Esas No
E. 2024/997
Karar No
K. 2024/3489
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/997 E.  ,  2024/3489 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2024/997
Karar No: 2024/3489
TEMYİZ EDENLER: I-(DAVALILAR) 1-...

2.... Bakanlığı

VEKİLİ: Av. ...
II- (DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL): ... Derneği
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin 29/02/2024 tarih ve E:2023/11584, K:2024/1399 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: 24/02/2022 tarih ve 31760 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Deniz Turizmi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi uyarınca, 29/06/2009 tarihli Deniz Turizmi Yönetmeliği'nin 6. maddesinin birinci fıkrasındaki "Deniz turizmi tesisleri" ibaresinin "Kruvaziyer gemi limanları ve yat limanları" şeklinde değiştirilmesi ve aynı fıkranının (g) bendi ile (h) bendinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısmı ile, 5. maddesi uyarınca, 29/06/2009 tarihli anılan Yönetmeliğin 9. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin 7 numaralı alt bendindeki 'dört çıpalı yat limanları' için bağlama kapasitesinin %20'si ve aynı fıkranın (c) bendinin 7 numaralı alt bendindeki 'beş çıpalı yat limanları' için bağlama kapasitesinin %30'u kadar 'otopark ayrılması zorunluluğunu' düzenleyen hükümlerin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 29/02/2024 tarih ve E:2023/11584, K:2024/1399 sayılı kararıyla; 24/02/2022 tarih ve 31760 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Deniz Turizmi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesinin, 29/06/2009 tarihli ve 2019/15212 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Deniz Turizmi Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasındaki "Deniz turizmi tesisleri" ibaresinin "Kruvaziyer ve yat limanları" şeklinde değiştirilmesi ve aynı fıkrada yer alan otopark zorunluluğuna ilişkin (g) bendi ile tesis içi araç yollarına ilişkin (h) bendinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısımları yönünden;

Deniz Turizmi Yönetmeliği'nin dava konusu Yönetmelik değişikliğinin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 4.maddesinin 1.fıkrasının (f) bendinde; deniz turizmi tesislerinin, turizm yatırımı kapsamında bulunan veya turizm işletmesi faaliyetinin yapıldığı, münhasıran deniz turizmi araçlarına emniyetli bağlama, karaya çekme, bakım, onarım hizmetleri, bu araçlarla gelen yolculara yeme-içme, dinlenme, eğlence, konaklama gibi hizmetlerden birkaçını veya tamamını sunan kruvaziyer gemi limanı, yat limanı, çekek yeri, rıhtım ve iskele gibi turizm tesisleri olarak olarak tanımlandığı, "Deniz Turizmi Tesislerinin Genel Nitelikleri ve Türleri" başlıklı ikinci bölümünde yer alan "Yerleşme özellikleri" başlıklı 5.maddesinin 1. ve 2. fıkralarında "deniz turizmi tesisleri" için geçerli düzenlemelere yer verildiği, "Alt yapı nitelikleri" başlıklı 6.maddesinin 1.fıkrası ve "Üst yapı nitelikleri" başlıklı 7.maddesinin 1. fıkrasında "deniz turizmi tesislerinde" aranacak altyapı ve üst yapı niteliklerinin sayıldığı, böylece Yönetmeliğin 5.,6. ve 7 maddelerinde sayılan altyapı ve üst yapı niteliklerinin kruvaziyer gemi limanı, yat limanı, çekek yeri, rıhtım ve iskele gibi turizm tesislerinin her birinde mevcut olmasının zorunlu tutulduğu,

Diğer taraftan, dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle, Yönetmeliğin "Alt yapı nitelikleri" başlıklı 6.maddesinin 1.fıkrası ile ve "Üst yapı nitelikleri" başlıklı 7.maddesinin 1. fıkrasında yer alan "deniz turizmi tesislerinde" ibaresi "kruvaziyer gemi limanları ve yat limanlarında" şeklinde değiştirilmek suretiyle, anılan maddelerde sayılan niteliklerin yalnızca kruvaziyer gemi limanları ile yat limanlarında mevcut olmasının zorunlu tutulduğu, böylece Yönetmeliğin 4.maddesinin 1.fıkrasının (f) bendinde deniz turizmi tesisleri kapsamında sayılan yat limanı, çekek yeri, rıhtım ve iskele gibi turizm tesislerinde söz konusu niteliklerin aranmasından vazgeçildiği,

Öte yandan, dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle, Yönetmeliğin "Alt yapı nitelikleri" başlıklı 6.maddesinin 1.fıkrasının (g) bendinde altyapı nitelikleri arasında sayılan "bedensel engellilere de hizmet verecek şekilde bağlama kapasitesinin %10’u kadar otopark" düzenlemesinin yürürlükten kaldırıldığı, bunun yerine Yönetmeliğin "Üst yapı nitelikleri" başlıklı 7.maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde "bedensel engelliler için otopark..."ın üst yapı nitelikleri arasında sayıldığı, ayrıca Yönetmeliğin "Alt yapı nitelikleri" başlıklı 6.maddesinin 1.fıkrasının (h) bendinde altyapı nitelikleri arasında sayılan "bağlama yerlerine de hizmet verecek şekilde düzenlenen ambulans, itfaiye araçları, çöp kamyonu ve genel araçların geçmesine uygun tesis içi araç yolları" düzenlemesinin, aynı maddenin (e) bendinde "Ambulans, itfaiye araçları, çöp/atık araçları ve genel araçların geçmesine uygun tesis içi araç yolları" şeklinde yeniden düzenlendiği,

Dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen maddeleri ile yapılan ve yukarıda izah edilen değişiklikler birlikte değerlendirildiğinde, deniz turizmi tesisleri kapsamında sayılan yat limanı, çekek yeri, rıhtım ve iskele gibi turizm tesislerinde "bedensel engellilere de hizmet verecek şekilde bağlama kapasitesinin %10’u kadar otopark" ve "bağlama yerlerine de hizmet verecek şekilde düzenlenen ambulans, itfaiye araçları, çöp kamyonu ve genel araçların geçmesine uygun tesis içi araç yolları" zorunluluğunun ortadan kaldırıldığı, anılan deniz turizmi tesislerinin otopark ve ambulans, itfaiye araçları, çöp kamyonu ve genel araçların geçmesine uygun tesis içi araç yolları bulundurma zorunluluğundan muaf tutuldukları, kruvaziyer gemi limanlarında ise herhangi bir alt sınır belirlenmeksizin otopark zorunluluğunun bedensel engellilere hizmet verecek otopark ile sınırlandırıldığının anlaşıldığı,

Turizm sektörünü düzenleyecek, geliştirecek, dinamik bir yapı ve işleyişe kavuşturacak tertip ve tedbirlerin alınmasını sağlamayı amaçlayan Turizm Teşvik Kanunu'na dayanılarak hazırlanan Deniz Turizmi Yönetmeliği'nin amacının, Yönetmeliğin 1.maddesinde denizcilik ve turizm hizmetleri açısından deniz turizmi tesisleri ve araçlarının yatırım ve işletmeciliğinin geliştirilmesi, teşviki, bunların güvenli bir biçimde kullanılması, bu işletmelerin ülke ekonomisine ve ülke turizmine yararlı olacak şekilde nitelik ve standartlarının belirlenmesi, bu alanda faaliyet gösteren yatırımcı ve işletmecilerin uyması gereken asgari kuralların belirlenerek deniz turizmi sektörünün uluslararası alanda rekabet gücünün artırılması ve kalitesinin yükseltilmesini sağlamak olarak belirlendiği,

Bu kapsamda, Yönetmeliğin 4.maddesinin 1.fıkrasının (f) bendinde deniz turizmi tesisleri olarak tanımlanan kruvaziyer gemi limanı, yat limanı, çekek yeri, rıhtım ve iskele gibi turizm tesislerinde otopark ve tesis içi araç yollarına ilişkin niteliklerin anılan tesislerde sunulan turizm hizmetinden faydalan yerli ve yabancı turistin ihtiyacını karşılayacak şekilde ve aynı zamanda bu tesislerle aynı çevrede bulunan, dolayısıyla bu tesislerden faydalananların oluşturacağı trafik yükünden etkilenecek olan yerleşim yerlerindeki trafik yükünün artmasına yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği,

Dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen maddeleriyle yapılan değişikliklerle kruvaziyer gemi limanı ve yat limanı dışındaki deniz turizmi tesislerinde bağlama kapasitesinin %10'u oranında otopark ve ambulans, itfaiye araçları, çöp kamyonu ve genel araçların geçmesine uygun tesis içi araç yolları bulundurma zorunluluğundan vazgeçildiği, kruvaziyer gemi limanlarında herhangi bir alt sınır belirlenmeksizin otopark zorunluluğunun bedensel engellilere hizmet verecek otopark ile sınırlandırıldığı görülmekte olup, bu durumun turizm hizmetinin sunulduğu yat limanı, çekek yeri, rıhtım ve iskele gibi turizm tesislerinde otopark ve tesis içi araç yolları için yeterli alanların ayrılmamasına, kruvaziyer gemi limanlarında ise otopark hizmetinin daraltılmasına neden olabileceği sonucuna varıldığı,

Öte yandan, dava konusu Yönetmelik'te yapılan değişiklerin bilimsel gerekçeler ve objektif kriterler çerçevesinde, kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak yapıldığı hususunun idarece ortaya konulamadığı, söz konusu değişikliklerin turizm hizmetlerinin sunulduğu deniz turizmi tesislerinin altyapı ve üst yapı niteliklerini iyileştirmek sonucunu doğurmadığı, aksine bu tesislerle aynı çevrede bulunan dolayısıyla bu tesislerden faydalananların oluşturacağı trafik yükünden etkilenecek olan yerleşim yerlerindeki trafik yükünün artması sonucunu doğurarak turizm hizmetini olumsuz yönde etkileyebileceği, bu durumun ise gerek Turizmi Teşvik Kanunu gerekse Deniz Turizmi Yönetmeliği'nin turizm sektörünün geliştirilmesi amacıyla bağdaşmayacağı, 24/02/2022 tarih ve 31760 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Deniz Turizmi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesinin, 29/06/2009 tarihli ve 2019/15212 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Deniz Turizmi Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 7 numaralı alt bendindeki dört çıpalı yat limanları için bağlama kapasitesinin %20'si ve aynı fıkranın (c) bendinin 7 numaralı alt bendindeki beş çıpalı yat limanları için bağlama kapasitesinin %30'u kadar otopark zorunluluğunu düzenleyen hükümlerinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısımlarına gelince;

Deniz Turizmi Yönetmeliği'nin dava konusu Yönetmelik değişikliğinin yapıldığı tarihte yürürlükte olan "Yat limanları" başlıklı 9.maddesinin 2.fıkrasında yat limanlarının üç çıpalı yat limanları, dört çıpalı yat limanları ve beş çıpalı yat limanları olarak üçe ayrıldıkları, aynı fıkranın (a) bendinde üç çıpalı yat limanlarının Yönetmeliğin 6.ve 7.maddelerinde yer alan nitelikleri taşıyacakları kuralına yer verildiği, (b) bendinin 7.alt bendinde; dört çıpalı yat limanları için "bağlama kapasitesinin en az %20’si kadar otopark alanı veya otopark hizmeti", (c) bendinin 7.alt bendinde ise beş çıpalı yat limanları için "bağlama kapasitesinin en az %30’u kadar otopark" hizmeti anılan tesislerde bulunması zorunlu nitelikler arasında sayıldığı, böylece üç çıpalı yat limanlarında bağlama kapasitesinin en az %10’u kadar, dört çıpalı yat limanlarında bağlama kapasitesinin en az %20’si kadar ve beş çıpalı yat limanlarında bağlama kapasitesinin en az %30’u kadar otoparkın zorunlu tutulduğu,

Dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen maddeleri ile yapılan değişiklikle, Yönetmeliğin 9. maddesinin 2.fıkrasının (a) bendinde "denizde bağlama kapasitesinin en az %10'u kadar otopark alanı veya otopark hizmeti"nin üç çıpalı yat limanlarının taşıması gereken nitelikler arasında sayıldığı, aynı fıkranın (b) bendinde dört çıpalı yat limanlarının üç çıpalı yat limanları için aranan şartları taşıması gerektiği, (c) bendinde ise beş çıpalı yat limanlarının dört çıpalı yat limanları için aranan şartları taşıması gerektiği kuralına yer verilmek suretiyle, dört ve beş çıpalı yat limanlarında da "denizde bağlama kapasitesinin en az %10'u kadar otopark alanı veya otopark hizmeti"nin zorunlu tutulduğu, böylece dört çıpalı yat limanları için öngörülen bağlama kapasitesinin en az %20’si kadar ve beş çıpalı yat limanları için öngörülen bağlama kapasitesinin en az %30’u kadar otoparkın zorunlu olmaktan çıkarıldığı, bağlama kapasitesinin en az %10'u kadar otoparkın bu yat limanları için yeterli kabul edildiğinin anlaşıldığı,

Bu durumda, yat limanlarından faydalanacakların otopark ihtiyacının karşılanması zorunluluğu ve değişiklikten önce dört ve beş çıpalı yat limanlarında aranan otopark kapasitesinin yat limanlarından faydalananların ihtiyacından fazla olduğunun, yapılan değişiklerin bilimsel gerekçeler ve objektif kriterler çerçevesinde, kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak yapıldığı hususunun idarece ortaya konulamadığı, Yönetmeliğin 9.maddesinde yapılan söz konusu değişiliklerin, yat limanları ile aynı çevrede bulunan dolayısıyla bu tesislerden faydalananların oluşturacağı trafik yükünden etkilenecek olan yerleşim yerlerindeki trafik yükünün artmasına neden olabileceği göz önünde bulundurulduğunda, Deniz Turizmi Yönetmeliği'nin 6.maddesinde yapılan değişikliklere ilişkin yukarıda yer verilen açıklamaların Yönetmeliğin 9.maddesinde yapılan değişiklikler bakımından da geçerli olduğu, Yönetmeliğin 9.maddesinin değiştirilmesine ilişkin dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, Dava konusu edilen değişikliklerin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :

Davalı idareler tarafından, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 26. maddesinde, 28/07/2021 tarih ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7334 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8.maddesi ile yapılan değişiklikle gerçek ve tüzel kişilerin Bakanlıktan belge almak koşulu ile deniz turizmi tesisleri işletmeciliği yapabileceklerinin düzenlendiği, deniz turizmi tesislerinin Bakanlıkça belgelendirilme zorunluluğuna dair yeni düzenlemenin uygulanmasının Deniz Turizmi Yönetmeliği'nde yapılacak değişikliklerle belirlenecek olması nedeniyle, hazırlanan Yönetmelik değişikliğiyle yatırımcılar üzerindeki evrak yükünün hafifletilmesi ve bürokratik işlemlerin azaltılması ve belgelendirme sürecinin kolaylaştırılmasına yönelik düzenlemelere yer verilmesinin amaçlandığı, 24/07/2009 tarih ve 27298 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Deniz Turizmi Yönetmeliği'nin 4.maddesinin 1.fıkrasının (f) bendinde; deniz turizmi tesislerinin, turizm yatırımı kapsamında bulunan veya turizm işletmesi faaliyetinin yapıldığı, münhasıran deniz turizmi araçlarına emniyetli bağlama, karaya çekme, bakım, onarım hizmetleri, bu araçlarla gelen yatçılara ve yolculara yeme-içme, dinlenme, eğlence, konaklama gibi hizmetlerden birkaçını veya tamamını sunan kruvaziyer gemi limanı, yat limanı, çekek yeri, rıhtım ve iskele gibi turizm tesisleri olarak tanımlandığı, Yönetmeliğin dava konusu değişiklikten önceki halinde Yönetmeliğin 8.maddesinde kruvaziyer gemi limanları ile 9.maddesinde yat limanlarının Yönetmeliğin 5., 6.ve 7. maddelerine atıfla düzenlenmiş olduğu, "Diğer tesisler" başlıklı 10.maddesinde diğer tesislerin işletmenin niteliğine göre, 5.maddedeki niteliklere sahip, kruvaziyer gemi limanları ile yat limanları dışında gezi, spor ve eğlence amaçlı deniz turizmi araçlarına güvenli bir şekilde karaya çekme, bakım ve onarım hizmetleri ile denize indirme hizmetleri sunan yerler olarak tanımlanarak kruvaziyer limanlar ve yat limanları dışındaki diğer tesislerde aranacak niteliklere ilişkin Yönetmeliğin 5.maddesine atıf yapıldığı, dolayısıyla Yönetmeliğin "Alt yapı nitelikleri" başlıklı 6.maddesi ile "Üst yapı nitelikleri" başlıklı 7.maddesinin kruvaziyer gemi limanları ve yat limanları için uygulanageldiği, dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle deniz turizmi tesislerinin alt yapı ve üst yapı niteliklerinin tesisi türleri dikkate alınarak yeniden düzenlendiği ve bu kapsamda Yönetmeliğin 6.maddesinin 1.fıkrası ile 7.maddesinin 1.fıkrasında yer alan hususların münhasıran kruvaziyer ve yat limanlarına ilişkin alt yapı ve üst yapı nitelikleri olması nedeniyle söz konusu fıkralarda yer alan "Deniz turizmi tesisleri" ibaresinin "Kruvaziyer gemi limanları ve yat limanları" şeklinde değiştirildiği, diğer taraftan Yönetmeliğin 6.maddesinin 1.fıkrasının (g) bendinde yer alan "Bedensel engellilere de hizmet verecek şekilde bağlama kapasitesinin %10’u kadar otopark" düzenlemesinin yürürlükten kaldırılarak Yönetmeliğin 7.maddesinin 1.fıkrasının (g) bendinde “Bedensel engelliler için otopark, tuvalet ve özel düzenlemeler” şeklinde yeniden düzenlendiği, Yönetmeliğin 6.maddesinin 1.fıkrasının (h) bendinde yer alan "Bağlama yerlerine de hizmet verecek şekilde düzenlenen ambulans, itfaiye araçları, çöp kamyonu ve genel araçların geçmesine uygun tesis içi araç yolları" düzenlemesinin revize edilerek aynı fıkranın (e) bendinde "Ambulans, itfaiye araçları, çöp/atık araçları ve genel araçların geçmesine uygun tesis içi araç yolları" şeklinde yeniden düzenlendiği, diğer taraftan Yönetmeliğin 9.maddesinin 2.fıkrasının (b) bendinin 7.alt bendinde yer alan "bağlama kapasitesinin en az %20’si kadar otopark alanı veya otopark hizmeti" düzenlemesi ile aynı fıkranın (c) bendinin 7.alt bendinde yer alan "bağlama kapasitesinin en az %30’u kadar otopark" düzenlemesinin Yönetmeliğin 9.maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin 5.alt bendinde "Denizde bağlama kapasitesinin en az % 10’u kadar otopark alanı veya otopark hizmeti" şeklinde yeniden düzenlendiği, deniz turizmi tesislerinin kıyıda kalan alanlarının geri sahasında kalan kısımlarının çoğunlukla orman ve hazine arazisi olduğu, kıyıda kalan alan için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Müdürlüğünden alınan kullanma iznine, geri sahada kalan alan için ilgili idareden alınan kesin izine ya da irtifak hakkına dayanılarak inşa edildikleri, çoğunlukla kamu arazileri üzerinde bulunan bu tesislerin ilgili mevzuat çerçevesinde otopark dahil istenilen asgari şartları sağlayamadıkları durumlarda Bakanlıkça belgelendirilmelerinin mümkün olmaması nedeniyle bazı idari ve hukuki ihtilaflarla karşılaşıldığı, dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle kruvaziyer ve yat limanlarında belgelendirme koşulu olarak aranılan zorunlu ünitelerin, tesislerin fiili durumuna, zamanın gereklerine ve turizmcilerin taleplerine göre yeniden düzenlenmesinin gerektiği yönündeki bakış açısıyla otopark alanının denizde bağlama kapasitesinin %10'u kadar olmasının turizm işletmesi belgesi düzenlenebilmesi için yeterli kabul edildiği ve hatta yeterli alanın olmaması durumunda otopark şartının hizmet alarak da verilmesine olanak sağlandığı, asgari olarak belirlenen bu oranın artırılmasına yönelik olarak Yönetmelik'te kısıtlayıcı herhangi bir hükmün bulunmadığı gerekçesiyle, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idareler yanında müdahil tarafından, yapılan düzenlemelerin somut gerekçelerinin olduğu ve davalı idarelerce dava dosyasına sunulan beyanlar tekrar edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :

Davacı tarafından, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b)Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davalı idareler ve davalı idareler yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine,

2.Dava konusu edilen değişikliklerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin temyize konu 29/02/2024 tarih ve E:2023/11584, K:2024/1399 sayılı kararının ONANMASINA,

3.Kesin olarak, 23/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog