DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2285 E. , 2024/3490 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
2.... Derneği
...
8.... Derneği
9.... Derneği
10.... Derneği
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 02/03/2023 tarih ve E:2021/919, K:2023/2171 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 24/10/2020 tarih ve 31284 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 10/09/2020 tarih ve 110 sayılı Tabiat Varlığı Olarak Belirlenecek Anıt Ağaçların Tespitine İlişkin İlke Kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 02/03/2023 tarih ve E:2021/919, K:2023/2171 sayılı kararıyla;
Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin, 16/03/2020 tarih ve 31070 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik Yönetmeliği'nin 3, 5., 6. ve 7. maddelerinin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Altıncı Dairesinin 01/10/2020 tarih ve E:2020/5181, K:2022/3155 sayılı kararıyla, 7. maddenin, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik'in 11. maddesinin 1. fıkrasının değiştirilmesine ilişkin kısmının iptaline karar verildiği, Yine 7. madde ile, Yönetmeliğin 11. maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişiklikler yönünden davanın reddine karar verildiği,
Bununla birlikte; iptali istenilen 110 sayılı İlke Kararı ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile 19/07/2012 tarih ve 28358 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Korunan Alanların Tespit Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik çerçevesince anıt ağaçların tespit edilmesine yönelik hususlar belirlendiği, dava konusu İlke Kararı'nın, Korunan Alanların Tespit Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin anıt ağaca ilişkin hükümleri esas alınarak düzenlendiği,
Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 4. maddesinde yer alan anıt ağaç tanımı hukuki varlığını korumakla birlikte; anıt ağaçların ayırt edici özelliklerinin belirlendiği, dava konusu İlke Kararı'nın dayanağı Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının, yukarıda yer verilen hukuki süreç neticesinde iptaline karar verildiğinden, İlke Kararı'nın sebep unsuru olan Yönetmelik hükmünün, iptal kararı neticesinde yeniden düzenlenmeden, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 11. maddesi ve diğer hükümleri uyarınca tesis edilen İlke Kararı'nda sebep unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 19/12/2012 tarihinde yayımlanan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 11. maddesinin 2. fıkrasında, anıt ağaçların Türk Standartları Enstitüsü tarafından hazırlanan TS 13137 Anıt Ağaçlar Envanter Seçim Kuralları ve İşaretleme Standardına göre tespit edileceği düzenlemesine yer verildiği, söz konusu standardın, Türk Standartları Enstitüsü tarafından kaldırılması üzerine, 16/03/2020 tarih ve 31070 sayılı Yönetmelik değişikliği ile anıt ağaçların tespitinin ilke kararı ile yapılmasının hükme bağlandığı, bu doğrultuda da, 110 sayılı İlke Kararının TS 13137 sayılı standart esas alınarak hazırlandığı, Anıt Ağaçlar Envanter Seçim Kuralları ve İşaretleme Standardında belirtilen kurallar çerçevesinde tescil işlemleri yapılan anıt ağaç türlerinin genişletilerek İlke Kararında güncelleme yapıldığı, bu listelere eklenen ağaç türlerinin süreç içerisinde Bakanlığa iletilen talepler üzerinden tespit edildiği, tabiat varlıklarının belirlenmesi ve bunlarla ilgili süreçlerin yürütülmesine ilişkin ilke kararı çıkarmanın yetkileri dahilinde olduğu, bu kapsamda yürürlüğe konulan İlke Kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Üye ...'in, davacılardan Oda'nın dava konusu işlemin iptalini istemede hukuki menfaatinin bulunmadığı, bu nedenle temyiz isteminin kabulü ile ehliyet yokluğu nedeniyle Oda yönünden belirtilen gerekçe ile temyize konu kararın bozulması gerektiği yolundaki usule ilişkin oyuna karşılık, bakılan uyuşmazlıkta Odanın dava açma ehliyetinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 02/03/2023 tarih ve E:2021/919, K:2023/2171 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 23/12/2024 tarihinde usulde ve esasta oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Dava, 24/10/2020 tarih ve 31284 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 10/09/2020 tarih ve 110 sayılı Tabiat Varlığı Olarak Belirlenecek Anıt Ağaçların Tespitine İlişkin İlke Kararı'nın iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; 19/12/2012 tarih ve 28358 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 11. maddesinin 2. fıkrasında, anıt ağaçların Türk Standartları Enstitüsü tarafından hazırlanan TS 13137 Anıt Ağaçlar Envanter Seçim Kuralları ve İşaretleme Standardına göre tespit edileceği düzenlemesine yer verildiği, ancak söz konusu standardın Türk Standartları Enstitüsü tarafından kaldırıldığı, davalı idarece, TS 13137 standardının anıt ağaçların ayırt edici özelliklerini belirlemede verimli olduğunun değerlendirilmesi neticesinde, 16/03/2020 tarih ve 31070 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile anıt ağaçların tespitinin ilke kararı ile yapılması hükmünün yürürlüğe konulduğu, 110 sayılı İlke Kararının ise esasen, TS 13137 sayılı standart esas alınarak hazırlandığı, kaldı ki, tabiat varlıklarının belirlenmesi ve bu varlıklar ile ilgili süreçlerin yürütülmesine ilişkin ilke kararı çıkarmanın davalı Bakanlığın yetkisinde olduğu, belirtilen gerekçelerle, yürürlüğe konulan İlke Kararı'nın, anıt ağaç tespit ve tescil işlemlerinin daha önce TS 13137 standardına bağlı olarak standart ve etkin olarak yürütülen sürecin aynı şekilde devam etmesini sağladığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.