Esas No
E. 2025/425
Karar No
K. 2025/425
Karar Tarihi
T. C. ANKARA 12.

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/425 Esas - 2026/76

T.C.

ANKARA

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/425 Esas
KARAR NO: 2026/76

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

...

DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 16/05/2025
KARAR TARİHİ: 03/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 03/02/2026

Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müdürü olduğu ... 06/11/2018 – 27/07/2019 tarihleri arasında mükerrer olarak kaçak elektrik tükettiğini, bu durumun 19/12/2018, 17/01/2019, 22/02/2019, 14/03/2019 ve 27/07/2019 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanakları ile sabit olduğunu, müvekkil şirket tarafından kesilen elektriğin yükümlülükler yerine getirilmeden açılarak kullanıldığını, bu eylemin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesi kapsamında kaçak elektrik tüketimi niteliğinde olduğunu, kaçak elektrik tüketiminin haksız fiil teşkil ettiğini, TMK'nın 50. ve TTK'nın 632. ve 553. maddeleri uyarınca şirket müdürü olan davalının bu borçtan şahsen ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının 27/07/2024 tarihinde takibe haksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığını belirterek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin tacir olmadığını ve davanın haksız fiile dayandığını, bu nedenle ... görevli olduğunu ileri sürerek görev itirazında bulunduğunu,... Medya şirketinin kaçak elektrik kullandığı iddiasını kabul etmediklerini, şirketin elektrik sayacında sorun olduğunu ve bu durumun davacıya defalarca bildirilmesine rağmen sayacın değiştirilmediğini, faturaların bu nedenle fahiş geldiğini, sayacın kapalı olduğu dönemde kullanım olduğu iddiasının asılsız olduğunu, bu durumun keşif ve tanık beyanları ile ispatlanacağını, müvekkilin aboneliği sonlandırırken tüm faturaları ödediğini ve teminatını iade aldığını, bu durumun borcun bulunmadığına karine teşkil ettiğini, dosyaya sunulan "Deneme Çıktısı" ibareli faturaların şirkete tebliğ edilmediğini ve ticari defterlere işlenmediğini, müvekkilinin şirket müdürü olması nedeniyle şahsen sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER

Arabuluculuk son tutanağı, ... Esas sayılı dosyası, 19/12/2018, 17/01/2019, 22/02/2019, 14/03/2019 ve 27/07/2019 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanakları, davacı şirketin ticari kayıtları ve ödeme belgeleri, 14/03/2018 tarihli ... beyanı, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 05/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.

İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 32.179,95 TL asıl alacak ve 46.749,62 TL işlemiş faizin tahsili amacı ile ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emrinin borçluya 22/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 27/07/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, borcun tamamına, faize ve fer'ilerine itiraz ettiği,

İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 16/05/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 50. maddesine göre "Tüzel kişinin iradesi, organları aracılığıyla açıklanır. Organlar, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar. Organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 632. maddesi "Şirketin yönetimi ve temsili ile yetkilendirilen kişinin, şirkete ilişkin görevlerini yerine getirmesi sırasında işlediği haksız fiilden şirket sorumludur." hükmünü amirdir. Aynı Kanun'un 644/1-a maddesi atfıyla limited şirket müdürlerinin sorumluluğuna ilişkin olarak anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu düzenleyen 553. madde hükmü uygulanır. Bu maddeye göre yönetim kurulu üyeleri (ve dolayısıyla limited şirket müdürleri), kanundan doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Kaçak elektrik tüketimi, haksız fiil niteliğinde olup, bu fiilin işlendiği dönemde şirketi yöneten ve temsil eden müdürün, şirket alacaklılarına karşı oluşan zarardan şahsen sorumlu olduğu kabul edilmektedir.

Elektrik Yüksek Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 05/09/2025 tarihli raporda, dava konusu ... tesisat numaralı işyerinde davacı şirket tarafından kesilen elektriğin, yükümlülükler yerine getirilmeden açılarak kullanıldığının tespit edildiği, bu durumun 30/05/2018 tarihli Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesi uyarınca "kaçak elektrik enerjisi tüketimi" olarak kabul edildiği, dosyada bulunan beş adet kaçak tespit tutanağına istinaden, ilgili dönemdeki ... tarife tabloları kullanılarak yapılan hesaplama sonucunda, toplam kaçak elektrik tüketim bedelinin KDV dahil 82.062,95 TL olduğunun, bu tutarın davacı kurumun dosyaya sunduğu tahakkuk hesaplamaları ile birebir örtüştüğünün, ancak icra takibine konu edilen asıl alacak miktarının 32.179,95 TL olduğu, bu farkın nedeninin anlaşılamadığı, davacı tarafın hangi tutanak için takip başlattığını veya kısmi ödeme olup olmadığını belirtmesi gerektiğinin bildirildiği belirtilmiştir.

Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... Esas sayılı dosyası, 19/12/2018, 17/01/2019, 22/02/2019, 14/03/2019 ve 27/07/2019 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanakları, davacı şirketin ticari kayıtları ve ödeme belgeleri, 14/03/2018 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi, davalı tanığı ... beyanı, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 05/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, dava dışı ... Limited Şirketi'nin kaçak elektrik tüketiminin gerçekleştiği dönemde yetkili müdürü olduğu, davacı kurum tarafından anılan şirketin aboneliğinde yapılan kontrollerde, daha önce borcu nedeniyle kesilen elektriğin müteaddit defalar usulsüz olarak açılarak kullanıldığının tutanaklarla tespit edildiği, davalı vekilinin davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği yönündeki görev itirazının, uyuşmazlığın bir ticari işletmenin (...) faaliyeti ile ilgili haksız fiilden kaynaklanması ve davacının da ticari şirket olması nedeniyle TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca yerinde görülmediği, mahkememizin davaya bakmakla görevli olduğu; davalının sayaç arızası olduğu yönündeki savunmasının, dosyaya sunulan ve usulüne uygun tutulmuş resmi nitelikteki kaçak tespit tutanakları ve bu tutanakları esas alan teknik bilirkişi raporu karşısında soyut iddia niteliğinde kaldığı, davalının müdürü olduğu şirketin eyleminin ilgili yönetmelik uyarınca kaçak elektrik tüketimi niteliğinde olduğunun ve toplam borç miktarının 82.062,95 TL olarak hesaplandığının tespit edildiği, davacı vekilinin 02/02/2026 tarihli beyan dilekçesi ve ekindeki belgelerle, bu toplam borcun bir kısmının takip öncesinde ödendiğini, icra takibinin bakiye 32.179,95 TL asıl alacak için başlatıldığını açıkladığı ve bu durumun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kaçak elektrik kullanımının haksız fiil teşkil ettiği ve TMK'nın 50. ve TTK'nın ilgili maddeleri uyarınca şirket müdürü olan davalının bu borçtan şahsen sorumlu olduğu, bu itibarla davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, alacağın likit ve belirli olması nedeniyle davacı lehine İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜ ile,

-... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, -Asıl alacağın %20'si oranın hesaplanan 6.435,99 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Kabul edilen 78.929,57 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 5.391,68 TL karar ve ilam harcından 953,27 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 4.438,41 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 953,27 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.656,17 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacının karşıladığı 1.257,50 TL tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.257,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 78.929,57 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/02/2026 ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Karar Etiketleri
YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog