Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

4. Ceza Dairesi         2024/1533 E.  ,  2026/2307 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/2533 E., 2023/3042 K.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret etmediğine, suç kastı bulunmadığına, kararın hakkaniyete aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1.5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ihtarlı davetiyenin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca, bilinen en son adrese tebliğ edilmesi gerekirken sanığın duruşmada bildirdiği en son adresinden farklı olan adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılması karşısında, meşruhatlı davetiye usulüne uygun tebliğ olunmadan ve sanığın savunması alınmadan yazılı şekilde karar verilmek sureti ile savunma hakkının kısıtlanması,

2.Kabule göre de;

a)5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde düzenlenen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, eylemin herkese açık olan Facebook sayfasında gerçekleşmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmaması,

b)Sanığın, birden fazla mağdura yönelik, birden fazla ve farklı zamanlarda eylemlerini gerçekleştirmesi durumunda, sanığın bu eylemleri aynı suç işleme kararı kapsamında işlediği kabul edilerek hakaret suçundan belirlenen temel ceza, suçun birden fazla kişiye karşı işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi delaletiyle 43/2. maddesi uyarınca artırıldıktan sonra, suçun değişik zamanlarda işlenmesi nedeniyle artırılmış ceza miktarı üzerinden aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca yeniden artırım yapılarak sonuç cezanın saptanması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesinin gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.02.2026 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog