T. C. Ankara Batı 2.
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/452 Esas - 2026/129 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 12.01.2025 tarihinde ...’da meydana gelen trafik kazasında, davalı tarafından düzenlenen trafik sigortasına sahip olan .. Sigorta tarafından sigortalanmış olan ... plakalı araç, müvekkilin .... plakalı aracına park halindeyken %100 kusurlu olarak çarpmış ve müvekkilinin aracında maddi hasar meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen maddi hasarın aracın değerinin düşmesine neden olduğunu, söz konusu kazada kusuru olmayan müvekkilinin maddi zarara uğradığını, zararın tazmin edilemediğini belirterek, şimdilik 100,00-TL değer kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının değer kaybı taleplerinin belirlenebilir talepler olduğunu, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkili sigorta şirketinin yapılan ödemeler sonrasında herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüte düşmediği için faiz talebinin reddinin gerektiğini belirtmiş ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TOPLANAN DELİLLER: -Davaya konu araçlara ve varsa davaya konu kazaya ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi için Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazı yazılmış ve cevabi yazı dosya arasına alınmıştır. -Dava konusu kazaya ilişkin hasar dosyası sigorta kuruluşundan celp edilmiştir. -Davaya konu olayda kusur oranının tespiti ile hesaplama yapılmak üzere Bilirkişi heyetine tevdi olunmuş, bilirkişilerce tanzim olunan rapor dosyaya kazandırılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir.
Başvuru koşuluna ilişkin olarak, davalı sigorta vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürmüş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede; "Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, Sigorta Tahkim Komisyonu'na da başvuru yapabilir. Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Somut olayda; davacı tarafından, davalı sigorta şirketi hakkında ZMMS kapsamında açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre davalının bu yöndeki itirazlarına da itibar edilmemiştir.
Yine davalı vekili tarafından mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de; davaya konu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, dosyada bulunan kaza tespit tutanağından haksız fiilin ... ilçesinde gerçekleştiği, HMK' nın yetkiye ilişkin kuralları dikkate alındığında haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemelerinin de yetkili olduğu, .... ilçesinin mahkememiz yetki sınırları içerisinde olduğu anlaşılmakla davalını yetkiye ilişkin itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemli davalarda, kusur durumunun doğru şeklide tespit edilmesi önemlidir. Dosya kusur oranının tespiti için uzman bilirkişiye tevdi edilmiş,Mahkememizce alınan 31/10/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; ''Kazaya karışan taraflardan ... plakalı araç sürücüsü ....' nun 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen Asli Kusurlardan 84/J “Manevraları Düzenleyen Genel Şartlara Uymama” Kanun Maddesi 67/a (Ynt-137) “Sürücülerin Park Etmiş Araçların Arasından Çıkarken, Duraklarken veya Park Yaparken Taşıt Yolunun Sağına veya Soluna yanaşırken, Sağa veya Sola Dönerken, Karayolunu Kullananlar için Tehlike Doğurabilecek ve Bunların Hareketlerini Zorlaştıracak Şekilde Davranmaları Yasaktır” maddesini ihlal ettiğinden, kazanın oluşumunda BİRİNCİ DERECEDE ASLİ KUSURLU OLDUĞU (% 100 oranında), .... plakalı araç sahibi ....' nun ise, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen kural, yasak ve yükümlülüklerden herhangi birini ihlal etmediğinden, Kazanın oluşumunda KUSURUNUN OLMADIĞI,''nın belirlendiği, raporun kusura ilişkin kısmının mevzuatın ilgili maddelerini irdeler mahiyette, gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmış ve belirlenen kusur oranları mahkememizce de kabul edilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlık değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ve varsa daha önceki kaza/hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle tespit edilir. Dosyanın bakiye değer kaybının tespiti ve miktarının hesaplanması yönünden Makine Mühendisi bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinden gelen kayıtların da bilirkişi tarafından incelendiği, aracın davaya konu kazadan önce başkaca bir kazaya karışmadığı görülmüştür. Dosyaya davalı sigorta şirketi tarafından sunulan ödeme belgesi dikkate alınarak hesaplama yapıldığıanlaşılmıştır. Anılan raporun incelenmesinde; araçta oluşan değer kaybı bedelinin ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda; fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, faturalar sigorta ekspertiz dosyası ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği, varsa daha önceki kazaları da nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine uygun olarak hesaplandığı, kaza tarihi olan 12/01/2025 tarihi itibariyle 14.950,00-TL bakiye değer kaybının bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davaya konu aracın sigorta poliçe vadesinin 08/07/2024-08/07/2025 olduğu, maddi hasara ilişkin araç başı teminat limitinin 200.000,00 TL, kaza başı teminat limitinin 400.000,00 TL olduğu görülmüştür. Kaza tarihinin 12/01/2025 tarihi olduğu göz önünde bulundurulduğunda 2024 yılı teminat limitlerinin araç başı 300.000,00 TL, kaza başı 600.000,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla kazanın meydana geldiği 2025 yılı limitlerine göre teminat limitinin henüz tükenmediği anlaşılmıştır. Davacının faiz başlangıç tarihi ara buluculuk son tutanak tarihi talep edildiğinden taleple bağlı kalınmıştır.
Davacı vekili, 06/01/2026 tarihli değer arttırım dilekçesi ile talebini 16.000,00-TL olarak arttırmıştır.
Davacı tarafından her ne kadar değer kaybına ilişkin talepleri dava tarihindeki değere göre artırılmış ise de; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından "değer kaybı" hesaplanmasında kabul edilen yöntem aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriteri olup, değer kaybına yönelik "gerçek zarar" kaza tarihine göre belirlenmesi gerektiğinden davacının dava tarihindeki miktar üzerinden yaptığı bedel artırım talebi kısmen reddedilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıda yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; Davanın KISMEN KABULÜNE,
1.14.950,00 TL Değer Kaybı Bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden davacının talebiyle bağlı kalınarak arabuluculuk son tutanak tarihi olan 06/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, FAZLAYA İLİŞKİN TALEBİN REDDİNE,
2.Alınması gereken 1.021,23-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harç ve ıslah ile alınan 275,00-TL olmak üzere toplam 890,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 130,83-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3.Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 890,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 14.950,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 1.050,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6.Davacı tarafça yapılan 12.208,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 11.407,62-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
8.6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, dava konusu miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/02/2026 Katip ... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır