10. Hukuk Dairesi 2025/4464 E. , 2025/15971 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 33. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazası iddiasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 25.11.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacı adına Av. ... ile davalı ... ... Limited adına Av. ... ve davalı ...&...’ya İzafeten Türkiye Temsilcisi ...Limited adına Av. ... geldiler. Davalı ...Nakliyat A.Ş. adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin gemi adamı olup 8 yılı aşkın süredir davalı Arkas şirketi bünyesindeki gemilerde çalıştığını, en son müvekkili ile davalı ... ... Limited ve ...Nakliyat A.Ş. arasında altı ay süreli olarak yapılan iş akdi ile ..., ... Imo numaralı "..." isimli gemide "..." sıfatıyla çalışacağının kararlaştırıldığını, davalılardan geminin donatanı olarak görülen ...le işleteni olarak görünen ... Denizcilik arasında organik bağ bulunduğunu, gemide yaşanan yangın ve bunun söndürülmesi sırasında yaşadığı korku nedeniyle psikolojisi bozulan müvekkili için geçici iş göremezlikten doğan zarara karşılık 1.000-USD, sürekli iş göremezlikten doğan zarara karşılık 1.000-USD maddi tazminat ile 30.000-USD manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle 7036 sayılı Kanun'un 4/1. maddesi gereğince Kuruma başvuru şartı gerçekleşmediğinden dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Mahkemece SGK aleyhine iş kazası tespit davası açılmadığından bahisle davanın reddedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazası iddiasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dosya kapsamından, yargılamanın aşamalarında Kurumun 16.02.2024 tarihli “... isimli geminin yabancı ... olması, gemi sahibi şirketin Hong Kong ülkesinde kurulu OCEAN ROCK SHİPPİNG LİMİTED isimli şirket olması ve iddia olunan kaza olayının yaşandığı 2020 yılında söz konusu gemiyi ...ve/veya ... Kiralaması (...) sözleşmesi ile kiralayan Türkiye'de yerleşik bir firmanın tespit edilememesi sebebiyle; Kurumumuz 2013/11 sayılı Sigortalılık İşlemleri Genelgesinin anılan hükmü gereği 2...4 T.C. kimlik numaralı ...'in ülkemiz mevzuatı kapsamında 5510 Sayılı Kanunun 4/1/a maddesi kapsamında sigortalı sayılamayacağı, kaza olayının gerçekleştiği ... isimli geminin ülkemiz mevzuatınca işyeri sayılamayacağı, dolayısıyla 10.12.2020 tarihinde gerçekleşen kaza olayının ülkemiz mevzuatınca iş kazası olarak kabul edilemeyeceği” şeklindeki cevabi yazısının dosyaya intikal etmesinden sonra İlk Derece Mahkemesince “Davacı vekiline; iş kazası tespit davası açmak ve Mahkeme/Dosya bilgilerini sunmak üzere iş bu ara kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde iş kazası tespit davası açılmadığı takdirde dosyadaki mevcut delil durumuna göre karar verileceği hususunun işbu ara kararın tebliği ile ihtarına,” şeklindeki 21.02.2024 tarihli ara kararın davacı vekiline 27.02.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin Mahkemece verilen sürenin dolmasından sonra ibraz ettiği 15.04.2024 e-imza tarihli dilekçesi ile ara karardan dönülmesi gerektiğini, dava açılsa bile Türk mevzuatı uyarınca olayın 5510 sayılı Kanun anlamında iş kazası olarak tespit edilmesinin mümkün olmadığını, Adli Tıp Kurumundan sürekli iş göremezlik oranı tespiti noktasında rapor alınması gerektiğini beyan ettiği, yine davacı vekilinin 17.04.2024 tarihli karar celsesinde “Celse arasında sunmuş olduğum beyan dilekçemiz doğrultusunda davacının 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olmadığından dolayı SGK kapsamında değildir, bu nedenle tespit davası açmayacağız, talebimiz doğrultusunda karar verilmesini talep ediyoruz ara karardan rücu edilerek dosyanın ATK'ya gönderilmesini talep ediyoruz.” şeklinde beyanda bulunduğu, aynı celsede İlk Derece Mahkemesince 7036 sayılı Kanun'un 4/1. maddesi gereğince Kuruma başvuru şartı gerçekleşmediğinden bahisle dava şartı eksikliğinden dolayı davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dava şartları, Mahkemenin davanın esası hakkında yargılamaya devam edebilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil Mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
HMK’nın 115/2. maddesindeki kurala göre “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir."
Öte yandan 11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunu'nun 64 üncü maddesi ile değişik 5521 sayılı Kanunu'nun 7/3 ve daha sonra 25.10.2017 tarihinde 5521 sayılı Kanun'u yürürlükten kaldıran 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4 üncü maddesinde açıkça “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, eldeki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklardan biri olmadığı, bilakis 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417/3. maddesine göre işverenin borçlar kanununda düzenlenen hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazminine ilişkin olduğu ve sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine ve dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğu belirgin olduğuna göre eldeki tazminat dava dosyasında Kuruma başvurunun dava şartı olmadığı gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Davacı avukatı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.