T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili firma arasındaki uzun süreden beri var olan ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturalara ve cari hesaba konu borcun ( 19-10-2024 son fatura tarihi) davalıca ödenmesi gerekirken ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında ---- İcra Dairesi ------. sayılı dosyasıyla faturaya ve cari hesaba dayalı olarak dayalı olarak 329.086,01 TL borç ana para, 5.676,73 TL geçmiş gün faizi olmak üzere 334.762,74 TL TL (faize faiz işlememek kaydıyla faiz işlemeye devam etmektedir) toplam alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını , davalı tarafın borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu açıklanan nedenlerle borçlunun borca, icra takibine, ferilerine, faize, faiz hesaplamasına vd. hususlarda yaptığı itirazının iptaline, takibin ---- İcra Dairesinin----- sayılı dosyası üzerinden tüm koşulları aynı olacak şekilde devamına, takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava yetkisiz mahkemede açıldığından yetkisizlik kararı verilmesine, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulüne uygun bir icra takibi bulunmaması nedeniyle reddine, davacı aleyhine takip konusu edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali davasıdır.Davalı vekilince süresi içerisinde yetki itirazında bulunularak, taraflar arasında imzalanan Servis Sözleşmesinin 6.7 maddesi gereği ----- Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürülmüştür. Taraflar arasında imzalanan Servis Sözleşmesinin 6.7. maddesi incelendiğinde:"İşbu sözleşmeden doğabilecek her türlü anlaşmazlıkların çözümünde ------ Mahkemeleri ve İcra daireleri yetkilidir.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan taraflar, aksine bir düzenleme yapmamışlarsa, dava sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabilir. Diğer bir deyişle, aksi belirtilmediği sürece, HMK, yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin münhasır yetkili mahkeme olacağını kabul etmiştir. Bu şekilde yapılmış olan, yetki sözleşmesinin münhasır yetkili olacağı madde gerekçesinde de açıkça belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere, taraflar, salt bir münhasır yetki sözleşmesiyle, kanunun öngörmüş olduğu genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırmış olmaktadırlar. Taraflar, bu sonucun ortaya çıkmasını istemiyorsa, yani genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa yetki sözleşmesinde bunu ayrıca belirtmek zorundadırlar. Buna göre, münhasır yetki sözleşmesinden kasıt, tarafların yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede dava açılamaması üzerinde anlaşmalarıdır.Taraflar tacir olup, yapmış oldukları yetki sözleşmesi HMK 18.madde uyarınca göre geçerli bulunmaktadır. HMK nın 17. maddesinde; tacirler ve kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş ve doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmamış ise davanın sözleşme ile yetkili kılınan bu mahkemede açılacağı düzenlemesi karşısında sözleşmede başkaca bir yetki şartı getirilmediği anlaşıldığından davalının yetki itirazı yerinde bulunmakla mahkememizin yetkisizliğine, dosyanın yetkili ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davalının yetki itirazının HMK. m. 17 uyarınca kabulü ile MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİ NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi gereğince iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta süre içinde başvuru halinde dava dosyasının yetkili ------ NöbetçiAsliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi gereği harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, davaya yetkili mahkemede devam edilmemesi durumunda, mahkemece talep üzerine dosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin hüküm altına alınmasına, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.