Esas No
E. 2022/988
Karar No
K. 2025/525
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/988 Esas
KARAR NO: 2025/525
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/12/2022
KARAR TARİHİ: 10/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.07.2021 tarihinde sürücü...'a ait ve kendi idaresindeki...plakalı sigortalı aracın müvekkili ...'a ait idaresindeki ...yabancı plakalı, içerisinde müvekkili ...'ın da bulunduğu araca çarpması neticesinde maddi asarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin trafik ışıklı kavşaktan dönüş yaptığı esnada; karşı istikametten gelen...plakalı sigortalı araç sürücüsü...'ın kırmızı ışık ihlali yaparak müvekkili idaresindeki yabancı plakalı araca sağ yandan çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkili ...'a ait aracın ağır hasara uğradığını ve müvekkili ...'ın yaralandığını, kazada...plakalı sigortalı arac sürücüsü...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı...'a ... plakalı aracın sürücüsü ve sahibi sıfatıyla, 2 nolu davalı...Anonim Şirketine... plakalı aracı 15.01.2021-15.01.2022 tarihleri arasında geçerli... nolu ZMMS poliçesi ile sigortalayan sıfatıyla ve poliçe teminatı ile sınırlı olarak; davalı ... Anonim Şirketine 15,01.2021-15.01.2022 tarihleri arasında geçerli... nolu genişletilmiş kasko poliçe ile sigortalayan sıfatıyla ve ZMMS poliçe teminat limitini aşan İMMS teminatıyla sınırlı olarak davanın yönetildiğini, davalılar açısından “zarar ve eylem” "zarar ve motorlu aracın işletilmesi” ve "zarar ve sigorta” arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğunu, müvekkiline ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın, kaza sonrası ağır hasar gördüğünü ve airbag'leri patlayan aracın kullanılmaz hale geldiğini, tamiri mümkün olmayacak düzeyde hasar gören aracın gümrük mevzuatı gereği 14.10.2021 tarihinde Ankara Gar Gümrük Müdürlüğü'ne terk edildiğini, aracın hasarlı durumunu gösterir fotoğrafların olay yerinde çekildiğini, aracın kaza sonrası olay yerinden çekici vasıtası ile taşınmış iş bu sebeple müvekkili tarafından 2.500,00-TL çekici ücreti ödendiğini, aracın Gümrük Müdürlüğüne teslimi sırasında düzenlenen tutanakta aracın "komple hasarlı kazalı” olduğunun da açıkça belirtildiğini, Triptikle (geçici kabul ile) yurda giriş yapan aracın hurdasının yurt içinde değerlendirilmesi mümkün olmadığını, Hurdanın yurt dışı edilme masrafları da gayri iktisadi olduğundan, aracın gümrüğe terk edilmesiyle birlikte hasarlı araç millileştirildiğini, açıklanan nedenlerle tespit olunan rayiç değerden, hurda değerinin düşülmesi mümkün olmadığını, Yargıtay kararlarının da böyle olduğunu, ...'a ait araçta meydana gelen 7.500,00 EUR ve 2.500,00-TL çekici ücretinden oluşan maddi tazminatın çekici ücretinden sadece davalı ...sorumlu olmak üzere haksız fiil tarihi olan 29.07.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, diğer yabancı para cinsinden talep edilen tazminatın fiili ödeme tarihindeki TCMB Efektif Satış Kuru TL karşılığının, davalı ... AŞ'den temerrüt tarihi olan 19.11.2022 tarihinden itibaren (ZMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere), davalı ... AŞ'den temerrüt tarihi olan 19.11.2022 tarihinden itibaren (ZMMS poliçe teminat limitini aşan tutar bakımından İNİMS poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkili ...'nın bilirkişi ücreti olarak ödediği 100,00-EUR'nun yargılama giderlerinden sayılarak, fiili ödeme tarihindeki TCMB Efektif Satış Kuru karşılığı Türk lirası olarak davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, müvekkili ...'da oluşan geçici iş göremezlik zararı imdilik 500,00-EUR + kırılan gözlük bedeli karşılığı 380,00-EUR olmak üzere 880,00- EUR maddi tazminatın davalı...'dan haksız fiil tarihi olan 29.07.2021 tarihinden itibaren, davalı ... AŞ'den temerrüt tarihi olan 19.11.2022 tarihinden itibaren (ZMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere), ... Aş'den temerrüt tarihi olan 19.11.2022 tarihinden itibaren (ZMMS poliçe teminat limitini aşan tutar bakımından İMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, Müvekkil ...için 7500,00-EUR manevi tazminatın davalı...'dan haksız fiil tarihi olan 29.07.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile birlikte davalı taraflara yüklenmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ...vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; 29.07.2021 tarihinde müvekkili idaresindeki...plakalı aracın, davacılardan ... kontrolündeki... yabancı plakalı araca çarptığını, davacılardan ...'ın aracın hasarsız haldeki değerini Alabucak Araç Bilirkişi Bürosuna 7.500-EUR tespit ettiğini, ve talep ettiğini, aracın herhangi bir eksper incelemesi yapılmadan Gar Müdürlüğüne teslim edildiğini, aracın hava yastıklarının patlamasının aracı tamir edilemez hale getirdiğini, Motorlu Taşıt Bürosuna, Ankara Gar Müdürlüğüne ve Ergazi Tasfiye İşlemme Müdürlüğüne yazı yazılarak aracın akibetinin sorulması gerektiğini, raporu kabul etmediklerinin 2012 model aracın hiç kaza yapmamış gibi rayiç belirlendiğini, aracın Almanya sigortadan bir ödeme alıp almadığının sorulması gerektiğini, gelen cevaba göre aracın değerinin yeniden belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi ücreti olarak ödenen 100-EUR'nun yargılama gideri sayılamayacağını, davacılardan ...'ın 500-EUR iş görmezlik tazminatı talep ettiğini, diğer talep ettiği tazminatlarında yüksek olduğunu, tazminatın EURO cinsinden oluştuğunu kabul etmenin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Yetki ve görev itirazları olduğunu, ...plakalı aracın ZMMS poliçesi ile sigortalayan sıfatıyla tazminat talep edildiğini, davacının aracın hasarlı fotograflarını ibraz etmediğini, değerlendirme yapma imkanı bırakmadığını, aracın görülmesini engellediğini, zararın ispatı gerektiğini, yasal faizle sorumlu olduklarını, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, gerçek zararın tespiti gerektiğini, sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limiti dahilinde olduğunu, ekspertiz ücretini kabul etmediklerini, belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle;... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını , taleplerin zaman aşımına uğradığını, davanın usulden reddini talep ettiklerini, aracın Türkiye de onarılıp onarılmadığının araştırılması gerektiğini, davacının aracını yeteri kadar belge sunmadan yurt dışına götürdüğünü, yasal faizle sorumlu olduklarını, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, gerçek zararın tespiti gerektiğini, sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limiti dahilinde olduğunu, ekspertiz ücretini kabul etmediklerini, belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER

1.İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,

2.Davacılar ... ve ...ile davalı...'a ait vukuatlı nüfus aile kayıt örnekleri,

3.Davalı...Anonim Şirketi nezdinde,...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, dava konusu 29/07/2021 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacılar tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası, yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar,

4.Davalı ... Anonim Şirketi nezdinde,...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen ... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi, dava konusu 29/07/2021 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacılar tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyasının ve ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar,

5.Şereflikoçhisar Devlet Hastanesi nezdinde, 29/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı ...'a ait olarak bulunan tedavi evrakları,

6.Niğde Ömer Halisdemir Hastanesi nezdinde, 29/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı ...'a ait olarak bulunan tedavi evrakları,

7.Türkiye Noterler Birliği nezdinde, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 29/07/2021 tarihi ve mevcut durum itibariyle...plakalı ve mevcut ise ...yabancı plakalı ... şase numaralı araca ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri,

8.İzmir SGK İl Müdürlüğü nezdinde davacı ...'a ait olarak bulunan iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli,

9.Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde, davacı ...'a ait ...yabancı plakalı ... şase numaralı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları,

10.Bilirkişi heyetinin 05/06/2023 havale tarihli raporları,

11.Bilirkişi heyetinin 05/07/2024 havale tarihli ek raporları,

12.Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 29/07/2021 meydana gelen trafik kazasından dolayı davacı ...'ın yaralanması sebebiyle geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 09/01/2024 tarihli maluliyet raporu,

13.Aktüerya alanında uzman bilirkişinin 12/03/2025 havale tarihli raporu,

14.Davacı vekilinin28/03/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi,

15.Sair deliller. DAVA KONUSU :

Açılan dava, 29/07/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde davacı ...'a ait ...plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenecek hasar bedeli ile çekici bedelinin davalı ...yönünden haksız fiil tarihi olan 29/07/2021 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 19/11/2022 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise 19/11/2022 tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesi, davacı ... tarafından yapılan 100,00-EUR tutarındaki bilirkişi ücretinin yargılama giderleri arasında sayılarak fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesi ile ayrıca kazada ...plakalı otomobilde yolcu konumunda iken yaralanan davacı ...'ın geçici iş göremezlik (iyileşme) süresinin ne kadar olduğu, oluşmuş ise geçici iş göremezlik süresinin belirlenmesi, geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı gelirlerinin, ayrıca davacı ...'ın yaralanması sebebiyle katlanmak durumunda kaldığı 380,00-EUR bedelli kırılan gözlük bedelinin hesaplanması neticesinde belirlenecek geçici iş göremezlik tazminatı ile 380,00-EUR bedelli kırılan gözlük bedelinin davalı ...yönünden haksız fiil tarihi olan 29/07/2021 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 19/11/2022 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise 19/11/2022 tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesi ve maddi tazminat talepleri yanında davacı ...yönünden 7.500,00-EUR manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 29/07/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek değişken faizi ile birlikte davalı...'dan alınarak davacı ...'a verilmesi taleplerine ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.

Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.

Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.

Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.

Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.

Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.

Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s.

1180.bu husus kabul edilmektedir.

Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.

Her ne kadar davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından İzmir ve Manisa adliyelerindeki bir kısım dosyaların duruşmalarına katılacaklarından bahisle mahkememiz dosyası duruşmasına katılamayacaklarını bildirir mazeret dilekçesi sunulmuş ise de, 23/02/2023 tarihli ön inceleme duruşmasının da davalı ... Anonim Şirketi vekilinin mazeret sebebiyle ertelendiği, ayrıca mazeret dilekçesinde bildirilen dosyaların duruşmalarına katılmalarının hangi sebeple mahkememiz dosyası duruşmasına katılmalarına engel teşkil ettiği hususunun gerekçelendirilmediği gibi İzmir Adliyesinde bulunan duruşmalar ile mahkememiz dosyası duruşmasının saati arasında herhangi bir çakışma bulunmadığı, bu kapsamda davalı ... Anonim Şirketi vekilinin mahkememiz dosyası duruşmasına da iştirak edebileceği göz önünde bulundurularak yerinde görülmeyen mazeretin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.

Davaya konu uyuşmazlığın, maddi hasarlı trafik kazası neticesinde maddi ve manevi tazminat bedellerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebine ilişkin olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Hukuki Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı sekizinci kısmının beşinci bölümünde "Ortak Hükümler" ana başlığı altında "Yetkili Mahkeme" alt başlıklı 110. maddesinde ise motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceğinin belirlendiği, yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında davalı sigorta şirketinin Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesinde; ''(1)Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. (2) Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.'' hükmünün düzenlendiği, davalı sigorta şirketlerinin İzmir ilinde Bölge Müdürlüğünün bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda mahkememizin iş bu davaya bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı ... Anonim Şirketi vekilinin yetki ilk itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.

Dava konusu trafik kazasının oluşumundaki kusur ve hasar durumunun tespiti amacıyla dosyanın bir trafik alanında uzman bilirkişi ile bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 27/09/2021 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davalı ... Şirketi nezdinde...plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, davalı ... Şirketi nezdinde...plakalı araca ait olarak düzenlenen İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil belgeleri ile sair deliller göz önünde bulundurularak, dava konusu trafik kazasına karışan...plakalı araç sürücüsü ile ...plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 27/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile trafik kazası sonucunda davacıya ait ...plakalı araçta meydana gelen hasar miktarı ve hasarın onarım bedelinin, araç açısından pert total işlemi uygulanması gerekip gerekmediği, bu kapsamda aracın kaza tarihi itibariyle rayiç değeri ile sovtaj bedelinin ne kadar olduğu, aracın gümrüğe terk edildiği iddiası kapsamında davacı tarafından talep edilebilecek tazminat bedelinin ne kadar olduğu hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 05/06/2023 havale tarihli raporlarında sonuç olarak; kazanın oluşu ve ihlaller bakımından, ...plakalı araç sürücüsü...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 47/b maddesindeki ”Karayollarından faydalananlar; b)Trafik ışıklarına uymak zorundadırlar“ kuralını ve 84/a maddesindeki asli kusurlardan “Kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme.” kuralını ihlal ettiği,... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nunda herhangi bir kural ihlali tespit edilememiş olup, kazanın oluşumunda kural ihlali olmadığı görüş ve kanaatine varıldığını, kaza ile hasarın uyumlu olduğunu, aracın rayiç bedeli bakımından; davaya konu,... plakalı, 2012 model, 269.563 km'deki, ...2.0 TDI DGS 103 KW (140) Steyşın Euro5 marka aracın 29.07.2021 kaza tarihi itibarıyla rayiç değerinin ortalama 7.000,00-EUR olduğunu, rayiç ekspertiz raporu bedeli bakımından; KDV dahil 100,00-EUR ekspertiz raporu bedelinin Almanya koşullarında makul bir bedel olduğunu, yargılama gideri sayılıp sayılmayacağı hususunun taktir ve değerlendirmesinin hukuki bir konu olması nedeniyle mahkemeye ait olduğunu, KDV dahil 2.500,00-TL (faturalı) çekme ve kurtarma bedelinin piyasa koşullarında makul olduğunu mütalaa etmişlerdir.

Taraf vekillerinin itirazları üzerine dosyanın 05/06/2023 havale tarihli raporu tanzim eden bilirkişi heyetine tevdi ile taraf vekillerinin itirazları ayrı ayrı ve gerekçeli olarak değerlendirilmek suretiyle düzenlenecek ek raporun mahkememize sunulmasının istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 05/07/2024 havale tarihli ek raporlarında sonuç olarak; trafik bilirkişi bakımından, kaza anına ait somut bir delil eklenmemesi sebebi ile görüş ve kanaatinde bir değişiklik olmadığını, otomotiv/hasar bilirkişi bakımından; yapılan itirazların, kök raporlarında değerlendirilmiş hususlar olduğunu, kök raporlarındaki görüş, kanaat ve tespitine vardığımız hususlarla ilgili olarak yeniden yapılan inceleme, irdeleme ve araştırma neticesinde, kök raporlarındaki görüş kanaat ve tespitlerinde bir değişiklik olmadığını mütalaa etmişlerdir.

Davalı ...vekilinin bilirkişi heyetinin 05/07/2024 havale tarihli ek raporlarına karşı itirazlarının, Ankara Gar Gümrük Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen 02/03/2023 tarihli ve ... sayılı cevapta; ...plakalı aracın...mbar numarası ile 14.10.2021 tarihinde Ergazi Tasfiye İşletme Müdürlüğü Ambarına teslim alındığı, 01.11.2021 tarihli... nolu Tasfiye Tespit ve Tahakkuk Belgesine istinaden 17.01.2022 tarihli e-ihalede 183.000,00TL bedelle tasfiyesinin gerçekleştirildiğinin mahkememize bildirildiği, Ergazi Tasfiye İşletme Müdürlüğü Tasfiye Servisi tarafından gönderilen müzekkere cevabı ekinde yer alan ekspertiz raporunda da aracın onarım bedelinin 78.000,00-TL olarak tespit edildiğinin belirtildiği, yerleşik Yargıtay içtihatlarında yer aldığı üzere yabancı plakalı araçların hasar tazminat talepleri yönünden aracın pert değerlendirilmesi yapılsa dahi, aracın onarım bedeli, aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri ile karşılaştırılması bakımından önem arz ettiği, şöyle ki; eğer aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri onarım giderinden fazla ise davacı yalnız onarım giderini, onarım giderinden az ise, aracın olay gününde satın alındığı ülkedeki sürüm değerini davalıdan isteyebileceği, kaza tarihi olan 29/07/2021 tarihi itibarıyla Avro Efektif Satış Kurunun 10,1195-TL olduğu, aracın tasfiye edildiği tarih olan 17/01/2022 tarihinde ise Avro Efektif Satış Kurunun 15,4449-TL olduğu, bahsi geçen kurlardan hesaplama yapıldığında, aracın tasfiye bedelinin Almanya ülkesindeki rayiç değerin olarak tespit edilen 7.000,00-EUR bedelini aşar mahiyette olduğu, açıklanan hususlar çerçevesinde davacının aracının rayiç değerinin onarım bedelinden fazla olması halinde onarım bedelini, az olması halinde ise rayiç değerini isteyebileceğinin kararlaştırılması karşısında seçimlik hakkın davacıya ait olduğu ve bahsi geçen düzenlemelerin davacı lehinde düzenlemeler olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde rayiç bedelin talep edildiği, bu durumun davalı aleyhinde bir durum oluşturmadığı anlaşılmakla reddine karar verilmiştir.

Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde; ''Bedensel zararlar özellikle şunlardır:

1.Tedavi giderleri.

2.Kazanç kaybı.

3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.

4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.'' şeklinde ifade edilmiştir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin bu ihlâl nedeniyle ekonomik geleceği sarsılmış olabilir. Bu tür zararlar çalışma gücünün tamamen veya kısmen kaybı nedeniyle ortaya çıkan zararlar dışında ekonomik geleceğin sarsılmasının meydana getirdiği zararlardır. Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar müstakbel zararlardır ve bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir. Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişi çalışma gücünde bir azalma meydana gelmese dahi iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çekmekte veya aynı işte çalışsa dahi ihlâlden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalmaktadır.

Trafik kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmini için dava açmak için yasada öngörülen süre mağdurun uğradığı zararı ve failini öğrendiği tarihten itibaren 2 yıldır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinde de bu süre 2 yıl olarak öngörülmüştür. Kaza sonucu dava açarak zararlarının giderilmesini isteyecek kişiler bu iki yıllık süre içinde dava açmak zorundadır. Her halükarda ise kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra dava açma hakkı zaman aşımına uğrar. Burada bir istisna vardır. O da eğer failin trafik kazası ile sonuçlanan eylemi aynı zamanda ceza kanunlarına göre suç teşkil ediyorsa ve bu suç için ceza kanunlarında daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörülmüş ise tazminat davası açma süresi de ceza kanunlarında düzenlenmiş olan daha uzun zaman aşımı süresine uzar. Bu husus 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinin birinci fıkrasının 2. cümlesinde ''Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.'' şeklinde ifade edilmiştir.

Sürekli kısmi işgöremezlik, organ eksilmesi veya organ zayıflaması nedeniyle beden gücünün belli bir oranda azalması durumudur. Bu durumdaki kişi çalışmasını sürdürebilir ise de, yaşıtlarına ve aynı işi yapanlara göre (sakatlığı oranında daha fazla güç ve çaba harcayacağından), kazançlarında bir azalma olmasa bile (sakatlığı oranında) tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilmekte; buna Yargıtay kararlarında "güç kaybı-efor kaybı" tazminatı denilmektedir.

Sürekli kısmi işgöremezlik durumundaki kişi, çalışan ve kazanç elde eden biri olmayıp da işsiz, yaşlı, emekli, ev kadını, çocuk olsa bile, bunlar günlük yaşamlarını sürdürürlerken "sakatlıkları oranında zorlanacak olmaları" nedeniyle tümünün "güç kaybı tazminatı" isteme hakları bulunduğu kabul edilmektedir.

Sürekli tam işgöremezlik, beden gücünün bütünüyle yitirilmesi durumudur. Bu durumdaki kişi artık çalışamayacak ve kazanç elde edemeyecektir. Bu nedenle tazminatı yüzde yüz oranı üzerinden hesaplanacak, giderek başkasının yardımıyla yaşamını sürdürmesi zorunluluğu varsa, ayrıca tazminat bakıcı giderleri de eklenecektir ( Ç. Ahmet Çelik: Trafik Kazalarında Tazminat ve Sigorta Hukuk ve Ceza Sorumluluğu, Seçkin Yayınevi, Nisan 2017, s: 385vd.). 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, ''işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur'', aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, ''bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı'', aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, ''işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' şeklinde ifade edilmiştir.

Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun'un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.

Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s.

1180.bu husus kabul edilmektedir.

Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp çözümlenmesi gerekmektedir. Karayolları Trafik Kanunu’nda zorunlu trafik sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan haller de açıkça düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 'Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar' başlıklı 92. maddesinde: ''Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.

a)İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,

b)İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,

c)İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,

d)Bu Kanun’un 105. maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,

e)Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,

f)Manevi tazminata ilişkin talepler'' hükmü ile zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış, burada örnekseme yoluna gidilmeyip tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralanmıştır.

Bu noktada üzerinde durulması gereken hususlardan birisi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92/b. maddesinde yer alan "İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğuna'' ilişkin hükümdür. Bu hükümle kanun koyucu; tehlike sorumlusu zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu kapsamından, sadece tehlike sorumlusu olan işletenin eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararları çıkarmıştır. Şu haliyle, anılan kişilerin mallarına gelen zararlar dışında kalan ölüm ve yaralanmaya ilişkin cismani zararlar ise sigortacının sorumluluğu kapsamında bırakılmış; böylece tehlike sorumlusunun yakınlarının dahi belirtilen anlamda sigorta kapsamında olduğu benimsenmiştir. Durum bu olunca, işletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin ölümü veya yaralanmaları halinde bundan kaynaklanan zararlarının zorunlu sigorta kapsamında olduğu kabul edilmelidir. Araç sürücüsünün veya yakınlarının talepleri ise 92. madde kapsamında yer almamakla sigortacının sorumluluğu kapsamında kabul edilmiştir. 14/04/2016 günü yapılan ve 26/04/2016 tarihinde 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik ile; 6704 Sayılı Kanunun üçüncü maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi değiştirilmiş, değişik; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü yer almaktadır. Yine aynı Kanun'un 4. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir. ''g)Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,

h)İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,

ı)Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler''in de teminat dışı olduğu düzenlenmiştir.

İş Hukukunda ve Sosyal Güvenlik Hukukunda "sürekli iş göremezlik" olarak adlandırılan bedensel zararlara "kalıcı sakatlık" denildiği gibi, Yargıtay kararlarında ve Adli Tıp Kurumu raporlarında "beden gücü kaybı" veya "çalışma gücü kaybı" ya da "meslekte kazanma gücü kaybı" da denilmektedir. Sürekli iş göremezlik durumu kendi içinde sürekli kısmi iş göremezlik ve sürekli tam iş göremezlik olarak ikiye ayrılmaktadır. Sürekli kısmi iş göremezlik hâline giren kişi çalışmasını sürdürebilir ise de, yaşıtlarına ve aynı durumda olanlara göre (sakatlığı oranında daha fazla güç ve çaba harcayacağından), kazançlarında bir azalma olmasa bile (sakatlığı oranında) tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilmektedir.

Sürekli tam iş göremezlik, beden gücünün bütünüyle yitirilmesi durumudur. Bu durumdaki kişi artık çalışamayacak ve kazanç elde edemeyecektir. Bu nedenle tazminat yüzde yüz oranı üzerinden hesaplanacak, giderek başkasının yardımıyla yaşamını sürdürmesi zorunluluğu varsa, ayrıca tazminata bakıcı giderleri de eklenecektir.

Geçici iş göremezlik tazminatı ise, haksız fiil neticesinde yaralanan kişinin, yaralanması neticesinde gördüğü veya göreceği tedavi süresince, sağlıklı iken elde ettiği ancak yaralanması sebebiyle tedavisi tamamlanana kadar mahrum kaldığı gelirlerinden ibarettir. Geçici iş göremezlik tazminatı açısından hak talep edilebilmesi için, bahsedildiği üzere kişinin gelir getirici bir işte çalışması ve yaralanması neticesinde tedavi süresinde gelirlerinden mahrum kalması şarttır.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmeli, buna göre; 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 01/09/2013 sonrası ile 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu (ATK tarafından bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmadığının bildirilmesi durumunda ise 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması), 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir.

Davacılar vekilinin,... TC kimlik numaralı davacı ...'ın Almanya ülkesinde bulunan hastaneye başvurusu üzerine düzenlenen 06/08/2021 ve sonrasına ait acil servis kayıtlarını, radyolojik görüntüleri içerir tedavi evraklarını (mümkünse DICOM formatında röntgen, MR, grafi vb. belgeleri de içerir şekilde) eksiksiz olarak ve tercümeli şekilde verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmadığı anlaşılmakla, davacı ...'ın Almanya ülkesinde bulunan hastaneye başvurusu üzerine düzenlenen 06/08/2021 ve sonrasına ait acil servis kayıtlarını, radyolojik görüntüleri içerir tedavi evraklarına delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmiştir.

Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı ...'a ait Şereflikoçhisar Devlet Hastanesi ve Niğde Ömer Halisdemir Hastanesi tarafından düzenlenen tedavi evrakları, dava dilekçesine ekli olarak sunulan yurt dışında düzenlenen tedavi evrakları ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, 29/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı davacı ...'ın yaralanması sebebiyle geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu hususunun, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan ''Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik''' hükümleri çerçevesinde dosya üzerinden yapılacak inceleme neticesinde tespit edilerek düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 29/07/2021 meydana gelen trafik kazasından dolayı davacı ...'ın yaralanması sebebiyle geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 09/01/2024 tarihli maluliyet raporunda sonuç olarak; bulgulara dayanılarak 02.05.1996 doğumlu ...'ın 29.07.2021 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, olay tarihinde yürürlükte olan ve istem yazınızda belirtilen “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde; şahısta birden fazla arıza olması nedeniyle Balthazard Formülü uygulandığında kişinin davaya konu olaya bağlı engellilik oranı %15,4 (yüzdeonbeşvirgüldört) olarak bulunduğunu, mahkeme dosyası içerisinde yer alan İşgöremezlik Raporları (incelenen evrak N0:8) göz önünde bulundurulduğunda tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 37 (otuzyedi) gün olarak kabulünün uygun olacağı mütalaa edilmiştir.

Davalı ...vekili ile davalı...Anonim Şirketi vekilinin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'ın yaralanması sebebiyle geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) tespitine ilişkin olarak düzenlenen 09/01/2024 havale tarihli maluliyet raporuna karşı itirazlarının, raporda tespit edilen geçici iş göremezlik süresinin dava dilekçesi ekinde sunulan ve yeminli tercüman tarafından tercüme edilmiş olup, tedavi evrakları kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde belirlendiği, geçici iş göremezlik süresi açısından sağlık kurum ve kuruluşları tarafından düzenlenen raporların esas alınmasının yerinde ve makul olduğu anlaşılmakla reddine karar verilmiştir.

Davacı ...'ın geçici iş göremezlik tazminatı talebi açısından hesaplama yapılması amacıyla dosyanın mahkememizce resen belirlenecek aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisine tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 27/09/2021 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, davalı ... Şirketi nezdinde...plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, davalı ... Şirketi nezdinde...plakalı araca ait olarak düzenlenen İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil belgeleri, bilirkişi heyetinin 05/06/2023 havale tarihli raporları, bilirkişi heyetinin 05/07/2024 havale tarihli ek raporları, davacı ...'a ait Şereflikoçhisar Devlet Hastanesi ve Niğde Ömer Halisdemir Hastanesi tarafından düzenlenen tedavi evrakları, dava dilekçesine ekli olarak sunulan yurt dışında düzenlenen tedavi evrakları, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'ın yaralanması sebebiyle geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) tespitine ilişkin olarak düzenlenen 09/01/2024 havale tarihli maluliyet raporu, davacı ...'a ait ...plakalı aracın hasar kaydı olup olmadığı ve 27/09/2021 tarihinde vuku bulan trafik kazası açısından davacı ...'a herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin olarak düzenlenen ilgili evrak ve kayıtların okunaklı, tercümeli ve onaylı sureti ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; güncel Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları doğrultusunda davacı ...'a ait olarak vergilendirilmiş gelir (Almanya ülkesi asgari ücret verisi) hesaplamaya esas alınarak, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri ile27/09/2021 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, bilirkişi heyetinin 05/06/2023 havale tarihli raporları, bilirkişi heyetinin 05/07/2024 havale tarihli ek raporları, ve kazanın meydana geliş şekli çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde, dava konusu trafik kazasının kırmızı ışık ihlali yaptığı tespit edilen ...plakalı araç sürücüsü davalı...'ın %100 oranında asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiği yönünde yapılan mahkememiz kabulü ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'ın yaralanması sebebiyle geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) tespitine ilişkin olarak düzenlenen 09/01/2024 havale tarihli maluliyet raporuna göre dava konusu trafik kazasında yaralanması sebebiyle davacı ...'ın geçici iş göremezlik süresinin ise 37 (otuzyedi) gün olduğu, davacının sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olmadığı dikkate alınarak, davacı ...'ın 29/07/2021 tarihinde gerçekleşen yaralamalı trafik kazasında yaralanmasından dolayı mahrum kaldığı geçici iş göremezlik tazminatı alacağının varsa davaya konu 29/07/2021 tarihli yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacı ...'a dava konusu trafik kazasında yaralanması sebebiyle dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu ve davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda yapılan rücuya tabi ödemenin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, ödeme günü ile geçici iş göremezlik tazminatının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi ile birlikte hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatından indirilmesi suretiyle hesaplanarak, davaya konu edilen geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden davacının talep edebileceği tazminat miktarının Almanya ülkesi asgari ücret verilerine göre hesaplanması suretiyle belirtilerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, aktüerya alanında uzman bilirkişinin 12/03/2025 havale tarihli raporunda sonuç olarak; 29.07.2021 tarihinde yaralanan ...'ın geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 2.524,63-€ olduğunu, davacının gözlük bedelinin 380,00-€'ya tekabül ettiğini, bu bedelin de maddi zarar kalemi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olduğunu, davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğunu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 430.000,00-TL olduğunu mütalaa etmiştir.

Davalı ...vekilinin aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisinin 12/03/2025 havale tarihli raporuna karşı itirazlarının, asgari ücret verisinin Berlin Büyükelçiliği tarafından bildirilen bedel üzerinden hesaplandığı, gözlük bedelinin fatura kapsamında ispat edildiği anlaşılmakla reddine, sair itirazların hukuki değerlendirmeye muhtaç konulardan olması sebebiyle esas hakkındaki hükümle birlikte mahkememizce değerlendirilmelerine karar verilmiştir.

Davalı...Anonim Şirketi vekilinin aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisinin 12/03/2025 havale tarihli raporuna ve bedel artırım dilekçesine karşı itirazlarının, proporsiyon hesabının hayat sigortası sözleşmelerinden kaynaklanan davalarda yaptırılan hesaplamalarda söz konusu olduğu, dava konusu talepler açısından proporsiyon hesabı yapılmasına yer ve gerek olmadığı anlaşılmakla reddine, itiraz konularının hukuki değerlendirmeye muhtaç konulardan olması sebebiyle esas hakkındaki hükümle birlikte mahkememizce değerlendirilmelerine,

Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisinin 12/03/2025 havale tarihli raporuna ve bedel artırım dilekçesine karşı itirazlarının, itiraz konularının hukuki değerlendirmeye muhtaç konulardan olması sebebiyle esas hakkındaki hükümle birlikte mahkememizce değerlendirilmeleri yönünde ara karar tesis edilmiştir.

Davacı vekilinin 28/03/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile ...'a ait araçta meydana gelen 7.500,00-EUR ve 2.500,00-TL çekici ücretinden oluşan maddi tazminatın çekici ücretinden sadece davalı ...sorumlu olmak üzere haksız fiil tarihi olan 29.07.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, diğer yabancı para cinsinden talep edilen tazminatın fiili ödeme tarihindeki TCMB Efektif Satış Kuru TL karşılığının, davalı...Anonim Şirketinden temerrüt tarihi olan 19.11.2022 tarihinden itibaren (ZMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere), davalı ... Anonim Şirketinden temerrüt tarihi olan 19.11.2022 tarihinden itibaren (ZMMS poliçe teminat limitini aşan tutar bakımından İMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ...'ın bilirkişi ücreti olarak ödediği 100,00-EUR’nun yargılama giderlerinden sayılarak, fiili ödeme tarihindeki TCMB Efektif Satış Kuru karşılığı Türk lirası olarak davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ...'da oluşan geçici iş göremezlik zararı için artırım talebimiz dikkate alınarak 2.524,63-EUR ile kırılan gözlük bedeli karşılığı 380,00-EUR olmak üzere 2.904,63-EUR maddi tazminatın davalı...'dan haksız fiil tarihi olan 29.07.2021 tarihinden itibaren, davalı...Anonim Şirketi'nden temerrüt tarihi olan 19.11.2022 tarihinden itibaren (ZMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere), davalı ... Anonim Şirketinden temerrüt tarihi olan 19.11.2022 tarihinden itibaren (ZMMS poliçe teminat limitini aşan tutar bakımından İMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ...için 7.500,00-EUR manevi tazminatın davalı...'dan haksız fiil tarihi olan 29.07.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte tahsiline,

Arabuluculuk aşaması ile ilgili vekalet ücreti de dikkate alınarak bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına ve kanuni vekâlet ücretinin KDV hariç olarak hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalı taraflara yüklenmesine karar verilmesi talep ettiği, artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmektedir. ... Anonim Şirketi nezdinde,...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin incelenmesinde, poliçenin 15/01/2021 ile 15/01/2022 tarihleri arasında geçerli olduğu, teminat limitinin kaza tarihi itibarıyla araç başına maddi hasar teminatı yönünden 43.000,00-TL, şahıs başına sakatlanma ve ölüm teminatı yönünden ise 430.000,00-TL olduğu görülmektedir. ... Anonim Şirketi nezdinde,...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen ... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesinin incelenmesinde, poliçenin 15/01/2021 ile 15/01/2022 tarihleri arasında geçerli olduğu, İMM Bedeni ve Maddi Ayrım Yapılmaksızın teminat limitinin kaza tarihi itibarıyla 150.000,00-TL olduğu görülmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi (818 sayılı BK'nun 47. md.) hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Dava konusu trafik kazasının meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla ülkenin mevcut ekonomik koşulları, trafik kazası neticesinde davacının vücut bütünlüğünde sürekli iş göremezlik oranı oluşmaması ve davacının geçici iş göremezlik süresi, tarafların kusur durumları, yargılama neticesinde davacı lehine hüküm altına alınan maddi tazminat bedeli göz önünde bulundurularak, kazanın meydana gelmesi noktasında davalı sürücü...'ın kırmızı ışıkta geçmek suretiyle kazaya sebebiyet vermesi kapsamında %100 oranında asli ve tam kusurlu olması, yaralanması sebebiyle davacının geçici iş göremezlik süresinin 37 gün olması ve tarafların sosyal ekonomik durumları kapsamında tespit edilen gelirleri ile lehine hükmedilen maddi tazminat bedeli dikkate alınarak, 750,00-EUR manevi tazminat takdirinin uygun olacağı hususunda mahkememiz nezdinde hukuki ve vicdani kanaat hasıl olmuş ve bu doğrultuda hüküm kurma yoluna gidilmiştir. Davalı...'ın kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olan araç sürücüsü ve aynı zamanda ...plakalı aracın maliki olduğu gözetildiğinde, davalı ...yönünden temerrüt olgusunun haksız fiil tarihinde vuku bulduğu izahtan varestedir.

Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı...Anonim Şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 03/11/2022 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 16/11/2022 tarihinde temerrüte düştüğü kanaatine varılmıştır.

Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı ... Anonim Şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 03/11/2022 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 16/11/2022 tarihinde temerrüte düştüğü kanaatine varılmıştır.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. maddesinde; ''Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır. Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçe ve yapılan diğer işlemler ayrı ücreti gerektirmez. Hükümlerin tavzihine ilişkin istemlerin ret veya kabulü halinde de avukatlık ücretine hükmedilemez. Buna karşılık, icra takipleriyle, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştayda temyizen ve bölge idare ve bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir.'' hükmüne yer verilmiş olup, avukatlık ücretinin kapsadığı işlere yer verilmiştir.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 16. maddesinde ise 'Arabuluculuk, Uzlaşma Ve Her Türlü Sulh Anlaşmasında Ücret' hususunda; ''1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde uzlaşma sağlama, arabuluculuk, uzlaştırma ve her türlü sulh anlaşmalarından doğacak avukatlık ücreti uyuşmazlıklarında bu Tarifede yer alan hükümler uyarınca hesaplanacak miktarlar, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerini oluşturur. (2) Ancak, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerde aşağıdaki hükümler uygulanır:

a)Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanır. Şu kadar ki miktarı 7.200,00 TL’ye kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde avukatlık ücreti, 1.080,00 TL. maktu ücrettir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.

b)Konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktu ücrettir.

c)Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, 1.080,00 TL. maktu ücrete hak kazanır. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.

ç)Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek bu Tarifeye göre belirlenir.'' hükmü düzenlenmiştir.

Yine her ne kadar davacı vekilince dava dilekçesinde, arabuluculuk vekalet ücretinin hüküm altına alınması talep edilmiş ise de, yukarıda yer verilen kanun ve tarife hükümleri kapsamında, avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığı olduğunun, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukatın ücrete hak kazanacağının, ancak bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceğinin, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücretin (c) bendine göre ödediği maktu ücretin mahsup edilmesi ile bu tarifeye göre belirleneceğinin düzenlendiği, avukatın müvekkili olan tarafın yargılama sonucunda vekili olan avukata ödeyeceği vekalet ücretinin, anlaşmazlık ile sonuçlanan arabuluculuk faaliyeti kapsamında ödemesi gereken vekalet ücreti miktarının mahsup edilmesi neticesinde hesaplanacak bakiye bedelden ibaret olduğu dikkate alındığında, yapılan yargılama neticesinde ödenecek vekalet ücreti açısından avukatın müvekkili olan tarafa anlaşmazlık ile sonuçlanan arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin ek bir külfet olarak yüklenmediği, müvekkili tarafından ödenecek sonuç vekalet ücreti içerisinde arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin de yer aldığı, belirtilen sebepler dahilinde arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin, yargılama sonucunda hüküm altına alınan vekalet ücretinden hariç tutulduğuna dair herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, aksine arabuluculuk vekalet ücretinin, avukatın yargılama sonucunda hak edeceği vekalet ücreti içerisinde yer alacağının düzenlendiği, ilgili kanun ve mevzuat hükümleri kapsamında avukatın müvekkiline yüklenmeyen arabuluculuk vekalet ücretinin karşı taraftan tahsilinin talep edilmesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği gibi iyi niyet kurallarına da aykırılık teşkil edeceği ve hukuk düzeni tarafından korunmasının mümkün olmadığı göz önünde bulundurularak, davacı vekilinin arabuluculuk taraf vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında davalılardan tahsili ile davacıya verilmesi talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.

Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davacılar ... ve ...ile davalı...'a ait vukuatlı nüfus aile kayıt örnekleri, davalı...Anonim Şirketi nezdinde,...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, dava konusu 29/07/2021 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacılar tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası, yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar, davalı ... Anonim Şirketi nezdinde,...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi, dava konusu 29/07/2021 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacılar tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyasının ve ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar, Şereflikoçhisar Devlet Hastanesi nezdinde, 29/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı ...'a ait olarak bulunan tedavi evrakları, Niğde Ömer Halisdemir Hastanesi nezdinde, 29/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı ...'a ait olarak bulunan tedavi evrakları, Türkiye Noterler Birliği nezdinde, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 29/07/2021 tarihi ve mevcut durum itibariyle...plakalı ve mevcut ise ...yabancı plakalı ... şase numaralı araca ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri, İzmir SGK İl Müdürlüğü nezdinde davacı ...'a ait olarak bulunan iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde, davacı ...'a ait ...yabancı plakalı ... şase numaralı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, bilirkişi heyetinin 05/06/2023 havale tarihli raporları, bilirkişi heyetinin 05/07/2024 havale tarihli ek raporları, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 29/07/2021 meydana gelen trafik kazasından dolayı davacı ...'ın yaralanması sebebiyle geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 09/01/2024 tarihli maluliyet raporu, aktüerya alanında uzman bilirkişinin 12/03/2025 havale tarihli raporu, davacı vekilinin28/03/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, 29/07/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde davacı ...'a ait ...plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenecek hasar bedeli ile çekici bedelinin davalı ...yönünden haksız fiil tarihi olan 29/07/2021 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 19/11/2022 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise 19/11/2022 tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesi, davacı ... tarafından yapılan 100,00-EUR tutarındaki bilirkişi ücretinin yargılama giderleri arasında sayılarak fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesi ile ayrıca kazada ...plakalı otomobilde yolcu konumunda iken yaralanan davacı ...'ın geçici iş göremezlik (iyileşme) süresinin ne kadar olduğu, oluşmuş ise geçici iş göremezlik süresinin belirlenmesi, geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı gelirlerinin, ayrıca davacı ...'ın yaralanması sebebiyle katlanmak durumunda kaldığı 380,00-EUR bedelli kırılan gözlük bedelinin hesaplanması neticesinde belirlenecek geçici iş göremezlik tazminatı ile 380,00-EUR bedelli kırılan gözlük bedelinin davalı ...yönünden haksız fiil tarihi olan 29/07/2021 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 19/11/2022 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise 19/11/2022 tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesi ve maddi tazminat talepleri yanında davacı ...yönünden 7.500,00-EUR manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 29/07/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek değişken faizi ile birlikte davalı...'dan alınarak davacı ...'a verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının ...plakalı araç sürücüsü...'ın, kavşakta kendisine yanmakta olan kırmızı ışıkta geçerek aracının sol ön kısımları ile yolun sol kısmından kavşağa giriş yapan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı aracın sağ ön yan kısımlarına çarpması neticesinde vuku bulduğu, kazanın kırmızı ışık ihlali yapmak suretiyle kazanın oluşumuna sebebiyet veren ...plakalı araç sürücüsü...'ın %100 oranında asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiği, kaza dolayısıyla davacı ...'a ait... plakalı araçta hasar oluştuğu, davacı ...'ın yaralandığı,... plakalı araçta oluşan hasar sebebiyle aracın onarımının gerekli olduğu ve yürür vaziyette olmadığı, aracın kaza mahallinden çekici suretiyle taşınarak 14/10/2021 tarihinde Ankara Gar Gümrük Müdürlüğüne terk edildiği, bu kapsamda oluşan zararın yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları çerçevesinde aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinden ibaret olduğu, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 7.000,00-EUR olduğu, rayiç ekspertiz raporu bedeli bakımından; KDV dahil 100,00-EUR ekspertiz raporu bedelinin Almanya koşullarında makul bir bedel olduğunu, yargılama gideri sayılıp sayılmayacağı hususunun taktir ve değerlendirmesinin hukuki bir konu olması nedeniyle mahkemeye ait olduğunu, KDV dahil 2.500,00-TL (faturalı) çekme ve kurtarma bedelinin piyasa koşullarında makul olduğu, davacı ...'ın mevcut raporları da gözetildiğinde yaralanması çerçevesinde iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 37 gün olduğu, davacı vekili tarafından 11/11/2024 havale tarihli dilekçesi ekinde sunulan İzmir .. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasına Berlin Büyükelçiliği tarafından gönderilen müzekkere cevabı ekinde yer alan verilere göre 2021 yılında Almanya ülkesinde mevcut olan asgari ücret bedelinin 2.047,00-EUR olduğu, bu kapsamda 37 günlük geçici iş göremezlik süresince ...'ın mahrum kaldığı gelirinin 2.524,63-EUR olduğu, kazada davacının gözlüğünün kırıldığı, sunulu faturadan anlaşıldığı üzere gözlüğün bedelinin 380,00-EUR olduğu, kazanın meydana gelmesi noktasında davalı sürücü...'ın kırmızı ışıkta geçmek suretiyle kazaya sebebiyet vermesi kapsamında %100 oranında asli ve tam kusurlu olması, yaralanması sebebiyle davacının geçici iş göremezlik süresinin 37 gün olması ve tarafların sosyal ekonomik durumları kapsamında tespit edilen gelirleri ile lehine hükmedilen maddi tazminat bedeli dikkate alınarak, 750,00-EUR manevi tazminat takdirinin uygun olacağı kanaatiyle,...Anonim Şirketi nezdinde,...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin 15/01/2021 ile 15/01/2022 tarihleri arasında geçerli olduğu, teminat limitinin kaza tarihi itibarıyla araç başına maddi hasar teminatı yönünden 43.000,00-TL, şahıs başına sakatlanma ve ölüm teminatı yönünden ise 430.000,00-TL olduğu, ... Anonim Şirketi nezdinde,...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesinin 15/01/2021 ile 15/01/2022 tarihleri arasında geçerli olduğu, İMM Bedeni ve Maddi Ayrım Yapılmaksızın teminat limitinin kaza tarihi itibarıyla 150.000,00-TL olduğu, sigorta şirketlerinin sorumluluklarının ilgili rizikolar açısından poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğu, bu kapsamda davacı ...'a ait araçta oluşan hasar sebebiyle doğan maddi tazminat talebi yönünden davalı...Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limiti olan 43.000,00-TL, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limiti olan 150.000,00-TL ile sınırlı ve 43.000,00-TL'yi aşan kısım yönünden davalı ...ile birlikte sorumlu oldukları, sigorta şirketlerinin kaza neticesinde oluşan doğrudan zararlardan sorumlulukları olduğu, çekici ücretinin ise dolaylı zararlardan olması kapsamında sigorta şirketlerinin sorumluluklarında bulunmadığı, kaldı ki davacı tarafın çekici ücreti yönünden talebinin de yalnızca davalı...'a yönelik olduğu, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden geçici iş göremezlik tazminatı bedelinin davalı...Anonim Şirketi tarafından tanzim edilen sigorta poliçesinin teminat limitinde kaldığı, 430.000,00-TL'yi aşan miktarda geçici iş göremezlik tazminatı talebi bulunmadığından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden sigorta şirketinin teminat limitinin yeterli olması çerçevesinde bu kalem yönünden İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı ... Anonim Şirketine gidilmesine gerek olmadığı, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi teminat limitini aşan kısım yönünden sorumlu olan ... Anonim Şirketine geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden başvurulamayacağı, doğrudan zararlardan olan geçici iş göremezlik tazminatı ile gözlük ücreti bedelinden ibaret tazminat bedellerinden davalı ...ile davalı...Anonim Şirketinin sorumlulukları bulunduğu, davacı vekilinin 28/03/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacı ...yönünden talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini 2.524,63-EUR'ya artırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, davalı...'ın kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olan araç sürücüsü ve aynı zamanda ...plakalı aracın maliki olduğu gözetildiğinde, davalı ...yönünden temerrüt olgusunun haksız fiil tarihinde vuku bulduğu, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı...Anonim Şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 03/11/2022 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 16/11/2022 tarihinde temerrüte düştüğü, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı ... Anonim Şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 03/11/2022 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 16/11/2022 tarihinde temerrüte düştüğü, sigorta şirketlerinin temerrüt tarihleri açısından dava dilekçesinde 19/11/2022 tarihi esas alınmak suretiyle talepte bulunulduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince talep edilen temerrüt tarihinin esas alınması gerektiği, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını dava ve bedel artırım dilekçeleri çerçevesinde usulüne uygun deliller vasıtasıyla kısmen ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Hükmün 2/a. ve 2/b. maddelerinin ilk paragraflarında ''.....davalılar...,...Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,'' ibarelerine yer verilmiş, ikinci paragraflarında da ''Davalı ... Anonim Şirketi yönünden talebin REDDİNE,'' ibarelerine yer verilmek suretiyle hüküm kurulmuş, bahsi geçen hükümler çelişki oluşturmakta ise de, ilk paragraflarda yer verilen ''... Anonim Şirketinden'' ibarelerinin basit, açık ve anlaşılabilir maddi bir hatadan kaynaklı olarak belirtilen yerlere yazıldığı, bahsi geçen ibarenin belirtilen maddelerin ilk paragraflarından çıkartılması gerektiği anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 305. maddesi uyarınca 2/a. ve 2/b. maddelerinin ilk paragraflarında yer alan ''.....davalılar...,...Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,'' ibarelerinin ''.....davalılar ...ve...Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,'' şeklinde tashihine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,

1.Davacı ...'ın araç hasarına yönelik maddi tazminat talepleri yönünden;

a)Hasar onarım bedeli tazminatı talebinin KISMEN KABULÜNE, 7.000,00-EUR maddi tazminatın, davalı ...yönünden haksız fiil tarihi olan 29/07/2021 tarihinden, davalı...Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limiti olan 43.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla ve davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak 19/11/2022 tarihinden itibaren, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limiti olan 150.000,00-TL ile sınırlı ve 43.000,00-TL'yi aşan kısım yönünden sorumlu olmak kaydıyla ve de davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak 19/11/2022 tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalılar...,...Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 500,00-EUR onarım bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

b)Çekici ücreti tazminatı talebinin KABULÜNE, 2.500,00-TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 29/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,

c)Ekspertiz ücreti bedeli talebi açısından 100,00-EUR tutarındaki bedelin yargılama giderleri arasında dikkate alınmasına,

2.Davacı ...'ın cismani zarar talepleri yönünden; A)Maddi tazminat talepleri yönünden;

a)Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,

-Davalılar ...ve...Anonim Şirketi yönünden talebin KABULÜNE, 2.524,63-EUR maddi tazminatın, davalı ...yönünden haksız fiil tarihi olan 29/07/2021 tarihinden, davalı...Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limiti olan 430.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla ve davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak 19/11/2022 tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalılar...,...Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, -Davalı ... Anonim Şirketi yönünden talebin REDDİNE,

b)Gözlük bedeli tazminatı talebinin KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,

-Davalılar ...ve...Anonim Şirketi yönünden talebin KABULÜNE, 380,00-EUR maddi tazminatın, davalı ...yönünden haksız fiil tarihi olan 29/07/2021 tarihinden, davalı...Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limiti olan 430.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla ve davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak 19/11/2022 tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalılar...,...Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, -Davalı ... Anonim Şirketi yönünden talebin REDDİNE,

B)Manevi tazminat talepleri yönünden davanın KISMEN KABULÜNE, 750,00-EUR manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 29/07/2021 tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalı...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 6.750,00-EUR manevi tazminat bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

3.Davacı vekilinin arabuluculuk vekalet ücreti talebinin REDDİNE,

4.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla; Davacı ...'ın araç hasarına yönelik maddi tazminat talepleri yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 9.686,36-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 2.591,51-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 7.094,85-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen (Davalı...Anonim Şirketi 2.151,47-TL'sinden sorumlu olmak üzere) tahsili ile Hazineye irat kaydına, Davacı ...'ın maddi tazminat talepleri yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 3.948,46-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 299,06-TL peşin harç ve 284,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 3.365,40‬-TL karar ve ilam harcının davalılar ...ve...Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Davacı ...'ın manevi tazminat talebi yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 1.019,53-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 2.548,82-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.529,29-TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ...'a iadesine,

5.Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 3.910,21-TL peşin harç ve 284,00-TL tamamlama harcı olmak üzere olmak üzere toplam 4.274,91‬-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

6.Davacı ... tarafından yapılan 100,00-TL posta+KEP masrafı, 4.050,00-TL bilirkişi ücreti ile 1.990,00-TL ((100,00-EUR x 19,90-TL (15/12/2022 M.B. Efektif Satış)) ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 6.140,00-TL yargılama giderinin davanın ... yönünden kabul oranı dikkate alınarak 5.737,22-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

7.Davacı ...'ın maddi tazminat talepleri yönünden yapılan elektronik tebligat, normal tebligat, posta+KEP masrafı, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.359,50-TL yargılama giderinin davalılar ...ve...Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine bakiye yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

8.Davacı ...'ın manevi tazminat talepleri yönünden yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

9.Davalı ...tarafından yapılan 150,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikket alınarak 89,68-TL'sinin davacılardan tahsili ile davalı...'a verilmesine, bakiye yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

10.Maddi tazminat talepleri yönünden;

a)Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar...,...Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,

b)Davalıların kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 9.950,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılar...,...Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketine verilmesine,

c)Davacı ...'ın kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ...ve ...Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,

11.Manevi tazminat yönünden; davacı ...'in kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 14.925,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,

12.14/03/2025 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli E.2024/29 K.2024/226 numaralı kararı dikkate alınarak reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı aleyhine davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesine,

13.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalılar...Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi'nden müştereken müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,

14.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, davacılar vekili ile davalı ...vekilinin yüzlerine karşı, ...Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi vekilinin yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/06/2025 Katip...

(e-imzalıdır)

Hakim...

(e-imzalıdır)

TASHİH ŞERHİ

10/06/2025 tarihli... Karar sayılı hükmünün 2/a. ve 2/b. maddelerinin ilk paragraflarında yer alan ''.....davalılar...,...Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,'' ibarelerinin ''.....davalılar ...ve...Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,'' şeklinde TASHİHİNE karar verilmiştir.10/06/2025

Katip...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog