Esas No
E. 2023/549
Karar No
K. 2026/96
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/549 Esas
KARAR NO: 2026/96
DAVA: Bankanın Taraf Olduğu Banka Teminat (Garanti) Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ: 02/08/2023
KARAR TARİHİ: 10/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Bankanın Taraf Olduğu Banka Teminat (Garanti) Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin 19/07/2021 tarihinde imzalamış olduğu Taşıt Rehin Sözleşmesi ile Rehin Veren sıfatı ile --------(kredi alan) lehine asaleten ve/veya kefaleten açılmış ve açılacak krediler ile bu krediler tahtında müştereken veya münferiden taraf olduğu sözleşme ve/veya belgelerden doğacak kredi borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 165.335 TL için fekki banka tarafından bildirilinceye kadar bankaya rehin edilmesi konusunda anlaştığını, müvekkilinin yalnızca yaklaşık 75.000,00 TL miktarında bir kredi için 165.335,00 TL ile sınırlı olarak taşıt rehin sözleşmesi imzaladığını, ancak bankanın 307.283,39 TL üzerinden haksız ve hukuka aykırı olarak-------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün-------- Esas sayılı takip dosyasını başlattığını, ödeme emrinde gösterilen tüm alacak kalemlerinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, banka tarafından borçluya ve rehin verene ihtarname çekilmediği için muaccel bir alacak söz konusu olmadığını, bankaların ödeme günü geçmiş alacakları için ihtarname çekmesinin bir şekil şartı olduğunu, rehin verilen kredi sözleşmesinin sigortalı olduğunu ölüm halinde sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, sigortaya başvurmadan önce mirasçılara ve rehin verene takip yapılamayacağını beyan ederek-------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün --------- Esas sayılı dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine, davalının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada harcın eksik alındığını, tamamlatılması gerektiğini aksi halde davanın usulden reddi gerektiğini, davacının iddia ettiğinin aksine asıl borçluya ihtarname gönderildiğini, araç üzerindeki rehin şerhinin doğmuş ve doğacak tüm alacakları kapsadığını, takibin hem rehin veren hem asıl borçlu için başlatıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.--------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ---------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davalı alacaklının davacı borçlu ve dava dışı --------- hakkında rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığı, takibin kesinleştiği belirlendi.Dosya bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi --------- hazırlamış olduğu kök ve ek raporlar dosyamız arasına alınmıştır.Dava kredi sözleşmesine dayalı başlatılan takibe ilişkin menfi tespit davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: davalı ile dava dışı ---------- arasında imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında davacının imzaladığı rehin sözleşmesi nedeniyle davalının alacağının bulunup bulunmadığı, rehinin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibin usulüne uygun olup olmadığı, davalının davacıya takip başlatmadan önce sigortaya gitme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı bu kapsamda davacının dava konusu icra dosyasında borçlu olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.Alınan bilirkişi raporları doğrultusunda yapılan incelemede davalı banka ile davacı arasında 19.07.2021 tarihinde taşıt rehin sözleşmesi imzalandığı, rehin sözleşmesinden davacının, asıl borçlu ------- doğmuş ve/veya doğacak kredi borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 165.355,00 TL’ye kadar taşıt rehni verdiği anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde davalı bankanın; 60.999,17 TL alacağının bulunduğu, rehin veren davacının 165.355,00 TL kadar sorumluluğunun bulunduğu, yine davacının çek yükümlülük tutarından sorumlu olmadığı kabul edilmiştir.Davacı yan asıl borçlunun sigorta yaptırdığını, sigorta poliçesi tüketilmeden kefile gidilemeyeceğini belirtmiş olup yapılan incelemede; sigortanın ferdi kaza sigortası niteliğinde olduğu, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları ve poliçe kapsamında olay değerlendirildiğinde, genel şartların 1. maddesinde "İşbu poliçe, aşağıdaki şartlar dairesinde, sigortalıyı sigorta müddeti içinde maruz kalacağı kazaların neticelerine karşı temin eder " denilerek kapsamının açıklandığı, 2. maddesinde "Bu poliçedeki kaza tabirinden maksat ani ve harici bir hadisenin tesiri ile sigortalının iradesi dışında ölmesi veya cismani bir arızaya maruz kalmasıdır" denildiği, yine 4. maddesinde "Aşağıdaki haller kaza sayılmaz: a) Her nevi hastalıklarla bunların neticelerinin ve marazi bir halin," sayıldığı, somut olayda ise davacıların murisi -------- doğal sebeplerle öldüğü, poliçe kapsamında bir kaza sonucu ölüm olmadığı, poliçe kapsamında tahsil edilen prim, hangi teminatın karşılığında alınmış ise tazminatın da ancak o rizikonun gerçekleşmesi halinde ödeneceği, somut olaydaki ölümün kaza neticesinde olduğunu gösterir belge bulunmadığı, bu kapsamda bankanın öncelikle sigortacıya başvuru yapma zorunluluğu söz konusu değildir. Ayrıca dosya kapsamında murisin kredi borcunun teminen yaptırılmış krediye bağlı bir hayat poliçesinin de tanzim edilmediği anlaşılmıştır.Tüm açıklamalar ışığında davacının banka tarafından başlatılan -------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün -------- Esas sayılı dosyasında 165.355,00 TL borçlu olduğu, 141.928,99 TL alacak yönünden borçlu olmadığı anlaşılmakla işbu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İİK 72/5 gereğince takibin haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden; davacı lehine kötü niyet tazminatı hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın kısmen kabulü ile;

2.Davacının -------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün--------- Esas sayılı dosyasında davacının davalı ----------Ş.'e 246.284,22 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine,

3.Depo edilmesi gereken çek yükümlülük bedelinden davacının sorumlu olmadığının tespitine,

4.İİK 72/5 gereğince takibin haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden; davacı lehine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına,

4.Alınması gerekli 616.823,68 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL ve yargılama esnasında yatırılan 7.001,77 TL ıslah harcın toplamı 7.271,62 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.552,06 TL'nin davalıdan tahsiline hazineye irad kaydına,

5.Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 7.541,47 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Davadan önce gidilen arabulucuklukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.874,16 TL'sinin davalıdan,1.245,84 TL'nin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,

8.Davacı tarafından sarfedilen 4.021,19 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 4.021,19 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 2.673,06 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,

9.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2026

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog