Esas No
E. 2025/383
Karar No
K. 2025/383
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
T. C. Ankara Batı 2.

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/383 Esas - 2026/135 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2025/383
KARAR NO: 2026/135
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 05/05/2025
KARAR TARİHİ: 17/02/2026
G.K. YAZIM TARİHİ: 11/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Dava dışı .... Limited Şirketi ne ait .... plakalı otomobil müvekkili şirket tarafından .... nolu Kasko Sigorta Poliçesi Kapsamında 01.01.2023 başlangıç 01.01.2024 biriş tarihli dönemler için teminat altına alındığını, 17/03/2023 tarihinde sürücü .....in yönetimindeki .... plakalı sigortalı araç .... Cadde No:.... önünde park halindeyken .... plakalı aracın çarparak olay yerinden kaçması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası sonrasında dava dışı sigortalı müvekkil sigorta şirketine aralarındaki poliçe kapsamında hasarın tazmini maksadıyla başvurduğunu, iş bu başvuru sonrasında anlaşmalı oto srviste hasdar onarımı yapılan araçta meydana gelen hasarın 7.348.46 TL olduğu tespit edildiğini, bu nedenle dava dışı sigortalıya 7.348.46 TL ödeme yapıldığını, davacıya ait aracın firari sürücüsünün % 100 kusuru nispetinde gerçekleşen kazada müvekkili sigorta şirketi tarafından ödenen 7.348.46 TL nin davalıdan sorumluluğuna istinaden rücuen tahsil edilmesi gerektiğini, işbu ödemenin rücuen tazmini amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .... Esas Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olup itiraz akabinde, Arabuluculuk bürosu kapsamında davalı taraf ile gerçekleştirilen barabuluculuk görüşmesinin olumsuz sonuçlanması sebebiyle Mahkemeniz huzurdaki itirazın iptali davası ikame edildiğini, davalı aleyhine % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğünce gönderilen ödeme emrine ilişkin, tüm borç, faiz ve ferilerine itiraz ettiklerini, ileride doğacak fazlaya ilişkin tüm hak, alacak ve dava açma haklarımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline gönderilen ödeme emri ekleri tarafımıza eksik gönderilmiş olup, buna ilişkin itiraz haklarımızı saklı tuttuklarını, icra takibine ilişkin müvekili şirketin hiçbir şekilde sorumluluğu bulunmadığını belirtmiş ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ....

E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.

Takibin sebebi ise kasko poliçesi kapsamında yapılan ödemenin davalıdan rücuan tahsili talebidir. Dava konusu kazanın 17/03/2023 tarihinde meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin genişletilmiş kasko sigorta poliçesi olduğu ve poliçenin 01/01/2023-01/01/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlendiği, sigortalının davalı şirket olduğu görülmüştür.

Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rucü hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hâle gelmektedir. Keza ödeyenin mal varlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir. (Yargıtay HGK 2017/3-993 E, 2018/202 K sayılı ilamı)

Davacı sigorta şirketi ile davalı arasındaki ilişki sigorta sözleşmesinden kaynaklanan bir ilişki olup sözleşme ayakta durduğu sürece hüküm ifade eder. Taraflar arasında düzenlenen sigorta sözleşmesi gereğince zarar gören üçüncü kişinin zararını ödeyen sigorta şirketi sözleşmenin tarafı olan sigortalıya karşı sözleşme hükümlerine aykırılık nedeniyle poliçenin eki niteliğindeki Kasko Sigortası Genel Şartlarının 4. maddesinde belirtilen şartların varlığı halinde rücu edebilir.

Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının 1. Maddesi söz konusu Sigortanın Konusunu düzenlemekte olup; "Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır.

a)Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, ......" Aynı şartların 5. Maddesinde ise teminat dışı haller sayılmakta olup 10. Bendinde ; "Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması." denilmektedir.

Dava dışı davalı yan araç sürücüsünün olay yerini maddede belirtilen zorunlu haller nedeniyle terk ettiği yönünde dosyaya herhangi bir somut delil sunulmamıştır. Dolayısı ile davacı yönünden rücu şartlarının oluştuğunun kabulü gerekmiştir.

Tüm deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişiye tevdi edilmiş;

06/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''... plakalı aracın firari sürücüsü kazanın meydana gelmesinde tam ve 96 100 ( yüzde yüz) oranında kusurlu bulunduğu diğer davalı..... Ltd.Şti nin araç maliki sıfatıyla sürücünün kusurundan kusursuz sorumlu olacağı, dava dışı ..... Tic. Limited Şirketine ait.... yönerimindeki ... plakalı sigortalı araç meydana gelen kazada nizami park halinde bulunduğu sırada çarpılmaya maruz kalmasında her hangi bir kural hatasının bulunmadığı kusursuz olduğu, dava dosyası kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde; davacının 24/08/2025 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte 8.339.68 TL yi davalılara rücü hakkı olabileceği, davalı aleyhine % 20 den az olmamak üzere icra inlkar tazminatı yürütülebileceği,''nin belirlendiği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu, tarafların ve mahkememizin denetimine açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüştür.

Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, alacağın likit olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatı talepleri de kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;

1.Davanın KABULÜ ile; Davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 7.955,21 -TL asıl alacak ve 384,47-TL işlemiş faiz yönünden DEVAMINA,

2.Kabul edilen asıl alacak (7.955,21-TL)miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (1.599,05- TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

3.Alınması gereken 732,00-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4.Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 615,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 8.339,68-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6.Davacı tarafça yapılan 9.582,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

7.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,

8.6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava konusu miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/02/2026 Katip ... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog