Esas No
E. 2025/214
Karar No
K. 2026/62
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/214 Esas
KARAR NO: 2026/62
DAVA: Markaya dayalı haksız rakebetin önlenmesi (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 27/11/2025
KARAR TARİHİ: 03/03/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya dayalı haksız rakebetin önlenmesi (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kpsss.motivasyonum isimli kullanıcı tarafından dilekçelerinde ekran görüntüsüne yer verdikleri video paylaşımında ... linkinde (Ek-2) ; «.....» yazılarak davacı şirket ve markasını karalamaya, halkı yanlış yönlendirmeye yönelik paylaşımda bulunulduğu görülmüş olduğunu, Yine X Platformunda davalı izlemelisin ... isimli kullanıcı tarafından bu video kaydı paylaşılarak ... linkinde aynı görüntüye yer verilmiş olduğunu, bu paylaşımların kim tarafından ne amaçla yapıldığı, doğru olup olmadığı tespit edilmeden ve doğrulanmadan sözde haber adı altında X Platformunda ... isimli kullanıcı tarafından «...» başlığı ile... bu paylaşıma aynen yer verildiğini, Bahse konu hesabın ... e-posta adresine, alıntı yapılan hesaptaki bu paylaşımın gerçeğe aykırı olduğu, doğrudan davacı markasını hedef aldığı bu sebeple 5651 Sayılı Yasa gereği talepli e-posta gönderilmiş, aynı gün gönderilen cevabı e-postada ...linkinde yer alan paylaşımın kaldırıldığı belirtilmiş olduğunu, (Ek-4b : 26.11.2025 tarihli e-posta), ancak bahse konu paylaşımdaki kahvenin davacıya ait olup olmadığı belli olmadığı gibi söz konusu video paylaşımının ne zaman, nerede ve hatta kim tarafından çekildiği dahi belli olmadığını, 270 derecenin üzerinde özel fırınlarda kavrulan, üretimin başından sonuna kadar insan elinin hiçbir şekilde değmediği, dünyanın en kaliteli kahve çekirdeklerinin öğütülmesi neticesi üretilen ve akabinde el değmeden hava almayan ambalajlara doldurulan,... kalite belgelerine haiz ürünlerde iddia edildiği gibi bir durumun olması akla ve üretim tekniğe aykırı olduğunu, tamamen sterilir ortamda üretilen, yerli ve yabancı bağımsız kalite denetim şirketleri tarafından düzenli olarak denetlenen davacı şirketin ürünlerinde bugüne kadar herhangi bir sorun dahi tespit edilmemiş olduğunu, dolayısıyla hiçbir gerçekliği bulunmayan bu paylaşım alenen ve açıkça davacı şirketi ve markasını karalamaya yönelik, iftira nitelikli olduğunu, nitekim bu paylaşımın gerçekliğinin bulunmadığı, doğrudan davacı markasını ve ticari itibarını hedef aldığı ortada olup bu husus ...adlı haber sitesi tarafından paylaşımın doğrudan kaldırılmış olmasıyla da sabit olduğunu, bu tarz paylaşımların toplumda yanlış algı ve infiallere sebebiyet verebileceği ve davacının markası ve ticari itibari üzerinde telafisi mümkün olmayacak zararlara yol açacağı ortada olduğunu beyan ederek ihtiyati tedbir taleplerinin öncelikle teminatsız olarak kabulünü, Mahkememizin aksi kanaatte olması halinde İse uygun bir teminat mukabilinde taleplerinin kabulü ile haksız rekabet teşkil eden paylaşımların bulunduğu; ... ...

Linklerinde yer verilen paylaşımların TTK 61 ve HMK 389 vd. maddesi gereğince ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, tedbiren erişiminin engellenmesini, içerikten çıkartılmasına ve yayından kaldırılmasını, tedbir kararının nihai karar kesinleşinceye kadar devamını, davanın kabulü ile davalıların eylemlerinin haksız rekabet olduğunun tespitini, haksız rekabetin durdurulmasını, önlenmesinı ve ortadan kaldırılmasını , 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı internet sitesi / sitelerinin yetkili ve sorumluları tespit edilemediğinden dava dilekçesi tebliğ edilememiş ve davaya cevap verilmemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:

Dava konusu uyuşmazlık,, İnstagram platformunda "..." isimli, ... platformunda "..." isimli sosyal medya hesapları üzerinden davacı adına paylaşım yapılması nedeniyle, söz konusu eylemin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, haksız rekabetin men'i ve ortadan kaldırılması, davalı adına paylaşım yapılması nedeniyle "..." ve "..." isimli sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi ile 10.000,00 TL Manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkememizce ... A.Ş.'ye yazılan 10/02/2026 tarihli müzekkere cevabında ise "Usul ve yasa gereği ve ülkemiz ile Amerika Birleşik Devletleri arasında akdedilmiş olan adli yardıma ilişkin uluslararası sözleşmeler uyarınca, işbu cevaplarına konu yazıdaki bilgi ve belge talebinin Mahkememiz tarafından doğrudan bu talebin muhatabı olmaya ehil olan ...'e yöneltilmesi gerektiği" bildirilmiştir.

Mahkememizce 27/11/2025 tarihli tensip zaptının 4 nolu ara kararı ile dosyanın bilişim uzmanı...'e tevdine karar verilmiş olup; Bilirkişi ...'in 08/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda "Davaya konu edilen ... ve ... sosyal medya platformlarında yer alan paylaşımlar ile ilgili olarak teknik inceleme yapılmıştır. İncelemeler, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile açık kaynak (...) verileri esas alınarak gerçekleştirildiği, bu kapsamda yapılan teknik incelemelerde; Davaya konu “...” isimli ... hesabının Ekim 2025 tarihinde oluşturulduğu, hesapta davaya konu edilen paylaşımın geçmişte yapılmış olmakla birlikte inceleme tarihi itibarıyla ilgili bağlantı üzerinden yayında olmadığı tespit edildiği, Davaya konu “... hesabının Temmuz 2020 tarihinde oluşturulduğu, dosyada belirtilen bağlantı üzerinden yapılan paylaşımın 24 Kasım 2025 tarihinde yayımlandığı, inceleme tarihi itibarıyla halen erişilebilir ve yayında olduğu, paylaşımın videolu içerik niteliğinde olduğu ve video içerisinde sözlü olarak “...” ifadesinin yer aldığı belirlendiği, incelemeye konu sosyal medya hesaplarının her ikisinde de, açık kaynak veriler üzerinden hesap sahipliğine ilişkin kimlik veya iletişim bilgilerine ulaşılamadığı,

Mahkememizce BTK’ya yazılan müzekkereye verilen cevapta; ... ve X platformlarına ait alan adlarının “.tr” uzantılı olmaması sebebiyle, alan adı sahiplik bilgileri yönünden BTK nezdinde herhangi bir kayıt bulunmadığı bildirildiği, teknik inceleme açısından somut uyuşmazlık bakımından esas önem arz eden hususun; sosyal medya platformlarına ait alan adlarının sahipliği değil, davaya konu paylaşımları yapan kullanıcı hesaplarının fiilî sahipliğinin tespiti olduğu değerlendirildiği,

Sonuç olarak; mevcut teknik veriler ve açık kaynak incelemeleri kapsamında, davaya konu sosyal medya hesaplarının gerçek veya tüzel kişi bazında sahipliğinin doğrudan teknik yöntemlerle tespit edilmesi mümkün olmamış olup, bu hususun netleştirilebilmesi için ilgili sosyal medya platformlarının Türkiye’deki yetkili temsilciliklerinden hesap sahiplik bilgilerinin talep edilmesi hâlinde, daha sağlıklı ve denetime elverişli bir sonuca ulaşılabileceği" bildirilmiştir.

İlgili site sahiplerinin tespit edilmediği, taraf teşkili yapılamadığından, ilerde site sahipleri mahkememizden talepte bulunduğu takdirde HMK 382 vd. maddelerinde düzenlenen çekişmesiz yargı hükümlerine göre yargılama yapılacağından ve dava dilekçesinde davalı site sahibinin açık kimliğinin belirtilmediği, davaya konu internet sitesinin sahip ve yöneticilerinin kim olduğunun tespit edilemediği,

HMK 119/1-b maddesi gereği davalı sitelerin ad ve adresinin dava dilekçesinde belirtilmesinin bir usuli zorunluluk olduğu ve eğer dava dilekçesinde bu bilgiler yer almıyor ise HMK 119/son maddesi gereğince davacıya 1 haftalık kesin süre verilmesi ve eğer bu kesin süreye riayet edilmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, bununla birlikte internet ortamında gerçekleşen hak ihlalleri yönünden taraf teşkilinin bazı hallerde mümkün olmadığı, değişken IP kullanımı ve ihlalin gerçekleşmesinden itibaren aradan geçen süre nedeniyle IP numarası üzerinden site sahibine ulaşılmasının imkânsız hale geldiği, bu tür sitelerin genellikle sahte isim ve adres bilgileri kullanılarak oluşturulduğu, bu nedenle de davalının ad ve adres bilgilerinin tespitinin imkânsız olduğu, dolayısıyla sosyal medya temsilciliklerine yazılacak müzekkerenin hukuk yargılamasında dosyaya bir yenilik katmayacağı, Mahkememizin savcılık makamı gibi failleri bulmak gibi bir misyonunun da bulunmadığı, somut olayda da internet sitelerinin gerçekte kimlere ait olduğunun ve her bir site sahibinin ad ve adresinin belirlenemediği, bu araştırmanın savcılık makamının yetkisinde olduğu, dolayısıyla mevcut durumda HMK 119/son maddesinin uygulanmasının adil olmayacağı ve ihlallerin durdurulmasını engelleyeceği, böyle bir yasal düzenleme yapılıncaya kadar yargılamanın çekişmesiz yargı biçiminde yapılmasının amaca uygun olacağı, erişim engellendiğinde site sahibinin mahkememize müracaatı durumunda ise durumun yeniden gözden geçirilebileceği, taraf teşkili sağlanmasının fake hesap kullanımı nedeniyle imkansız olduğu, bu gibi hallerde site sahibinin araştırılmasının, dava dosyalarının çok uzun yıllar boyunca derdest kalmasına ve gereksiz zaman ve emek kaybına yol açacağı, bunun usul ekonomisi ilkesine de aykırı olacağı, dolayısıyla bu gibi ihlâl halleri de çekişmesiz yargı benzeri bir usul düzenlemesinin yapılmasının icap edeceği, böyle bir yasal düzenleme yapılıncaya kadar yargılamanın çekişmesiz yargı biçiminde yapılmasının amaca uygun olacağı, site sahibinin mahkememize müracaatı durumunda ise durumun yeniden gözden geçirilebileceği ve eğer ihlal sona ermiş ise bir karar ile tedbir kararının yeniden değerlendirilebileceği gözetilerek; Davalı eyleminin haksız rekabete neden olduğunun tespitine, eylemin durdurulmasına önlenmesine, davaya konu internet sitesine erişimin engellenmesine, taraf teşkili sağlanamadığından ve davalı gerçek yada tüzel kişi tespit edilemediğinden şimdilik davacı taraf lehine yargılama gideri ve avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, ayrıca manevi tazminat da talep edilmişse de karşı yana ait gerçek veya tüzel kişilik bilinmediğinden bu aşamada tazminat ile ile ilgili bir karar oluşturulmasına yer olmadığına( tahsil kabiliyeti olmadığından hareket ile) ve yapılan yargılama giderlerinin şimdilik davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

HMK 388. maddesi gereği maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemek üzere aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe kapsamına göre;

1.Davalı eyleminin haksız rekabete neden olduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,

2.HMK 389 vd maddelerine göre, ... ... Linklerinde yer verilen paylaşımların TTK 61 ve HMK 389 vd. maddesi gereğince durdurulmasına, tedbiren erişiminin engellenmesine, yayından kaldırılmasına, bu hususta erişim sağlayıcılar birliğine müzekkere yazılmasına,

3.Davalı yanca 10.000 TL manevi tazminat da talep edilmişse de karşı yana ait gerçek veya tüzel kişilik bilinmediğinden bu aşamada tazminat ile ile ilgili bir karar oluşturulmasına yer olmadığına( tahsil kabiliyeti olmadığından hareket ile)

4.Taraf teşkili sağlanamadığından ve davalı gerçek yada tüzel kişi tespit edilemediğinden şimdilik davacı taraf lehine yargılama gideri ve avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, yapılan yargılama giderlerinin şimdilik davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

5.732,00-TL ilam harcının 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL harcın davacıdan tahsiline,

6.Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, Dair HMK 388. maddesi gereği maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemek üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; tarafların yokluğunda verilen kadar gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/03/2026 Katip ... Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog