9. Hukuk Dairesi 2025/9285 E. , 2026/13 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 28. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.06.2006-05.10.2017 tarihleri arasında aralıksız şekilde İstanbul ili ... ilçesinde bulunan müzelerde güvenlik amiri olarak çalıştığını, müvekkiline davalılar tarafından gönderilen 27.09.2017 tarihli yazı ile müvekkilinin güvenlik amirliği görevinden alınarak 04.10.2017 tarihinden itibaren sahada güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başlamasının istenildiğini, bu durumun iş sözleşmesinin esaslı şartlarında değişiklik anlamına geldiğini, müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... (... ... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; asıl ve tek işverenin Kültür ve Turizm Bakanlığı olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iş sözleşmesini kendisinin sonlandırdığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, davacının fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığını, haftalık 5 saatlik fazla çalışma ücretinin, ücretinin içerisinde olduğunu, davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, husumetin Kültür ve Turizm Bakanlığı ... İşletmesi ... Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, davacının Şirket çalışanı olduğunu, davacının güvenlik görevlisi olarak çalıştığı ... ... Şirketi ile İstanbul ... Müdürlüğü arasında tanzim edilen sözleşme gereğince yüklenicinin çalıştırdığı personelin ücretlerinden, sigorta primlerinden, tazminat ve diğer özlük haklarından sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işçinin feshinin haklı nedene dayandığı, işi kendisinin bıraktığını bildiren davacının ihbar tazminatına hak kazanamayacağı, tanık anlatımları nazara alınarak davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazandığı, davalı Şirketin ihale yoluyla davalı Bakanlıktan güvenlik temin ettiği anlaşıldığından davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu gerekçesiyle ihbar tazminatı reddedilmek, diğer talepler hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin davacı tarafından feshedildiği, iş sözleşmesini fesheden tarafın ihbar tazminatına hak kazanamayacağı, tanık beyanına göre tespit edilen fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağından yapılan indirimin dosya kapsamına uygun olduğu, davalılar arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davacının yaptığı iş, işin niteliği, kıdemi, tanık beyanı, emsal ücret araştırması ve toplu iş sözleşmesi kapsamına göre davacının tespit edilen ücretinin dosya kapsamına uygun olduğu, davalı işveren tarafından davacının çalışma gün ve saatlerine ilişkin yazılı delil ve belge sunulmadığı, yerleşik Yargıtay uygulaması gereği dinlenen tanık beyanına göre ve tanığın davacı ile birlikte çalışma süresine uygun şekilde tespit edilen fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının dosya kapsamına uygun olduğu, dosyaya iş sözleşmesi sunulmadığı, bu sebeple fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğuna dair iddianın ispat edilemediği, ıslah zamanaşımı def'inin Mahkemece değerlendirildiği, davacının tespit edilen fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiğinin davalı işverenler tarafından ispat edilmemesi nedeni ile davacının 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 24/II-(e) hükmü gereğince iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı harçtan muaf olmasına rağmen harçtan sorumlu tutulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı ... ... Şirketi vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Husumet itirazında bulunduklarını,
2.Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde ... İşletmesi Müdürlüğünün ayrı bir kişiliği olduğunun, asıl işveren alt işveren ilişkisi kabul edilecekse bile bunun Kültür ve Turizm Bakanlığı ile değil ayrı tüzel kişiliği haiz ... İşletmesi Müdürlüğü ile olacağının gözden kaçırıldığını,
3.Fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddi gerektiğini, bu alacaklar kabul edilecekse bile indirim yapılması gerektiğini,
4.Davacının ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımına uğrayan alacaklarını kabul etmediklerini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, husumet, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dava dilekçesinde Kültür ve Turizm Bakanlığına husumet yöneltildiği, davaya cevap dilekçesinin de Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili tarafından verildiği ve iş sözleşmesinin son bulduğu tarihteki hizmet alımının davalı Bakanlık tarafından yapıldığı dikkate alındığında; karar başlığında davalı olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı yerine Kültür ve Turizm Bakanlığı ... İşletmesi ... Müdürlüğünün yazılmasının mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bir maddi hata niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince davacının tespit edilen fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödendiğinin davalı işverenler tarafından ispat edilememesi nedeni ile davacının 4857 sayılı Kanun'un 24/II-(e) hükmü gereğince iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı belirtilmiş ise de davacı tarafça iş sözleşmesinin çalışma koşullarında esaslı değişiklik nedeniyle çalışma şartlarının uygulanmamasına bağlı olarak sonlandırıldığı, çalışma koşullarının değiştirilmesi aynı zamanda çalışma koşullarının uygulanmaması anlamına geldiğinden, aynı Kanun'un 24/II-(f) hükmü kapsamında iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen ve özellikle yukarıdaki paragrafta açıklanan gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.