmen karşı tarafın talepleri fahiş ve kötüniyetlidir. karşı taraf ne gibi bir zarara uğradığını, nasıl manevi zarara uğradığını ispatla yükümlü olduğunu ve şu ana kadar ispatlayamadığını, söz konusu davada müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesi için başvuru yapma zorunluluğu hasıl olduğunu, arz ve izah ettiğimiz ve yargılama sırasında ispatlanacak nedenlere; Haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir
DELİLLER
Davacı vekilinin 03/05/2023 tarihli ... sigorta şirketi ile yaptıkları sulhe ilişkin ibranameyi içerir beyan dilekçesi,
Mahkememizce Aktüerya ... 'den alınan 28/02/2025 tarihli bilirkişi raporu, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 08/09/2022 tarihli sağlık kurulu raporu, Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 01/02/2021 tarihli adli tıp raporu, Doğubeyazıt İlçe Jandarma Komutanlığı'nın 11/11/2020 tarihli yazı cevabı, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 05/04/2019 tarihli yazısı ve ekinde bulunan tedavi evrakları, Van Yüzüncü Yıl Üniversite Rektörlüğü'nün 04/08/2020 tarihli yazı cevabı ve ekinde bulunan tedavi evrakları, Iğdır Devlet Hastanesi'nin 04/08/2020 tarihli yazı cevabı ve ekinde bulunan tedavi evrakları, Pamukkale Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin 22/07/2020 tarihli yazı cevabı ve ekinde bulunan tedavi evrakları, Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 24/07/2020 tarihli yazısı ve ekinde bulunan tedavi evrakları, Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 16/07/2020 tarihli yazı cevabı, Van Yüzünce Yıl Üniversite Hastenesi'nin 17/07/2020 tarihli yazı cevabı ve ekinde bulunan tedavi evrakları, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/07/2020 tarihli yazı cevabı, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü'nün 07/07/2020 tarihli cevabi yazıları dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar kapsamında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 08/09/2022 tarihli sağlık kurulu raporu, raporunun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş olup, incelenmesinde:" Yukarıda rapor tetkik, muayene ve Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı konsültasyon bulguları yazılı olan ...doğumlu ...'da 05.04.2019 tarihinde meydana gelen araç dışı trafik kazası olayı neticesinde sol maksiller sinüs anterior ve lateral duvarda parçalı deplase fraktür, sol zigomatik kemikte deplase fraktür, sol orbita lateral duvarında deplase fraktür, sol tibia lateral platoda çökme fraktürü, sağ el birinci metakarpta oblik deplase fraktür geliştiği, şahsın sağ el birinci metakarp kırığına yönelik opere edildiği, takip ve tedavilerinin sona erdiği, şahısta yara iyileşme sürecinin tamamlandığı anlaşılmış ve olaya bağlı olarak yaralanmalarının sekel mahiyetinde sol tibia lateral platoda çökme fraktürü ve sağ el birinci parmakta ekstansiyon ve fleksiyon kaybı meydana geldiği anlaşılmış olup, buna göre; 1) 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 Resmi Gazete sayılı Erişkinler İçin EngellilikDeğerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik'e göre;Birinci Lezyon (sol tibia lateral platoda çökme fraktürü) : Kas İskelet Sistemi Arızaları, alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları, tablo 3.33b-diz ve tibia kırıkları ile diz artroplastisine bağlı engellilik, kişinin genel beden engel oranının kıyasen %3 (yüzde üç) olduğu, İkinci Lezyon (sağ el birinci parmakta ekstansiyon ve fleksiyon kaybı): Kas İskelet Sistemi Arızaları, üst ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları, Şekil 2.2- Metakarpofalangeal eklemin hareket kısıtlılığına bağlı başparmak engellilik yüzdeleri, Tablo 2.1, Tablo 2.2 ve Tablo 2.3'e göre kişinin genel beden engel oranının %1 (yüzde bir) olduğu, Şahsın lezyonları Balthazard formülüne göre değerlendirildiğinde kişinin genel beden özüroranının % 4 (yüzde dört) olduğu,2) Bakıcı ihtiyaç süresinin 25 (yirmi beş) gün olduğu, sürekli bakıcı ihtiyacı olmadığı,3) Trafik kazası olayı ile ortaya çıkan lezyonlarına göre şahsın 50 (elli) gün süre ile geçici iş göremezlik süresi içerisinde olacağı," şeklinde mütaala edildiği görülmüştür.
Mahkememizce verilen ara karar kapsamında Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 01/02/2021 tarihli ATK raporunun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş olup, incelenmesinde; Sürücü...'ın % 70 (yüzde yetmiş) derecede kusurlu olduğu,
Davalı taraf sürücüsü ...ün % 30 (yüzde otuz) derecede kusurlu olduğu, Davacı yaya ...'ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde mütalaa edildiği görülmüştür.
Mahkememizce verilen ara karar kapsamında Aktüerya konusunda uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 28/02/2025 havale tarihli raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş olup, incelenmesinde; Sayın Mahkemece tarafıma tevdii edilen dosyada yapılan incelemeler ile 05.04.2019 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle;
Davacı tarafından 500,00 TL geçici iş göremezlik , 500,00 TL kalıcı iş göremezlik, zararları bakımından talep etmiş olup Davacının zararı % 30 kusura göre Geçici İş göremez Kaldığı dönem için : 1.010,40.-TL sı ve Kalıcı İş göremez Kaldığı Dönem için : 69.427,03.-TL sı hesap edilmiştir " şeklinde kanaat belirtildiği davacı vekilinin raporu doğrultusunda davasına yönelik değer arttırım talebinde bulunduğu, gerekli harcın yatırıldığı, değer arttırım dilekçesinin davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlığın ana dava dosyası yönünden ; 05/04/2019 tarihinde meydana gelen davalı sigortalı aracı ile dava dışı aracın çarpışarak savrulması sonucu yaya olarak bulunan davacıya çarpması ile yaralamalı trafik kazası neticesinde yaralanan yaya davacı ile davalı sigortalı araç sürücüsünün kusur durumları ile davacının yaralanmasına bağlı maluliyeti oluşup oluşmadığı , yaralanması nedeniyle iyileşme, geçici iş göremezlik süresinin ne olduğu ve bu bedellerden ZMMS kapsamında davalılardan tahsil edilip edilemeyeceği yönünde olduğu, birleşen dosya yönünden uyuşmazlığın 05/04/2019 tarihinde meydana gelen çok taraflı yaralamalı trafik kazası nedeniyle davalı ...'in diğer dosya davalısı araç ile çarpışması sonucu savrularak yaya olarak bulunan davacıya çarpması ile yaralanan yaya davacı ile davalı sigortalı araç sürücüsünün kusur durumları ile davacının yaralanmasına bağlı maluliyeti oluşup oluşmadığı , yaralanması nedeniyle iyileşme, geçici iş göremezlik süresinin ne olduğu ve bu bedellerden ZMMS kapsamında davalılardan ve davalı ... ve davalı ... yönünden ise manevi tazminatın oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarının ne olduğu, davalıların sorumlu olup olmadığı hususlarında olduğu tespit edildi.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı ile ilgili olarak kazandırılan, Erzurum Atatürk Üniv. Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı 05.09.2022 tarihi ... sayılı raporunda davacının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, hükümleri dikkate alınarak düzenlenen raporda davacının engellilik oranının %4 ,iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren (50) güne kadar uzayabileceği tespit edilmiş, tarafların kusur durumlarının belirlenmesi için Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 01/02/2021 tarihli ATK raporu incelendiğinde, davalı sürücü...'ın % 70 (yüzde yetmiş) derecede kusurlu olduğu, davalı sürücüsü ...'ün % 30 (yüzde otuz) derecede kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın kusursuz olduğu belirtilmiş olup, her ne kadar İzmir ...ASCM tarafından verilen kararda sürücü... hakkında beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği görülse de karar içeriğinde ceza dosyasında tanzim edilen trafik bilirkişi raporuna riayet edildiği belirtildiği, raporda...'ın asli kusurlu olduğu, mahkemece kusurununu bulunmadığı gerekçesi ile verilen beraat kararı ile mahkeme ilam ve rapor gerekçesinin uyuşmaması nedeni ile Mahkememizce Ankara Trafik İhtisas Dairesi raporu kusur açısından yeterli olduğu kanaat edilmiştir. Davalı sürücü...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, davalı ...Şirketine 09.01.2019-2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere...poliçe numarası ile; Süper Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç kaza tarihinde geçerli... numaralı poliçe ile davalı ... Şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, yargılama devamı sırasında davalı sürücü... sevk ve idaresindeki... plakalı aracın ZMMS sigortacısı davalı ... Şirketi tarafından 60.000-TL maluliyet kaynaklı maddi tazminat,1.670-TL yargılama gideri,20.000-TL faizi, 13.274,58-TL (KDV tevkifat tutarı ile stopaj hariç) dava ve icra vekâlet ücreti olmak üzere toplam 94.944,58 TL davacı tarafa ödenemesi üzerine davacı yanın ödeme yapan davalı sigorta şirketi aleyhine açılan maddi tazminat davasından feragat ettiği anlaşılmakla, ilgili feragatin sulh nedeni ile yapıldığı, yapılan sulh sözleşmesinin davalı sürürcü va araç maliki için de geçerli olduğu, mahkemece aktüerya hesabı yaptırıldığı, alınan rapor uyarınca davacının geçici İş göremez Kaldığı dönem için 1.010,40.-TL, kalıcı iş göremez kaldığı dönem için 69.427,03TL tazminat alacağının olduğunun belirlendiği kanaati ile yapılan 60.000TL ödemenin sürekli iş göremezlik alacağından mahsup edilerek mahkememizce karar verilmiş ise de, aktüerya raporunda doğrudan yalnızca davalı ...n kusur oranına isabet eden miktara yönelik rapor tanzim edildiğinin anlaşıldığı, bu hali ile kusurun %30 olması durumunda hesaplanan tazminat ile daha önce yapılan ödemenin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, kısa kararda bu nedenle sürekli iş göremezlik hesabı açısından maddi hata yapıldığı, ancak bu maddi hatanın bu aşamada tavzih veya tashih yolu ile giderilmesinin mümkün olmadığı, keza davalı taraflara bu yöntemler ile ile fazla hak ve borç tesis edilmeyeceği nazara alındığında, sürekli iş göremezlik yönünden davalı ... ve davalılar ...ın 69.427,03TL den sorumlu olması gerektiği anlaşılmakla maddi tazminat yönünden aşağıdaki şekilde karar verildiği, davacının yaralanma durumu. Ekonomik ve sosyal durumu, yaralanmasının derecesi, iyileşme süreci nazar alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde 10.000TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; ASIL VE BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; A- MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile; -Davanın Davalı ...şirketi yönünden FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
-60.000TL sürekli iş göremezlik tazminat talebi yönünden davanın davalı ...Şirketi haricindeki diğer tüm davalılar yönünden Konusuz Kalma nedeni ile KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA -Davalılar... ve ...'a yöneltilen maddi tazminat davası yönünden Konusuz Kalma nedeni ile KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA -1.010,40.TL geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davalı ... şirketi temerrüt tarihi olarak takdir edilen 03/01/2020 tarihinden itibaren, davalılar ...ve ... yönünden kaza tarihi olan 05/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -9.427,03 TL sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden davalı ... şirketi temerrüt tarihi olarak takdir edilen 03/01/2020 tarihinden itibaren, davalılar ...ve ... y...yönünden kaza tarihi olan 05/04/2019 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B- MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN;
1.10.000TL manevi tazminatın davalılar..., ..., ...ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi davalılardan ile alınarak davacıya verilmesine,
2.Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE,
3.Maddi Tazminat Davası yönünden : a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 712,98-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan toplam 1.715,41 -TL'nin harçtan mahsubu ile fazladan alınan 1.002,43-TL'nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, b-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca ( kabul red oranı dikkate alınarak ) 10.437,43-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... Şirketi, ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, c-Davalı ... Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalı ... Anonim Şirketine verilmesine, ç-Davacı tarafından (yapılan yatırılan peşin harç ve ıslah harçlarından iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); 712,98 TL Harç ile 54,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 54,40 TL olmak üzere toplam 767,38 TL 'nin davalılar ... Anonim Şirketi , ...ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4.Manevi Tazminat Davası yönünden : a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 683,10 -TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan toplam 529,41-TL'nin harçtan mahsubu bakiye 153,69 TL harcın davalılar..., ..., ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, b-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca ( kabul red oranı dikkate alınarak ) 10.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ...ve ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, c-Davalı... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden ( davalı tarafa verilecek vekalet ücretinin davacı tarafa verilen vekalet ücretini geçemeyeceğinden) A.A.Ü.T göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı...'a verilmesine, d-Davacı tarafından 529,41-TL peşin harç ile 59,30-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 588,71 TL'nin davalılar..., ..., ...ve ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan; 6.469,00-TL Tebligat, Posta, bilirkişi ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.469,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.316,48-TL lik kısmının davalılar ... Şirketi, ..., ...,...ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama gideri ve davalı... Şirketi yönünden yapılan yargılama giderlerinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6.7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.400,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin 284,91-TL'lik kısmının ... Şirketi, ..., ...,...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsili ile Hazineye irat kaydına, 1.115,09-TL bakiye arabulucuk giderinin ise davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
7.Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan ücretin 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yokluğunda, davalı... ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluklarında gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim...
(e-imzalıdır)