T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/286 Esas - 2026/139
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili
davacı .... ... Lokantacılık Gıda Turizm Sanayi ve
Ticaret Ltd. Şti. işletmekte olduğu, bu işletmenin faaliyeti lokantacılık olup genellikle et ürünlerinden oluşan bir menüsü olduğu, davalı ... ise uzun yıllardır kasaplık işini icra ettiği, müvekkili işletmesi için ihtiyacı olan et ürünlerini ...'dan temin ettiği, bu sebeple davacı müvekkili ile davalı ... uzun süredir ticari iş ilişkisi içerisinde olduğu, davacı müvekkili satın alacak olduğu malların bedeli olarak davalı ... lehine 3 adet bono keşide ettiği, iş bu bono bilgileri;
23.10.2023 düzenleme tarihli, 15.12.2023 ödeme tarihli, 500.00,00 TL bedelli lehtarı ... 23.10.2023 düzenleme tarihli, 05.12.2023 ödeme tarihli, 500.00,00 TL bedelli lehtarı ... 23.10.2023 düzenleme tarihli, 25.12.2023 ödeme tarihli, 500.00,00 TL bedelli lehtarı ... Yapılan anlaşma gereği müvekkili işletmesinde kullanılmak üzere davalı ... tarafından teslim edilmesi gereken et ürünleri müvekkiline teslim edilmediği, buna rağmen müvekkili tarafından keşide edilen bonolar davalı ...'ya ciro edildiği, davalı ... bonoların ödememesi için senetleri müvekkiline protesto ettiği, icra takibi ile karşı karşıya kalmak istemeyen davacı müvekkili kendisine ibraz edilen ve ticari anlaşma gereği düzenlediği bonoları 07.12.2023, 19.12.2023, 27.12.2023 tarihlerinde ödemek zorunda kaldığını, iş bu sebeple huzurdaki davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, Davalı ... tarafından yapılan cirolar geçersiz olduğu, müvekkili tarafından davalı ... lehine düzenlenip ciro yolu ile diğer davalı ...'ya geçen senetler incelendiğinde cironun ... tarafından yapılmadığı anlaşılacağı, cirodaki imzalar sahte olduğu, ciro işlemindeki imza davalı ...'a ait olmayıp dava dışı davalı ...'ın oğluna ait olduğu, müvekkili tarafından davalı ...'ın oğlu olan dava dışı ... lehine keşide edilmiş bir bonoda da aynı imza kullanılmak sureti ile ciro işlemi yapıldığı, yapılacak incelemeler neticesinde ciro işleminde imzanın davalı ...'a ait olmadığı mahkemece anlaşılacağı, karşı taraf tamamen müvekkili zarara uğratma kastı ile hileli olarak ciro işlemi yapıldığını, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde müvekkili
1.500.000,00 TL zararının oluştuğu, bu suretle davalıların sebepsiz olarak zenginleştikleri ve iş bu davanın ikame etme gereği hasıl olduğu beyanla; Davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir."
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davanın reddi gerektiğini, müvekkili Bülent Kara vergi levhasında da görüleceği üzere; düğün salonu işletmesi işi ile ilgilendiği, diğer davalı ... ile aralarında ticari ilişkiler mevcut olduğu, davacı taraf iş bu davayı açmak ile haksız ve mesnetsiz çıkar sağlama kastıyla kötü niyetli bir şekilde hareket ettiğini, Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğu, bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa ait olduğu, ayrıca ekte sunulan
28.02.2024 tarih, ... Keşide Yeri ... hamiline; ...'ya cirolanan 1.050.000 TL tutarındaki çek 08.03.2024 tarihinde müvekkili tarafından ...Bankasına ibraz olunmuş olup; çek karşılıksız çıktığı, müvekkili ile davalı ... arasında ticari ilişkiler mevcut olduğu, ayrıca, müvekkili tarafından davalı ...'ın oğlu dava dışı ...'a da ...
64.Noterliği 31584, 16093 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile de araç satışı gerçekleştiği, müvekkil ile diğer davalı ... ve ailesi ile ticari faaliyetler gerçekleştiği, müvekkilinin ailesi de ... ve ailesi ile ticari faaliyetleri de olduğu, Davalı taraf ... tarafından yapılan cironun; davacıları zarara uğratma amacıyla yapıldığı iddiası tamamen mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, müvekkili ticari anlamda aralarındaki ticarete istinaden çek ve bonoları aldığı, çek ve bonoları da vadesi geldiğinde ibraz ettiği, müvekkili doğrudan bankaya iş bu bonoyu teslim ettiği, davacı tarafın ciro zincirinde yer alan ...'a neden protesto edilmediği iddiası ise; TTK da bilindiği üzere; ciro zincirinde yer alan her kişi müteselsilen sorumlu olup; meşru hamil başvuru hakkını dilediği borçluya karşı kullanabilmekte de özgür olduğu, müvekkili alacağını tahsil etmek amacıyla bankaya müracaat hakkını kullanmış, müracaat hakkının kullanılması, zarara uğratma amacı taşıdığını da göstermeyeceği, Müvekkili, davacı ile diğer davalı ... arasındaki ticari ilişkiyi bilebilecek veya bilmek zorunda olan birisi değil, davacı taraf sözlü şifahi anlaşma yapıldığını belirtmekte ise de bu hususun muhatabı müvekkili değil, davacı taraf sözleşme dahi ibraz edememişken; müvekkili sözlü olan anlaşmayı bilebilecek durumda olmadığı, davacı taraf menfaat ve yarar sağlama kastıyla kötü niyetle iş bu davayı açtığı, müvekkili iyi niyetli 3. Kişi konumunda olup; ... ile aralarındaki ticari faaliyetten kaynaklı olarak; bonoyu teslim aldığı, davacı tarafın eğer gerçekten bir borcu ve ödemesi yok ise neden bono verdiği? davacı tarafın mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarını kabul etmediklerini, Davacı taraf dava dilekçesinde ciro zincirindeki imzanın ...'a ait olmadığını iddia etmiş ise de; ekte sunulan 28.02.2024 tarih; ... Keşide Yeri ... hamiline; ...'ya cirolanan
1.050.000 TL tutarındaki çek 08.03.2024 tarihinde müvekkili tarafından ...Bankasına ibraz olunmuş çek ön yüzündeki imza ...'a ait olup; gerek çek gerekse bonolar ... tarafından müvekkiline teslim edildiği, her iki imza da birbiri ile aynı olduğu, davacı tarafın ciro zincirinde yer alan ... isimli şahsa yönelik ilk ciro imzasının sahteliği iddiasını ileri süremeyeceği, yalnızca kendi imzasının sahteliğine yönelik itiraz veya defi ileri sürebileceği, müvekkili söz konusu imzaların geçerliliği yönünden ekte sunulan çekte de görüleceği üzere; ... tarafından tanzim edilen çekteki imza ile; bonolardaki imzalar birbiri ile aynı olduğu, imzaların sahteliği konusunun yalnızca sahte olduğu iddia edilen imzanın sahibi tarafından ileri sürülebileceği, her imza birbirinden bağımsız olarak sahibini bağlayacağı; bono üzerindeki her iki imzanın da
davacı tarafa ait olduğu bu hususta herhangi bir ihtilafın da mevcut olmadığı göz önünde bulundurulması gerektiği,
Davacı taraf bonodan kaynaklı olarak ödemiş olduğu bedeli hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz bir şekilde iade alabilmek kastıyla iş bu davayı ikame ettiği, müvekkili iş bu hususta aralarındaki ticari ilişkiyi bilebilecek veya bilmek zorunda da olmadığı, davacı taraf hukuka aykırı bir şekilde ciro zincirindeki başkaca bir şahsa yönelik imzanın sahteliğini ileri sürerek; borç sorumluluğundan kurtulmaya çalıştığı, imza sahteliği iddiasının da yalnızca sahte imza atılan şahıs tarafından ileri sürülebileceği belirtilmiş iken; davacı taraf haksız menfaat sağlamak amacıyla iş bu davayı ikame ettiği, müvekkili iyi niyetli 3. Kişi konumunda olup; aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak bonoları teslim alarak müracaat hakkını kullandığı, iş bu mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava "Davacının, davalılar aleyhine sebepsiz zenginleşmeye davalı olarak haksız yere ödediğini ileri sürdüğü senet bedellerinin iadesi amacı ile açtığı 1.500.000,00 TL’nin yasal faizi ile davalılardan tahsili " istemine ilişkindir. Talep, cevap, ticari defterler, Dikimevi Vergi Dairesi Müdürlüğü, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü ile ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin yazı cevapları, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 17/09/2025 tarihli heyet raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
17/09/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; " Davacı firma ticari defterlerinin VUK ve TTK hükümlerine göre tutulmuş olduğu, kanuni defter noter açılış ve kapanış tasdikleri ile e-defter beratlarının yasada belirlenen sürede GİB sistemine yüklenmiş olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı Form Ba-Bs beyanlarında davalı ... firması tarafından düzenlenen faturaların davacı şirket ticari defterlerine işlenmiş olduğu, Davacı şirket tarafından ... adına düzenlenen 05.12.2023, 15.12.2023 ve 25.12.2023 ödeme tarihli 500.00,00 TL olmak üzere toplam 1.500.000,00 TL’lik senetlerin .... .... .... A.Ş. aracılığı ile ... tarafından tahsil edilmiş olduğu, ... - ... Nikah ve Balo Salonları firmasının Muhasebesi Defter Beyan sisteminde tutulmuş olması nedeniyle para giriş ve çıkış hareketlerini tespit edebilmek mümkün olamadığı, Sayın Mahkemenizce 15.11.2024 tarihli celsede verilen 2 nolu ara karar uyarınca, Davalı ... firmasına ait ticari defterlerin bulunduğu yer ve irtibat kurulacak kişi adı ile iletişim numarasının bildirilmesi hususunda tebligat çıkarılmış olmasına rağmen, davalı ... firmasınca bu hususta cevap verilmediği için davalı ticari defterlerinin incelenemediği, Dava konusu bonoların üzerinde bedelinin malen ahzolunduğuna ilişkin ibare bulunduğu, Davalı ...’ın imza örneklerinin alındığı, davalının kendisine ait diğer imza örneklerinin ... Bahçelievler ... ... ... şubesi, ... ... .... .... şubesi ve ... Bahçelievler ... ... ... şubesinde olduğunu bildirdiği, bununla birlikte dosya kapsamında imzanın sahte olup olmadığına ilişkin herhangi bir tespite rastlanmadığı, bu nedenle bu hususta hukuki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Dosya kapsamında yapılan incelemede et ürünlerinin davacıya teslim edildiğine ilişkin herhangi bir irsaliye veya teslim belgesi, vb bir belge ya da bilgiye rastlanmadığı, bu hususta hukuki takdir yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, şayet Sayın Mahkeme tarafından et ürünlerinin davacıya teslim edilmediği yönünde kanaat oluşur ise davacının dava konusu edilen 1.500.000-TL’yi davalı ...’dan talep edebileceği, Davalı ...’nın iyi niyetli üçüncü kişi olduğu yönündeki iddianın hukuki takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu" şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur.
Öncelikle dava konusu edilen 3 adet bonoda keşideci olarak imzası bulunan davacı şirket ve davacı ...'nun bonolarda lehtar ve ciranta Serdar Ağar adına atılı imzanın bu kişiye ait olmadığı iddiasını ileri süremeyecekleri, keşidecinin sorumluluğunun esas olduğu, bir an için bonolardaki ... adına atılı imzaların ...'a ait olmadığı kabul edilse dahi kambiyo senetlerinde imzaların istiklali ilkesi gereğince ... adına atılı sahte imzanın sadece ...'ı borçtan kurtaracağı keşideci ve diğer cirantaların yetkili hamile karşı sorumluluklarının devam edeceği, yine dava konusu bonolarda, " bedeli malen ahzolunmuştur" ibarelerinin bulunduğu, bu durumda kendisine davalı ... tarafından et teslim edilmediği iddiasını kanıtlama yükümlülüğünün davacıda olduğu, davacının da etlerin kendisine teslim edilmediği iddiasını ispatlayamadığı gibi yemin deliline de dayanmadığı, yine davalı ...'nın da söz konusu senedi aralarındaki ticari ilişkiye binaen davalı ...'ın kendisine ciro ettiğine yönelik savunması anlamında, iyi niyetli olduğu kabul edilen ve keşideci ile lehtar arasındaki şahsi def'ilerin ileri sürülemeyeceği ...'nın da, kötü niyetli olduğuna dair dosyaya davacı tarafından somut bir delil sunulamadığı tespit edilmekle, kendisine et teslim edilmediği iddiasını ispatlayamayan davacı bakımından lehtar ve ciranta ... ya da imzanın ...'a ait olmaması durumunda dahi iyi niyetli olduğu sonucuna varılan hamil ... bakımından sübut bulmayan davanın belirtilen gerekçelerle, reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 25,616,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.884,25 TL harcın davacıya iadesine,
3.Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 228.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
5.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6.Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ...'ın yokluğunda verilen işbu kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere evrak üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. 06/03/2026