T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ... adresindeki işyerinde 2006 yılından beri ve daha sonra da ...adresinde süt ve süt ürünleri satışı konusunda, ... Fabrikası, 14 şubesi ve 1 süt toplama merkezi ile faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin elektrik abone numaralarının ... ve ... olduğunu, müvekkilinden davalı şirket tarafından elektrik faturası ile birlikte tahsil edilen elektrik tüketim sarfiyatı dışında, haksız olarak kayıp-kaçak bedeli, bu bedel üzerinden TRT payı, KDV, Belediye Tüketim Vergisi, Enerji Fonu gibi haksız tahsilatların yapıldığını, ayrıca yine tüketim miktarına göre müvekkilinin faturalarına dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedeli gibi bedellerin yansıtılarak tahsil edildiğini, bu bedellerin de hukuka aykırı olup tamamının müvekkiline iadesinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere, dava tarihinden geriye doğru 10 yıllık dönemde müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen kayıp-kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli için şimdilik 1.000,00 TL'nin davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesine, Elektrik faturaları ile birlikte tahsil edilen TRT Payı, Enerji Fonu, Belediye Tüketim Vergisi ve KDV'nin sadece aktif enerji bedeli üzerinden hesaplanması gerektiğinden, bu bedeller için fazladan tahsil edilen kısmın da davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesine, davalının haksız bir şekilde aldığı bedellerin müvekkiline iadesi sırasında, taraflar arasında sözleşme bulunması sebebiyle, haksız bedellerin ödendiği tarihlerden itibaren avans faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı yanın, faturalarda yer alan kayıp- kaçak bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım sistemi kullanım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli ile bu bedeller üzerinden alınan TRT Payı, Enerji Fon bedeli, Belediye Tüketim Vergisi, adı altında tahsil edilen bedellerin, haksız olduğu iddiası ile iadesine yönelik olarak müvekkil şirkete yöneltmiş olduğu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
... A.Ş.'nin mevzuat gereği kısmi bölünme yöntemi ile 13.12.2012 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek kuruluş işlemlerinin tamamlandığını ve 01.01.2013 tarihinden itibaren İzmir ve Manisa illerinde perakende satış faaliyetini sürdürmeye başladığını, bu çerçevede davaya konu fatura bileşenlerinden kayıp-kaçak bedeline ilişkin taleplerin muhatabının, başta alınan kurul kararları ve düzenleyici işlemlerle bu bedellerin alınmasını öngören ... olmak üzere, faaliyet konusu anılan bedellere ilişkin uygulayıcı konumundaki Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. olduğunu, müvekkil şirketin faaliyet konularından olmayan dava konusu taleplerle ilgili olarak ... A.Ş.'nin sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceğini,davayı husumet bakımından kabul anlamına gelmemekle birlikte, fatura bileşenlerinin abonelerden tahsilinin müvekkil şirketin inisiyatifinde olmayıp mevzuat gereği müvekkil şirketin uygulamakla yükümlü olduğu bedeller olduğunu, faturayı oluşturan bileşenlerin ve bu bileşenlerin birim fiyatlarının ... tarafından belirlendiğini, perakende satış şirketlerinin bu kalemlerin ve birim fiyatlarının belirlenmesinde hiçbir rollerinin bulunmadığını, bu sebeple iş bu davanın müvekkil şirkete yöneltilmesinin hukuki olmadığını, elektriğin tüketildiği noktaya kadar taşınması ve tüketiciye sunulması esnasında dağıtım sisteminde oluşan kayıp ve kaçağın ... tarafından fiyata dahil edilmesinin mevzuat gereği olduğunu, ayrıca abonelerin, lisans sahibi şirket ile imzalamış oldukları sözleşme gereğince ilgili mevzuat hükümlerine uymak zorunda olduğunu, davacı taraf ile imzalanan Perakende Satış Sözleşmesinin 3. Maddesinde; 'taraflar, bu sözleşme ile ilgili mevzuat ve mevzuatta yapılacak tüm değişikliklere uymayı taahhüt eder' denildiğini, davacı tarafın ödemelerini ihtirazi kayıt koymadan yaptığını, ihtirazi kayıt olmaksızın yapılan ödemenin istirdadının mümkün olamayacağına dair çok sayıda Yargıtay kararının mevcut olduğunu, Dava konusu ile ilgili açıklamalarını destekler mahiyette yasal düzenlemenin 04.06.2016 tarihinde yasalaştığını ve 17.06.2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiğini, bu yasa ile 6446 sayılı Yasanın 17.maddesine eklenen l0.fıkra hükmüne göre (ç), (d) ve (f) bentlerinde yer alan bedeller, Kurum tarafından belirlenen tarifeler kapsamında ürün ve hizmet bedeli niteliğinde maliyet unsurları olduğunu ve 'Ürün ve hizmet bedeline ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda, tüketici hakem heyetleri ve Mahkemelerin yetkisi ürün veya hizmet bedellerinin Kurulun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır' düzenlemesinin yapıldığını, yine 6719 sayılı Kanunun 6446 Sayılı Kanuna geçici maddeler eklenmesine ilişkin 24. Maddesi ile Elektrik Piyasası Kanununa eklenmesi planlanan geçici 20. Maddesinin 1. Bendinde 'Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış, her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında da bu Kanunla değiştirilen 17. Madde hükümleri uygulanır' düzenlemesi ile Kurul Kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, iletim, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve kayıp-kaçak bedellerinin iadesine ilişkin dava ve taleplere bir sınırlama getirilmesinin zorunluluk olduğunun kabul edildiğini, dava konusu edilen ve Kurul Kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin verilen hizmetin ve sunulan ürünün maliyet unsuru olarak, bu ürün ve hizmeti alan gerçek ve tüzel kişilere yansıtılmasının zorunlu olduğu ve hukuka aykırılık teşkil etmediğinin belirlendiğini, açıklanan nedenlerle; davanın görevli yargı yeri mahkemesinde açılmamış olması, dava şartlarının bulunmaması, müvekkil şirketin taraf sıfatı taşımaması, elektrik faturasında yer alan kalemlerin ve bu kalemlerin birim fiyatlarının 4628 ve 6446 sayılı yasaların verdiği yetkiye dayalı olarak ... tarafından belirlenmiş olması, adı geçen yasalar ve idari işlemler yürürlükte kaldıkları sürece ilgili tüm tarafları bağlayıcı nitelikte olması nedenleriyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi kapsamında elektrik faturalarında belirtilen ve davacı tarafından haksız ödendiği iddia edilen bedellerin iadesi istemine ilişkindir.
Davaya dayanak abonelik sözleşmesine dayalı tüm faturalar celp edilip incelendikten sonra 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun da gözetilerek dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiden 21.03.2017 tarihli rapor ve 23.11.2017 tarihli ek rapor alınmıştır. Raporda özetle; dava konusu edilen dönemde Gdz Elektrik Dağıtım A.Ş ve ... A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp - kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarları Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve ...'nun düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan ... tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bedelin bulunmadığının belirlendiği görülmüştür.Bilirkişi raporu, dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun bulunmakla mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan elektrik abonelik sözleşmesinden dolayı davacıya tahsis edilen 13154171 ve 2601160( yeni tesisat no:24860116) tesisat numaralı abonelik uyarınca 2006 tarihinden itibaren kayıp kaçak ve diğer bedeller adı altında davalı tarafından davacıdan hukuka aykırı olarak herhangi bir bedelin alınıp alınmadığı, alınmış ise miktarının ne kadar olduğu uyuşmazlık konusudur.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, yasal düzenlemeler ve hükme elverişli bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, davalının herhangi bir hizmet karşılığı olmadan kayıp kaçak, dağıtım, iletim bedeli tahsil ettiği, yapılan bu tahsilatların haksız ve hukuka aykırı olduğundan bahisle bunların iadesine yönelik olarak davalı hakkında mahkememize dava açıldığı, 17/06/2016 tarihli ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı " Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 21. Maddesi ile 6446 sayılı Kanunun 17. Maddesine Eklenen 10. Fıkra Hükmü ile " Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında düzenlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır " düzenlemesinin getirildiği, düzenleme doğrultusunda ... tarafından çıkartılan tarifeler ile tespit edilen her türlü elektrik tüketim ve dağıtım bedellerine ilişkin olarak açılan davalarda mahkemelerce sadece ...' nın çıkardığı idari düzenlemelere uygunluk yönünden değerlendirme yapılabileceği ve genel hükümlere göre yargısal denetim yapılmasının mümkün olmadığı, dava konusu edilen dönemde davalı ... A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarlarının ... tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve ...' nın düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan ... tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığının alınan ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile belirlendiği, 6719 sayılı Kanun'un geçici 20. Maddesinde" Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. Madde hükümleri uygulanır " düzenlemesinin yer aldığı, bu düzenleme doğrultusunda 6446 sayılı Kanun' un 6719 sayılı Kanun ile Değişik 17. Maddesinin 6719 sayılı Kanun' un yürürlüğe girdiği 17/06/2016 tarihinden önce açılmış olan icra takibi ve davalar hakkında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanacağı ve dolayısıyla 6446 sayılı Kanun'un 17. Maddesine eklenen ve 10. Fıkrasında yer alan düzenlemenin davamız açısından da uygulanmasının gerektiği ve bu çerçevede 6719 sayılı Kanun ile geçmişe etkili olacak şekilde getirilen bu düzenleme dikkate alındığı takdirde kayıp kaçak bedeli ile ... tarifelerine dayalı olarak tahsil edilen diğer elektrik kalemi bedellerinin genel hükümlere göre yargısal denetime tabi tutulması mümkün olamayacağından davacının dava kapsamındaki taleplerinin isabetli olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Bununla birlikte; davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve ... Esas ...Karar sayılı kararı ve Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin kararları gereği içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 tarih, ...E.-... K. sayılı ilamında "Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin" vurgulandığı, bu kapsamda davacının dava açıldığı tarihte kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, davacı lehine yargılama giderleri ve maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: 6719 Sayılı yasa gereğince davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 35,90-TL harcın peşin alınan 58,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 22,50TL harcın talep halinde yatırana iadesine, Davacı tarafından sarf olunan 35,90-TL harç ve 0,75TL dosya gideri, 97,50-TL tebligat, 400,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 534,15-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.nin 13/2.maddesi ve dava değeri nazara alınarak davacı yararına takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davalı tarafından yapılan masrafın üzerinde bırakılmasına, gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, Dair karar, HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzlerine karşı verildi, açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/02/2018 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA