T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/11/2025
NUMARASI : ... Esas-... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI: ........
İSTİNAF KARARININ
Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA:Davacı vekili, davalı kooperatifin en son olağan genel kurul toplantısını 29/06/2018 tarihinde yaptığını, bu tarihten sonra olağan genel kurul toplantısının yapılmadığını, 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 81/6. maddesi gereğince 3 yıl olağan genel kurulunu yapmayan kooperatiflerin dağılmış sayılacağını ancak bu durumun kooperatifin tasfiyesi ve ticaret sicilden terkini anlamına gelmediğini, davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespiti ve tasfiyesi için bu davanın açılması mecburiyetinin doğduğunu ileri sürerek, davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine ve davalı kooperatife tasfiye heyeti atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "...Dava, davalı kooperatifinin kendiliğinden dağılmış olduğunun tespiti isteminden ibarettir.
Açılan dava ilk önce Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiş, bu sıra üzerinden yapılan yargılama neticesinde " ... davalı kooperatifin SGK ve vergi dairesine herhangi bir borcunun olmadığı tespit edilmiş ise de genel kurul toplantılarının yapılamadığı, kooperatifte yönetim ve organ boşluklarının oluştuğu artık kooperatifin amacına ulaşmasının mümkün olmadığı, kooperatifin feshi dışında başka bir seçeneğin de olmadığı, tüzel kişiyi yaşatma ana ilkesinin dosyamıza gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı, yani Kooperatifler Kanunun 81/1-6 ve 7. ve kooperatif ana sözleşmesinin 110/f ve g maddelerinde belirtilen muhik sebeplerin var olduğu ..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya BAM .... Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K sayılı ilamıyla "... mahkemece davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine ve tasfiyesi ile tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi yerinde ise de; Yargıtay 23 HD'nin 2016/8614 E- 2020/326 K. sayılı ilamı ile Dairemizin 2024/440 E-1031 K., 2022/501 E-929 K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, kooperatifin mal varlığının bulunup bulunmadığının araştırılması, mal varlığı yok ise, tasfiye memuru ücretiyle masrafların davacıya yükletilmesi gerektiği, mahkemece vergi dairesine ve SGK'na müzekkere yazıldığı ve UYAP sistemi üzerinden de davalı kooperatifin araç ve taşınmaz mal varlığının araştırıldığı anlaşılmakla birlikte, yapılan araştırmanın yeterli olmadığı bu itibarla, mahkemece davalı kooperatifin defterleri üzerinde de inceleme yapılarak, banka mevduatının bulunup bulunmadığı hususunun banka şubelerinden sorularak ve ayrıca, mal varlığının tespiti konusunda kolluk araştırması da yaptırılarak, tasfiye memuru ücreti ile tasfiye masrafları hakkında sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan hususta yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın masraf ve ücretin davacıya yükletilmesi yerinde görülmediği..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrasında dava Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sırasına kaydedilmiş, bu sıra üzerinden yapılan yargılama neticesinde verilen karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya BAM .... Hukuk Dairesi ... E. ...
K. Sayılı ilamı ile "Öncelikle, ilk derece mahkemesince atanan tasfiye memurunun kim olduğu belirlenmediğinden hükmün bu kısmının infaza elverişli olmadığı, mahkemece atanan tasfiye memuru belirlenerek kimlik bilgileri de hükümde belirtilerek karar verilmesi gerekirken kamu düzenine ilişkin işbu husus nazara alınmaksızın, denetime ve infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiştir. Ayrıca, Dairemiz kaldırma kararında da belirtildiği üzere, tasfiye iş ve işlemleri için gerekli masraflar ile tasfiye memuru ücretleri, ilgili kooperatifin malvarlığından karşılanması gerekli bedeller olup, ancak kooperatifin malvarlığının bulunmaması ve tasfiye talep eden kurum tarafından bu hususun bilinmesi halinde tasfiye talep eden kuruma yüklenebilecektir. Mahkemece, davalı kooperatifin mal varlığı bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılmış ise de, davalı kooperatife ve kooperatifin son temsilcilerine kooperatife ait ticari defter ve kayıtları ibraz etmeleri için davetiye gönderilmesine rağmen bir belge ibraz edilmediği, davalı kooperatifin son temsilcilerinin kooperatifin herhangi bir mal varlığı bulunmadığı ve defterlere de ulaşamadıklarını beyan etmeleri gerekçe gösterilmek sureti ile kooperatifin mal varlığının tespiti hususunda, kooperatif ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmaksızın karar verilmesi de yerinde görülmediği ..." gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrasında dava Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
E. Sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya bu sıra üzerinden devam edilmiştir.
1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 81/1-6. maddesine göre, "Kooperatif üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması halinde" dağılır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01/03/2023 gün ve 2022/(15)6-1056 E. 2023/156 K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, davacı Bakanlığın bu davayı açmakta aktif husumetinin bulunduğu, 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 81/6. maddesi gereğince 3 yıl olağan genel kurul toplantısını yapmayan kooperatiflerin genel kurul yapılması için uygun bir süre verilmesine gerek olmaksızın kendiliğinden dağılmış sayılacakları anlaşılmıştır.
Davalı kooperatifin en son olağan genel kurul toplantısını 27/01/2016 tarihinde yaptığı, dava tarihinden geriye dönük 3 yıl süreyle olağan genel kurul toplantısının yapılmaması nedeniyle davalı kooperatifin yasa gereği kendiliğinden dağıldığı belirlenmiş, bu nedenle davanın kabulü ile davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir. İlk kaldırma kararına istinaden davalı kooperatifin mevduatının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bankalara müzekkereler yazılmış ve gelen yazı cevapları ile davalının mevduatının bulunmadığı bildirilmiştir. Yine, ilgili kolluktan davalının malvarlığı konusunda araştırma yapılması istenilmiş, 04/09/2024 tarihli yazı cevabı ile davalıya ait malvarlığı tespit edilemediği bildirilmiştir.
Kooperatifin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 12.10.2025 tarihli bilirkişi raporu ile kooperatifin duran varlıklarının olmadığı, kasa bakiyesinin 602,10 TL olduğu, sermayesinin 55.000,00 TL olduğu, ödenmemiş sermayenin 41.250,00 TL olduğu, dönem net zararının 13.485,05 TL olduğu, kooperatifin tasfiye masraflarını karşılayacak malvarlığının bulunmadığı, nakit malvarlığının 602,10 TL olduğu ve nakde çevrilebilir malvarlığının olmadığı tespit edilmiştir.
Bu kapsamda davalı kooperatifin tasfiye masraflarını karşılayacak malvarlığı bulunmadığından tasfiye masraflarının davacı tarafından karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Anılan nedenlerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş...." gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile Çumra Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ........ ticaret sicil sırasında kayıtlı, ........ Kooperatifinin, 1163 s. Kooperatifler Kanunun 81/1-6 maddesi gereğince, münfesih olduğunun tespitine ve tasfiyesine, kararın kesinleşmesinden itibaren 1 ay içerisinde, ikinci bir yazı veya tebligat beklenmeksizin davacı bakanlık tarafından şimdilik 20.000,00 TL tasfiye masrafı ve 30.000,00 TL tasfiye memuru ücreti olmak üzere toplam 50.000,00 TL'nin mahkeme dosyasına yatırılmasına, davalı kooperatifin en son temsilcilerinin tasfiye memuru olarak atanmalarına yer olmadığına, tasfiye memuru olarak ........'nin atanmasına, tasfiye memurunun, 50.000,00 TL.'lik tasfiye masraflarının yatırılmasından ve kararın kesinleşmesinden sonra göreve başlatılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, mahkemece, tasfiye masrafı ve tasfiye memuru için takdir edilen ücretin müvekkili tarafından ödenmesine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kooperatifin münfesih olduğunun tespiti istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece daha önce verilen kararın Dairemizin ... E-... K. sayılı ilamı ile ''.....1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81 inci maddesinde kooperatiflerin dağılma sebepleri düzenlenmiştir. Anılan maddeye 3476 sayılı Kanun ile eklenen 6. bent uyarınca kooperatifin üç yıl olağan genel kurulunu yapamaması hâlinde kooperatife genel kurul yapabilmesi için uygun bir süre verilmesine gerek olmaksızın kooperatifin kendiliğinden dağılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır.
Öte yandan Kooperatifler Kanunu'nun 86/2. maddesinde; Bakanlığın, kooperatifleri teftiş etmeye, denetlemeye ve denetlettirmeye görevli ve yetkili olduğu belirtilmektedir. Bakanlık, kooperatifleri ve üst örgütlerini müfettişleri veya kontrolörleri aracılığıyla denetlettirebilir. Kooperatifin niteliğine göre tarımsal amaçlı kooperatifler yönünden davacı Bakanlığın aynı Kanun'un 81 inci maddesinin 7 nci bendine dayanarak davalı kooperatifin feshi için dava açabileceği anlaşılmakta olup, davacının eldeki davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır ( Yargıtay HGK'nun 01.03.2023 tarih 2022/(15)6-1056 Esas- 2023/156 Karar sayılı ilamı).
Bu durum karşısında, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle, mahkemece davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine ve tasfiyesi ile tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi yerinde ise de; Yargıtay 23 HD'nin 2016/8614 E- 2020/326 K. sayılı ilamı ile Dairemizin 2024/440 E-1031 K., 2022/501 E-929 K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, kooperatifin mal varlığının bulunup bulunmadığının araştırılması, mal varlığı yok ise, tasfiye memuru ücretiyle masrafların davacıya yükletilmesi gerektiği, mahkemece vergi dairesine ve SGK'na müzekkere yazıldığı ve UYAP sistemi üzerinden de davalı kooperatifin araç ve taşınmaz mal varlığının araştırıldığı anlaşılmakla birlikte, yapılan araştırmanın yeterli olmadığı bu itibarla, mahkemece davalı kooperatifin defterleri üzerinde de inceleme yapılarak, banka mevduatının bulunup bulunmadığı hususunun banka şubelerinden sorularak ve ayrıca, mal varlığının tespiti konusunda kolluk araştırması da yaptırılarak, tasfiye memuru ücreti ile tasfiye masrafları hakkında sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan hususta yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın masraf ve ücretin davacıya yükletilmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına...'' gerekçesiyle, kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, Dairemiz kaldırma ilamı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ile ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile tasfiye masraf ve ücretlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu itibarla, davacı vekilinin istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1.b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2.Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4.İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
6.Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 29/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)
.....