T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkilinin ... tarihinde ... ili ... İlçesi Sosyal Güvenlik Kurumu'na giderek şartlarını taşıdığı için emeklilik başvurusunda bulunduğunu, SGK tarafından ... tarihinde verilen cevapta Bağ-kur borcu bulunduğundan dolayı emeklilik başvurusunun geçici olarak reddedildiğinin belirtildiğini, müvekkilinin hayatının hiçbir döneminde şirket açmamış, Bağkurlu olarak ticaret yapmamış, şirket sahibi olmamış, devralmamıştır. Kendisine verilen bu bilgi sonrasında şaşkınlık yaşadığını, araştırma sonucunda ilgili SGK tarafından, müvekkili adına ...’da bir şirket olduğunu ve halen Antalya Ticaret Odası'nda kayıtlı olduğu bilgisi verildiğini, akabinde müvekkilinin bir mali müşavirden yardım alarak, şirketin Ticaret Sicil Gazetesi'ne ulaştığını, şirketin ismi ... ŞİRKETİ'. ( MERSİS NO: ...) olduğunu, müvekkilinin hiçbir bilgisi ve dahli olmadan bahse konu şirket tarafından Antalya ... Noterliği'nden ... tarih ... yevmiye nolu evrak ile devir tasdiki alınarak ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili gazetesinde ilan edilip müvekkiline hisselerinin devri yapıldığını, bu işlemlerin hiçbir aşamasında müvekkilinin bulunmadığını, davacı müvekkiline ait olduğu belirtilen imzalar da bir başkasına ait olduğunu, bu şahıslar hakkında sahtecilik suçundan dolayı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı .../... soruşturma nolu dosya ile suç duyurusunda bulunduklarını bu nedenlerle ... Şirketi'nin Antalya ... Noterliği ... tarih ... yevmiye nolu evrak ile müvekkile yapılan hisse devrinin usulsüz ve geçersiz olduğunun, Antalya ... Noterliği'nden ... tarih ... yevmiye nolu evrak Hisse devri sözleşmesinde ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanda yapılan işlemlerin davacı müvekkiline ait olmayan sahte imza ile yapıldığının, davacı müvekkilinin bahse konu şirket adına olan hiçbir borçtan hukuken sorumlu olmadığının TESPİTİNE, usulsüz, sahte imza ile yapılan hisse devrinin İPTALİNE karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı tarafça herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkememizce Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünden dava dışı ... Şti'ne ait scil dosyası, genel kurul ve yönetim kurulu toplantı tutanakları, Antalya ... Noterliğinden ... tarih ve ... yevmiye nolu evrak örneği, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığından .../... Sor. Sayılı dosyasının örneği celbedilmiş incelenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Açılan dava; Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu evrakının davacıya ait olmayan sahte imza ile yapıldığının, bu evrak ile yapılan hisse devrinin usulsüz ve geçersiz olduğunun, davacının bahse konu şirket adına olan hiçbir borçtan hukuken sorumlu olmadığının tespiti ve sahte olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacının ... tarihinde ... ili ... İlçesi Sosyal Güvenlik Kurumu'na giderek şartlarını taşıdığı için emeklilik başvurusunda bulunduğu, SGK tarafından ... tarihinde verilen cevapta Bağ-kur borcu bulunduğundan dolayı emeklilik başvurusunun geçici olarak reddedildiğinin belirtildiği, davacının hayatının hiçbir döneminde şirket açmadığı, Bağkurlu olarak ticaret yapmadığı, şirket sahibi olmadığı, devralmadığını beyan ettiği, davacı tarafça yapılan araştırmalar sonucunda davacı adına ...’da bir şirket olduğunu ve halen Antalya Ticaret Odası'nda kayıtlı olduğu bilgisine ulaşıldığı, şirketin adının ... ŞİRKETİ( MERSİS NO: ...) olduğu, şirketin müdürünün ... isimli kişi olduğu, şirketin %70 hissesinin davacıya haberi olmadan devrettiğinin, şirketin diğer ortağının isminin ise ... (kızlık soyadı ...) olduğu bilgisine ulaşıldığı, şahıslar hakkında sahtecilik suçundan dolayı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı .../... soruşturma nolu dosya ile suç duyurusunda bulunulduğu, yapılan işlemin ... tarihli olduğundan zamanaşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacının hiçbir bilgisi ve dahli olmadığı belirtilerek bahse konu şirket tarafından Antalya ... Noterliği'nden ... tarih ... yevmiye nolu evrak ile devir tasdiki alınarak ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili gazetesinde ilan edilip hisselerinin devrinin davacıya yapıldığı, bu işlemlerin hiçbir aşamasında davacının bulunmadığının, Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu evrakındaki davacıya ait olduğu belirtilen imzaların kendisine ait olmadığının beyan edildiği, böylelikle bahsi geçen evrakın davacıya ait olmayan sahte imza ile yapıldığının, bu evrak ile yapılan hisse devrinin usulsüz ve geçersiz olduğunun, davacının bahse konu şirket adına olan hiçbir borçtan hukuken sorumlu olmadığının tespiti ve sahte olduğunun tespiti talep edilmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile bu kanunda (TTK) öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, asliye ticaret mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. asliye ticaret mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların asliye ticaret mahkemelerinde görüleceği açıktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 208 inci maddesinin dördüncü fıkrası; "Resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı inkâr eden tarafa, dava açması için iki haftalık kesin bir süre verir." şeklindedir.
Noterlik Kanunu’nun 162. maddesinde noterin kendi yaptığı işten ve çalışanının yaptığı işten dolayı sorumluluğu düzenlenmiş ve aynı hukukî rejime tabi kılınmıştır. Bu sorumluluk adam çalıştıranın sorumluluğuna benzemez. Zira adam çalıştıranın sorumluluğunda kurtuluş kanıtı getirme imkânı sağlanmış iken, bu sorumlulukta kurtuluş kanıtı getirme imkânı tanınmamıştır. Bu yönü itibariyle ağırlaştırılmış özen yükümlülüğünün ihlâlinden kaynaklanan sorumluluk olduğu sonucuna varılmaktadır. Noter özene ilişkin genel kurtuluş kanıtı getirebilir. Noterlik Kanunu’nun 162. maddesinde kurtuluş kanıtı getirme imkânı tanınmamıştır. Noter gerekli özeni gösterdiğini iddia ederek sorumluluktan kurtulamayacaktır. Ancak gerekli özeni göstermiş olsa bile, zararın doğmasına engel olamayacağını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. Bu husus nedensellik bağının kesilmesidir. Bunun ispatı da davalı notere aittir. Doktrinde; ağırlıklı görüş maddedeki bu düzenlemenin noterlerin hukukî sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu hatta ağırlaştırılmış, başka bir ifadeyle ağırlaştırılmış özen sorumluluğu olduğu şeklindedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 06/04/2023 tarih, 2022/2844 Esas ve 2023/1072 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 20.03.2024 tarih, 2023/3427 Esas ve 2024/1204 Karar sayılı ilamı)
Taraf iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu evrakının davacıya ait olmayan sahte imza ile yapıldığından bahisle Noterde Düzenlenen Resmi Belgenin Sahteliği talebine ilişkin davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 208 inci maddesinin dördüncü fıkrası, TTK'nın göreve ilişkin hükümleri ve emsal yüksek mahkeme kararları gözetilerek mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1.Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin ANTALYA ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun tespitine,
2.Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ANTALYA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3.6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4.6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair,
Davacı vekilinin ve davalı ...'nın yüzüne karşı davalı ...'nun yokluğunda ,
HMK 345. Maddesi uyarınca kararın gerekçesinin tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.05/03/2026 Katip ... ¸ e-imzalıdır Hakim ... ¸ e-imzalıdır