Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

7. Hukuk Dairesi         2025/2014 E.  ,  2025/5424 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2656 E., 2025/543 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/321 E., 2022/473 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların üzerinde iki katlı bina bulunan taşınmazın arsa bedelini birlikte ödemek suretiyle tapusuz taşınmazı 01.02.1984 tarihinde birlikte satın aldıklarını, üzerine birlikte zemin kat ve birinci kattan oluşan yapı inşa ettiklerini, zemin katı binanın yapıldığı 1994 yılından 2014 yılına kadar davalı tarafından kullanıldığını ve kiraya verildiğini, müvekkilinin ihtarı sonucu 2014 yılından itibaren kiraların davacıya ödendiğini, 1. katın ise yapıldığı 1994 yılından bu yana davalı tarafından haksız şekilde mesken olarak kullanıldığını, davacının kira bedelinden yararlandırılmadığını, davacının 1. katın kendi kullanımına bırakılmasına ve geçmişe dönük 5 yıllık ecrimisil bedeli kendisine ödemesi için ihtarname keşide ettiğini, intifadan men koşulunun gerçekleştiğini ileri sürerek 1. kata yönelik davacının el atmasının önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından gönderilen .... Noterliğinin 18.06.2019 tarih ve ... yevmiye No.lu ihtarında, 2 katlı binanın arsa bedelini 01.02.1984 tarihinde yarı yarıya ödemek suretiyle birlikte alındığını, alt katının kirasını kendisinin aldığını, üst katta müvekkilenin oturduğunun ifade edildiğini, alt kat kirasının 600,00 TL, üst katın kira bedelinin 2.500,00 TL olduğunu iddia edilerek üst katın kullanımını artık kendisine bırakmasına ve geçmişe dönük 5 yıl için ise kendisine ilave ecrimisil ödemeyi davalı ...'dan talep edildiğini, ihtarlar ve dava dilekçesi içerikleri dikkate alındığında 2 katlı binanın alt kat kirasını davacının aldığını, üst katın ise davalı tarafından kullanıldığını, bu konuda taraflar arasında sözlü anlaşma mevcut olup fiili taksim yapıldığını, davacının ihtarlarında haricen taksim (fiili taksim) konusunu da bizzat kabul ettiğini, davacı tarafından da kabul, beyan ve imzalı belge ile ikrar edildiği üzere binanın alt katı davacıya üst katı ise davalıya ait olduğunu, bu nedenle aralarındaki taksime ve kendi imzalı beyanlarına aykırı taleplerde bulunmasının davacının iyiniyetli olmadığını ortaya koyduğunu belirterek zamanaşımı def'iyle beraber davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan birinci katın davacı tarafından inşa edildiğinin ispat edilemediği, birinci katın uzun yıllardan beri davalının zilyet ve tasarrufunda olup, davacının davalıya nispeten üstün hak sahibi olmasını gerektiren bir neden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili tarafından tanık listesinin süresinde verilmediği, Mahkemece yapılan keşifte ve duruşmada davacı tarafın tanıklarını hazır etmediği belirtilerek davacı vekilinin tanıkların dinlenmediğine yönelik istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçelerinde tanık deliline dayanmış olmalarına rağmen yargılamanın hiç bir aşamasında tanıklarını bildirmeleri konusunda taraflarına süre verilmediğini, 08.02.2022 tarihinde dosyaya tanıklarını bildirmelerine ve keşif esnasında tanıklarına talimat yazılmasını talep etmelerine rağmen Mahkemenin taleplerini değerlendirmediğini ve tanıklarını dinlemediklerini, Mahkemenin tanıkların dinlenilmesine yönelik taleplerini değerlendirmeden hüküm tesis etmesinin adil savunma haklarını ihlâl ettiğini, dava konusu binanın bulunduğu arsa dava dışı üçüncü kişiden müvekkili ve davalı tarafça birlikte alındığını, davaya konu bina tarafların ortak oldukları şirketten elde edilen gelir ile yapıldığını, her ne kadar talimatla dinlenen davalı tanıkları binayı davalının eşinin yaptırdığını beyan etmişlerse de bu beyanların tamamen gerçeğe aykırı ve taraflı beyanlar olduğunu, müvekkili ile davalı dava konusu taşınmazı birlikte yapmış olmalarına rağmen davalı müvekkilini talep etmesine rağmen taşınmazı kullanmasına hiçbir zaman müsaade etmediğini, davalının yıllarca zemin katı kiraya verdiğini, birinci katta da kendisi oturduğunu, müvekkilinin 2014 yılında çektiği ihtarnameden sonra zemin katın kirasını almaya başladığını, taraflar arasında hiçbir zaman rızai ya da harici bir taksim sözkonusu olmadığını, ... Belediyesine verilen bina beyannamelerinde dâhi müvekkilinin hissesi ½ olarak belirtildiğini, binaya ait vergilerin Bodrum Belediyesine müvekkili ve davalı tarafından ½ olarak ödendiğini, müvekkilinin binada ½ hisse sahibi olmasına rağmen binanın tamamının yıllarca davalı tarafından kullanıldığını ve hâlen daha zemin kattan çok daha büyük olan birinci katın davalı tarafından kullanıldığını, davalının bu haksız kullanımına rağmen davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog