11. Ceza Dairesi 2021/23869 E. , 2025/14781 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşması için kendisine başkasının mallarını idare etme yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya üzerinde bu devir olgusunun amacı dışında tasarrufta bulunulması gerekmektedir. Somut olayda, katılan ile sanıkların 840,00 TL karşılığında katılana ait evin kapılarının yapılması konusunda anlaşma sağlandığı ve bunun üzerine katılanın sanıklara 300,00 TL kapora verdiği, belirlenen süre içerisinde kapılarının yapılmaması üzerine katılanın .... isimli firmanın sahibi olan sanık ...'ı ve çalışan diğer sanık ...'ı defalarca aradığı, aramalar neticesinde sanıkların katılana 300,00 TL kapora olarak ödenen parayı iade edeceklerini söyledikleri ancak uzun süre geçmesine rağmen 300,00 TL'yi iade etmedikleri, bu şekilde sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri iddia olunan olayda; sanıkların eyleminin sübûtü halinde TCK'nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;
1.Sanık ... yargılama aşamasındaki savunmasında, kapora olarak katılandan 300,00 TL'nin diğer sanık ... tarafından alınarak kendisine teslim edildiği yönündeki savunması birlikte değerlendirildiğinde sanıkların üzerlerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun sübut bulduğu, uzlaşma hükümleri uygulanmak suretiyle sonuçsuz kalması halinde atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.03.2014 tarih ve 2013/12-74-2014/140 E-K sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılanmasında sanıkların sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nin 193. maddesine aykırı olarak sanıkların sorguları yapılmadan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.