Esas No
E. 2025/604
Karar No
K. 2026/139
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/604 Esas
KARAR NO: 2026/139
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 10/07/2025
KARAR TARİHİ: 12/02/2026
DAVA: Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu 10/07/2025 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle;

Müvekkili ---------, 30.03.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde kalıcı maluliyete uğramıştır. Kaza sonrası davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde, 31.05.2018 tarihinde yalnızca 13.702,70 TL tutarında bir ödeme yapıldığını, yapılan bu kısmi ödemenin, müvekkilinin gerçek zararını karşılamaktan uzak olması sebebiyle, -------- Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını. ancak yapılan yargılama sonunda mahkeme, 14.02.2020 tarihli kararı ile, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu sigortalısının %15'lik kusur oranı ile hatalı bir şekilde sınırlandırmış ve yapılan ödemenin bu tutarı aştığı gerekçesiyle davayı ret ettiğini, kararı istinaf ettiklerini, ---------- E. sayılı kararı ile, müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince sigortacının sadece kendi sigortalısının kusurundan değil, davacı dışındaki tüm kusurluların toplamından sorumlu olduğunu tespit ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırmış ve dosyayı yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderildiğini, kaldırma kararı sonrası ---------- Esas numarası ile yeniden görülen davada, 20.07.2024 tarihli yeni bir aktüer bilirkişi raporu alındığını, raporda müvekkilinin güncel bakiye zararının 1.013.901,81 TL olduğu tespit edildiğini beyan ederek, davanın kabulüne, şimdilik 232.892,29 TL bakiye maddi tazminatın, davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine, karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili Mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle:Davaya konu uyuşmazlıkla ilgili daha öncesinde dava açılmış ve karara bağlanmış olduğundan derdestlik söz konusu olduğunu, aynı uyuşmazlık konusu olay ile ilgili yeniden dava açılamayacağından işbu davanın esastan reddi gerektiğini, müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçeye müstenit sorumluluğumuz poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber; masraf, vekâlet ücreti sorumluluğumuz da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, aleyhe tüm hususlara itiraz ettiklerini davacıların kaza tarihinden itibaren faiz istemi haksız olduğunu, zira müvekkiline yapılan geçerli bir başvuru ve ihbarı bulunmadığından müvekkil şirketin temerrüdünden bahsedilmeyeceğini ayrıca dava şartı arabuluculuk başvurusu sağlanmamış olup davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın “30.03.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak davacıda oluşan sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin şimdilik 232.892,29 TL tazminatı davalıdan tahsili talepli alacak davasına ilişkindir. Eldeki dava, daha önce hüküm verilen dosyadaki fark bedeline ilişkin ek davadır.HMK 107.maddede belirsiz alacak davası düzenlenmiş olup, 107/2.fıkrada "Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir." esası kabul edilmiştir. Buna göre davacı taraf talep artırım dilekçesi ile talebini artırabilecektir. Talep artırım, niteliği itibari ile davalı taraf aleyhine esaslı bir değişiklik olup, davalı tarafın, duruşmada bulunmadığı durumlarda tebligat yolu ile bu istemden haberdar edilmesi zorunludur.Belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda davacı talep sonucunun belirlenmesi talep sonucunun artırılması şeklinde olmaktadır. Belirsiz alacak davasında talebin belirlenmesinde karşı tarafın iznine veya ıslah yoluna başvurulmasına gerek bulunmaz. Ancak davacı tarafından talep sonucu belirlendikten sonra alacağının daha fazla olması halinde davacının talep sonucunu artırmak için ıslah yoluna başvurması yani ıslah suretiyle talep sonucunu artırması mümkün olacaktır. --------- sayılı ilamı ile Asıl davada davanın kabulü ile, 75.548,80 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 2-Birleşen davanın kısmen kabulü ile, 232,892,29 TL tazminatın 31/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Birleşen davadaki fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiş, ancak kararın istinafı üzerine---------- sayılı ilamı ile “Somut olayda; asıl dava belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Davacının birleşen ek davada talep ettiği alacakların tamamı, belirsiz alacak davası olarak açılan asıl davada da dava konusu yapılmış olup bu alacaklar bakımından ek dava açılamayacağı dikkate alındığında, aynı alacak (bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı) için açılan ek davanın derdestlik nedeni ile usulden reddi gerektiği gözetilmeden birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı Sigorta Şirketinin bu hususa yönelik istinafının kabulü gerekmiştir.” gerekçesi ile asıl davada davanın kabulü ile, 75.548,80 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine alacağa, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına ve birleşen davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine kesin olarak karar verilmiştir.kaza tarihi olan 30/03/2017 günü dava dışı sigortalı araç sürücüsü ---------- seyri sırasında kendisiyle aynı yönde önünde ve sağında seyir halindeki plakasız bisiklet sürücüsü dava dışı -------- kullandığı ve davacının kullanılan bisikletin önünde yolcu olarak bulunduğu araca çarpması ile kazanın meydana geldiği, --------- Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 11/09/2018 tarihli raporunda, kaza tarihi itibariyle uygulanması gerekli olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre davacının %10 oranında sürekli iş göremez duruma geldiği, bakıcı ihtiyacı süresinin 3, tıbbi iyileşme süresinin ise 9 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, alınan raporda davacı tarafından dava öncesinde yapılan ödemenin davacı zararını karşılamadığı, davacının %10 kusuruna göre 1.035.460,72 TL zarar hesaplandığı, ödemenin güncellenmesi ile bulunan miktarın 21.558,91 TL olduğu, poliçe limitinin 330.000,00 TL olduğu, bakiye zararın 1.035.460,72 TL -21.558,91 =1.013.901,81 TL olarak hesaplandığı göz önüne alındığında davacı --------- sayılı ilamı ile 75.548,80 TL yönünden karar verildiği ve kesinleştiği anlaşılmakla bakiye 232.829,29 TL tazminatı talep edebileceği ve o dosyada verilen kararın kesin hüküm olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından açılan davanın kabulü ile 232.892,29 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 31/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;

1.Açılan davanın KABULÜ ile; 232.892,29 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 31/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Harçlar kanununa göre alınması gerekli 15.908,88 TL harcın davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 795,45 TL'den mahsubu ile eksik kalan bakiye 15.113,43 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından dosyada sarf edilen 795,45 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 87,5 TL vekalet harcı, 50,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.548,35 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.AAAT uyarınca davacı lehine takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

6.6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere açık duruşmada karar verildi. 12/02/2026

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog