11. Ceza Dairesi 2021/40621 E. , 2026/275 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A.
İlk Derece
Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2019 tarihli ve 2018/459 Esas, 2019/189 Karar sayılı kararı ile; sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52... üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 750 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak mahrumiyetine karar verilmiştir.
B. İstinaf
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 03.07.2020 tarihli ve 2019/1663 Esas, 2020/648 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırarak sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine dair 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Katılan kurum vekilinin temyiz isteği;
sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ve sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delâletiyle aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 03.07.2020 tarihli ve 2019/1663 Esas, 2020/648 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.01.2026 tarihinde karar verildi.