T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 03/09/2025 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle;müvekkil şirkete ait 20 adet -------- marka -------- model araç; ------- limanından nihai teslim adresi olan --------- limanına taşınmak ve ---------- limanına varmak üzere 30/10/2023 tarihinde yola çıktıığnı, transit liman olan --------- limanında gemiden tahliye edilerek, davalıya ait liman sahasında transit amaçlı muhafaza edilmeye başlandığını,. söz konusu araçların liman sahasında ---------ş. tarafından işletilen alanda indirilmiş ve gümrükleme ile nihai varış noktasına sevk edilmek üzere bekletilmeye başlanmıştır.20.11.2023 tarihinde, ---------- bölgesinde meydana gelen yoğun ve şiddetli yağışlar neticesinde, davalının işletmesindeki liman sahası sular altında kalmıştır. Bu durum, müvekkil şirkete ait 20 adet aracın ciddi şekilde hasar görmesine ve kullanılamaz hale gelmesine neden olmuştur. Olayın meydana geldiği tarihte ve öncesinde, meteorolojik uyarılarda bulunulmasına rağmen, davalı liman işletmecisi tarafından araçların daha güvenli bir alana taşınması veya hasarı önleyici yeterli tedbirlerin alınmaması, liman altyapısının drenaj sistemlerinin yetersizliği ve genel olarak liman işletmeciliğinin gerektirdiği özen ve basiret yükümlülüğüne aykırı davranılması bu zararın oluşmasında etkili olduğunu belirterek ,davalı tarafından araçlar makul bir sebep olmaksızın süresinde davalıdan kaynaklı sebeplerle gemiye yüklenmediğini ve zarar gördüğünü belirterek müvekkil şirket, araçlarında oluşan hasarlar ve değer kaybının yanı sıra, araçların limanda beklemesi, gümrükleme süreçleri ve diğer operasyonel işlemler nedeniyle çeşitli masrafların davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı dava dilekçesinde, kendisine ait 20 adet --------- marka ---------- model aracın--------- Limanından --------- limanına taşıması sırasında hasarlanması nedeniyle zarara uğradığını iddia etmiştir. Davacı bu iddiasına ilişkin taşımaya dair bazı belgeler ile fotoğrafları dosyaya ibraz etmiş olsa da zararın şahsı nezdinde doğduğuna ilişkin herhangi bir bilgi veya belgeyi dosyaya sunamadığını, davacı müvekkil şirketin "liman sahasında bulunan malların korunmasından Türk Borçlar Kanunu'nun ardiyecinin sorumluluğuna ilişkin hükümleri (TBK m. 572 vd.) ve genel hükümler çerçevesinde sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de söz konusu hasardan müvekkil şirketin mücbir sebep nedeniyle sorumlu tutulması mümkün değildir. Davacının da iddia ettiği üzere dava konusu araçlar; 20.11.2023 tarihinde, --------- Limanında meydana gelen fırtına, yoğun ve şiddetli yağışlar neticesinde müvekkil şirket tarafından işletilen liman sahasının sular altında kalması sebebiyle hasara uğramıştır. Mahkemeniz de takdir edecektir ki bu derecede etkili ve hasara sebep olmuş sağanak yağış ve fırtına; emtiaların limanda hasar gördüğü varsayımında dahi müvekkil şirket bakımından mücbir sebep niteliğinde olup kusur ile zarar arasındaki illiyet bağı kesildiğinden her halükarda müvekkil şirket sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Dava ; -------- limanından --------- Limanına taşınmak üzere yola çıkan araçların transit limanda hasarlandığı iddiasına dayalı zararın tazmini istemine ilişkindir.Deniz alacağı hususunda, 6102 sayılı TTK'nın 1352/1. maddesinde "Deniz alacağı; aşağıda sayılan hususların birinden veya birkaçından doğan istem anlamına gelir: " ve aynı maddenin 1-g bendinde "Bir çarter parti düzenlenmiş olup olmadığına bakılmaksızın, gemide eşya veya yolcu taşınması amacıyla yapılmış her türlü sözleşme, 1-h bendinde "Gemide taşınan bagaj dahil eşyaya gelen veya bu eşyaya iliki zıya ve ya hasar " hükümleri mevcuttur.6102 sayılı TTK'nın 5/2. maddesi "Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir" şeklinde düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler Savcılar Kurulunca, ---------- ilinde bu tür davalara bakma görevi --------- Asliye Ticaret Mahkemesine verilmiştir. Bu mahkeme ile diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup mahkemece resen dikkate alınır.
Dava konusu 20 adet --------- marka --------- model aracın ---------- limanından nihai teslim adresi olan ---------- limanına taşınmak ve ---------- limanına varmak üzere 30/10/2023 tarihinde yola çıktığı, transit liman olan --------- limanında gemiden tahliye edilerek, davalıya ait liman sahasında transit amaçlı muhafaza edilmeye başlandığı, söz konusu araçların liman sahasında gümrükleme ile nihai varış noktasına sevk edilmek üzere bekletilmeye başlandığı 20.11.2023 tarihinde, meydana gelen yoğun ve şiddetli yağışlar neticesinde hasarlandığı iddiası araçların araçlarda oluşan hasar, değer kaybı ve araçların limanda beklemesi, gümrükleme süreçleri ve diğer operasyonel işlemler nedeniyle oluşan masrafların davalıdan tahsilinin talep edildiği anlaşılmış olup deniz yolu ile taşınan araçların taşıma işi son ermeden transit liman sahasında zarar gördüğü iddiası ile oluşan zararın tazmini talep edilmiştir. Bu nedenle Uyuşmazlığa 6762 sayılı TTK'nun “Deniz Ticareti” başlıklı Beşinci kitabında yer alan 619 ve onu izleyen maddelerde düzenlenen hükümlerin uygulanması ihtimali vardır. Bu durumu değerlendirme görevi de Denizcilik İhtisas Mahkemesine aittir. Dava şartları davanın her aşamasında denetlenip, dava şartının bulunmaması halinde HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilmesi mümkündür. TTK.5/2. Maddesi uyarınca davaya bakma görevi deniz ticaretinden ve deniz sigortalarından doğan davalara bakmakla görevli --------- Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğundan,
HMK.nun 114/1-c ve HMK.nun 20. maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde görevli ---------Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2.Taraflardan birinin karar süresi için kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvururarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi’ne (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatı ile) GÖNDERİLMESİNE,
3.Yasal süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin işbu kararın tebliğ ile ihtarına,
4.Yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/02/2026