Esas No
E. 2022/10335
Karar No
K. 2024/22259
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/10335 E.  ,  2024/22259 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2022/10335
Karar No: 2024/22259
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kişiselleştirme yapılmadan verilen kararın adil yargılanma hakkına aykırı olduğu, terör örgütü ile iltisakı veya irtibatına ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan ve soruşturma yapılmadan kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında yürütülen ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Anayasa'nın 129. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadığı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin olağanüstü halin gerektirdiği türden bir tedbir olmadığı, Anayasa'nın 15. maddesine aykırı hareket edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.

Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı nedeniyle kapatılan ... Üniversitesinde 13/06/2014-05/01/2015 tarihleri arasında yüksek lisans programında öğrenim kaydının olduğu tespitine yer verilmişse de, söz konusu tespitin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) GEREKÇEDE KARŞI OY :

Olayda, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür.

Kesinleşen ceza mahkemesi kararında davacının Bank Asya hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...Dosya arasında bulunan Bank Asya kayıtları ve banka kayıtlarına ilişkin 15.10.2018 tarihli bilirkişi raporu ile 08.10.2018 tarihli MASAK raporu birlikte incelendiğinde sanığın Bank Asya nezdinde 12.08.2011, 22.01.2014, 11.09.2014 ve 02.03.2015 açılış tarihli mevduat hesaplarının bulunduğu, ... numaralı hesabında 11.09.2014 tarihine kadar küçük meblağlar dahilinde farklı tarihlerde para yatırma ve çekme işlemleri yapıldığı, yatırılan paraların birkaç günden fazla hesapta kalmadığı, yine aynı hesabına 11.09.2014 8.740,00 $ karlığı yatırdığı ve aynı tarihte 32 günlük katılım hesabı açartığı, 14.10.2014 ile 18.102014 tarihleri arasında ödeme, havale ve para çekme gibi çeşitli işlemlerle parayı kullandığı hesabında işbu parayı tutmadığı görülmüştür. Bununla birlikte sanığın 2015 yılı mart ayında hesabında 22.508,00 TL bakiyenin bulunduğu ve bu parayı Bank Asya'nın TMSF'ye devrinden sonra da uzunca bir süre hesabında tuttuğu, sanık her ne kadar o dönemde kamuoyu üzerinde etkili olan ve örgüte müzahir olduğu bilinen "..." isimli twitter hesabından 2014 yılı eylül ayında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne finansman sağlayan Bank Asya'nın kurtarılmasına yönelik örgütsel talimatla örtüşen zaman diliminde ilgili bankaya para yatırmışsa da aynı yıl kasım ayı itibariyle hesabındaki paranın tamamını çektiği ve açtığı katılım hesabının kapatıldığı, sanığın daha yüklü miktardaki hesap hareketlerinin ve para yatırma işlemlerinin bankanın TMSF ye devrinden sonra da olduğu gözetildiğinde sanığın bu bankacılık hareketlerinin belirtilen bankaya destek olmak kastı taşımadığı zira, talimat ve/veya çağrı üzerine Bank Asya'ya, dolayısıyla da FETÖ'ye destekte bulunmak amacıyla hareket eden birisinin örgüt ile özdeşleşmiş sosyal medya hesabı üzerinden yapılan çağrı üzerine hesabındaki tutarı artırması ya da en azından muhafaza etmesi beklenecekken, sanığın tüm parasını çekmiş olmasının bu amaçla hareket etmediğini ortaya koyduğu..." gerekçesine yer verildiği, bakılmakta olan dava dosyasında ceza mahkemesi kararında yer verilen tespitlerin aksini ortaya koyan başkaca bir verinin bulunmadığı görülmüştür. Bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog