Esas No
E. 2024/621
Karar No
K. 2026/85
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/621 Esas
KARAR NO: 2026/85
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 06/09/2024
KARAR TARİHİ: 05/02/2026

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı----- tarihli dava dilekçesinde özetle; -------- numaralı --- kapsamında,---------- sigortalı olduğunu belirtiğini, dava dışı sigortalı şirket tarafından alıcıya gönderilen donmuş gıda ürünlerinin taşınması sırasında hasar oluştuğu, bu ürünlerin soğutuculu araçla taşındığı ve taşıma sırasında gerçekleşen bir trafik kazası nedeniyle soğuk zincirin bozulduğu ileri sürüldüğünü, davacı tarafından alınan ekspertiz raporuna göre, kaza sonrasında araçtaki sıcaklığın yaklaşık 41 saat boyunca 0 C'nin üzerinde seyrettiği, bu nedenle ürünlerin bozulmuş olabileceğinin belirtildiğini, ekspertiz raporunda ayrıca ürünlerin zayi olduğu ve imha edildiğini, hasar bedelinin ise 1.524.595,27 TL olarak belirlendiği, bu tutarın ise dava dışı sigortalıya --- tarihinde ödendiği belirtildiğini, davacı, taşımayı gerçekleştiren---- zarardan sorumlu olduğunu, ayrıca taşıyıcının CMR sigortacısı olan ---------- da sorumluluğunun bulunduğu iddia edildiğini, dava dışı sigortalıya %10 ilave bedel düşülmek suretiyle yapılan -----ödemenin ardından, rücuen talep edilen bu tutar için davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak itiraz edilmesi ve arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kalması nedeniyle işbu davanın açıldığı belirtildiğini, buna istinaden iş bu dava ile davacının itirazın iptali ve takibin devamını talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:Davalı ----İle Davalı-------- vekili cevap dilekçesinde özetle; CMR Konvansiyonu madde 32/1 hükmü uyarınca işbu konvansiyon çerçevesinde gerçekleştirilen taşımalardan doğan davaların | yıl içerisinde açılması gerektiği, davacı --- Sigortalısı olan------------- haklarına halef olduğunun belirtildiği fakat davacı sigorta şirketinin sigortalısının haklarına halef olup olmadığından evvel tespiti zaruri olan asıl hususun, dava dışı emtia göndericisinin (sigortalının) emtia üzerinde hak sahibi olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, ekspertiz raporunda faturada teslim şeklinin ----olarak yer aldığı, --------- teslimde emtianın taşıyıcıya teslimiyle birlikte hasar ve nef 'inde alıcıya geçtiği, bir diğer deyişe nakliye sırasındaki hasarların alıcı üzerinde olduğu, davacı sigorta şirketinin de olmayan bir hakka halef olmasından söz edilemeyeceği, dava dışı sigortalının meydana gelen hasar dolayısıyla herhangi bir hakkının bulunmadığı, dolayısıyla davacı sigortacının da ne kanuni ne de akdi halef sıfatını kazanmasının hiçbir şekilde mümkün olmadığı, ancak şayet mahkeme aksi kanaatte ise davacının aktif husumet ehliyetine haiz olup olmadığı hususundaki tereddütlerin giderilmesi için alıcı -------- firmasına uluslararası istinabe yoluyla müzekkere yazılarak mal bedelini ödemiş olup olmadığının sorulmasının talep edildiğini, hiçbir şekilde ikrar anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için dava dışı sigortalının/göndericinin hasar ve nef'i üzerinde hak sahibi olduğu kabul edilse dahi, bu sefer de davacının sigortalısının haklarına halef olmuş olup olmadığının incelenmesi gerekeceği, gerek TTK. 1472 gerekse------- uyarınca sigortacının sigortalısının haklarına halef olabilmesi için davacının sigortalısının zararını tazmin etmiş olması, yapılan bu ödemenin sigorta poliçesi dâhilinde olması gerektiği, fakat davacı sigorta şirketi tarafından dava dilekçesi ekinde ödeme dekontunun sunulmadığı, İşbu davada ---------- firmasının sigortacısı olarak nitelendirildiği ve husumet yöneltildiğini, lakin --------- Sigortacı olmadığı, müşteri ile sigorta şirketini buluşturan yalnızca aracı bir kurum olduğu,-------firması tarafından ------------- numaralı poliçenin akdedilmesinde brokerlik hizmeti verdiğini, dolayısıyla ---------------- olan ----sorumluluğuna gidilemeyeceği, bir başka deyişle------ sorumluluğunun brokerlik ile sınırlı olduğundan klasik anlamda bir sigortacı gibi zarardan sorumlu tutulmasının söz konusu olamayacağının belirtildiği ayrıca CMR Konvansiyonu madde 17/2 hükmü uyarınca taşıyıcı kusuru bulunmayan hallerde hasardan mesul tutulamayacağını, dava konusu taşıma zararının çift taraflı trafik kazası neticesinde emtianın mekanik şoklar ve maruz kaldığı atmosferik koşullar sebebiyle zıyaa uğramasından ibaret olduğu, gerek kazanın meydana gelmesinde gerekse de kazanın meydana gelmesinden sonraki süreçte emtianın atmosferik koşullar sebebiyle zıyaa uğramasında araç şoförüne izafe edilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, araç şoförü tarafından verilen sözlü beyanda hasarın oluşumunda kendi kusurunun olmadığını beyan ettiği, CMR 17/2. Maddesine göre taşıyıcının bu anlamda sorumluluğuna gidilemeyeceği, fakat bu durumun tespiti için mutlaka---- müzekkere yazılarak -------- numaralı soruşturma dosyasının celbinin gerektiği, eğer gelecek kaza tutanakları ve sair belgelerde davalının kusurlu olmadığı ortaya çıkar ise bu durumda davanın reddinin gerekeceği, Mahkeme aksi kanaatte ise tarafların kusur durumlarının tespiti maksadıyla ---- uluslararası istinabe yoluyla müzekkere yazılarak -------- numaralı soruşturma dosyasının istenilmesini talep ettikleri ayrıca hiçbir şekilde kendilerine kusur atfedilebileceğini ikrar anlamına gelmemek kaydıyla, aksinin kabulü halinde dahi uygulamada “30-1/a uygulaması” olarak da bilinen KTK 30/1-a hükmünün ihlali sebebiyle öndeki araç sürücüsünün teknik şartlara aykırı araç kullanarak diğer yol kullanıcılarının can ve mal güvenliğini tehlikeye atmış olması sebebiyle ağır kusurlu kabul edilmesi gerektiği, yani kusurun çoğunun öndekine ait olduğu, kendi araçlarının bu kazada ağır kusurlu olarak kabul edilmesini mümkün olmadığı, hiçbir şekilde ikrar anlamına gelmemek kaydıyla, mahkemenin aksi bir kanaatte olması durumunda CMR Konvansiyonunun 23. Maddesi doğrultusunda sınırlı sorumluluk miktarının tayin edilmesini ve işbu üst sınırın aşılmamasını talep ettiklerini, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; öncelikle davanın davalı -----------Yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, her halükarda davanın her iki davalı yönünden de zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, işbu itirazların kabul edilmemesi halinde ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

Davalı ----- tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı ------ poliçe numaralı --- Başlangıç ve ----- bitiş tarihli ----------- sigortaladıklarını, dava konusu taleplerin CMR Konvansiyonu madde 32 uyarınca zamanaşımına uğradığı, dava konusu hasardan sorumlu tutulabilmeleri için, dava konusu hasarın tanzim etikleri poliçenin teminatı kapsamına girdiğinin ispat edilmesi gerektiği fakat bu hususun davacı tarafından ispat edilemediği, dava konusu hasarın tanzim etikleri poliçenin teminatı kapsamı dışında kalması durumunda ise dava konusu hasara ilişkin herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, davacının uyuşmazlık konusu hasardan sorumlu olunduğunda dair iddialarını hiçbir şekilde kabul etmedikleri, bir an için dava konusu hasardan sorumlu oldukları varsayılmış olsa dahi, davacının talebinin fahiş olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın CMR hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu hasara ilişkin tazminat miktarının da, CMR Konvansiyonunun 23 ve 25. Maddelerinde yer verilen hükümler doğrultusunda hesaplanması gerektiğini, tüm bu açıklamalar ışığında davacı tarafın 1.372.135,78-TL tutarındaki dava konusu talebinin haksız, fahiş ve gerçek zarar miktarını yansıtmadığı, davanın reddi taleplerinin asıl olmakla birlikte sadece CMR hükümleri çerçevesinde faizden sorumlu tutulabilecekleri, yukarıda açıklanan sebeplerle; poliçe teminat kapsamında olmayan taleplerin reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER

--------- Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Hasar Dosyası ve Poliçeler, Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi, Emtia Taşımaları İçin ----- Poliçesi, ----ödeme belgeleri, Ekspertiz Raporu,-------Dairesi Kayıtları, Bilirkişi Raporu, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:Dava, 6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin NAKLİYAT SİGORTA POLİÇESİ-EMTEA-KAMYON- nedeniyle dava dışı ------ünvanlı sigortalısının haklarına halef olması sebebiyle, dava dışı sigortalısına ait emtianın taşıma sırasında gördüğü hasar için ödediği tazminatın tahsili için başlatılan --------- Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine karşı davalılarca yapılan itiraz nedeniyle; 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi kapsamında açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada Mahkememizce işbu dosyada usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen araştırmaya tabi başta dava şartı zorunlu arabuluculuk olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, harç, sıfat, hak düşürücü süre gibi hususlar incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmaya taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçirilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Öncelikle davaya esas------- Esas sayılı dosyası -------- sistemi üzerinden dosyaya eklenmek ve bir örneği çıkartılıp dosyaya konulmak suretiyle incelenmiştir.

Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları, konusu ve miktarı ile uyumlu olduğu görülmüştür. Davacının aktif dava ehliyeti yönünden 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde " (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır. Davanın yasal danağı 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde ise; -------Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. -------- Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın ----------yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. ----Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. ----------- Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olayda gelince ; davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı ---- arasında ------ taşıması için yapılmış geçerli bir -----bulunduğu sabittir. Davaya esas olayda taşımayı gerçekleştiren davalı-------olup, taşıma sırasında -------- ülkesi sınırları içinde meydana gelen trafik kazasına bağlı olarak gelişen süreçte taşımaya konu donmuş ürünlerin zayi olduğu da açıkça anlaşılmıştır. Buna göre davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ekspertiz raporu gereğince --- tarihinde ---- ödeme yapıldığı da bedihidir. Davacı Sigorta şirketi tarafından işbu ödemeyi sorumlu gördüğü davalı taşıyıcıdan, sigortacısından ve reasürans şirketinden tahsili için -----------Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla icra takibi başlatılmış ve ödeme emrine yapılan itirazlar üzerine takip durdurulmuş ve yasal bir yıllık hak düşürücü süre içinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Burada evveliyatla davalı ------ yönünden bir değerlendirme yapılması gerekecektir. Bilindiği üzere hukukumuzda brokerlik kurumunu düzenleyen başlı başına bir yasa olmamakla birlikte, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Tanımlar" madde başlıklı 2/1-d bendinde Broker'in; "Sigorta veya reasürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri temsil ederek, bu sözleşmelerin yaptırılacağı şirketlerin seçiminde tamamen tarafsız ve bağımsız davranarak ve teminat almak isteyen kişilerin hak ve menfaatlerini gözeterek sözleşmelerin akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürütmeyi ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişi" olarak tanımlanmıştır. Ayrıca ---- yayınlanarak yürürlüğe giren,------ ----------- madde başlıklı 3. Maddesinde de; ------- "5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde tanımlanan gerçek veya tüzel kişi sigorta ve/veya reasürans brokerini" şeklinde tanımlandığı, adı geçen,--------- ana madde başlıklı 3. Bölümünün 15 vd. maddelerinde brokerlerin, yetki ve sorumluluk ile faaliyet alanları düzenlenmiştir.

Bu kapsamda davalı ---------- broker olarak, yönetmelikte de bahsedildiği gibi sigortalıya en iyi sigorta poliçesini düzenlemesi için aracılık ettiği, sigorta tazminatı veya avans ödeyemeceğinin açık olduğu anlaşılmıştır. Buna göre davalı----------davalı taraf sıfatı (pasif husumet ehliyeti- borçlu sıfatı) bulunmadığı, bu durumun resen gözetileceği tespit ve tayin edilmekle işbu itirazın iptali davasının anılan şirket yönünden esastan reddine karar verilmiştir. Buna kabulden hareketle bundan böyle yapılacak açıklamalar ve gerekçenin taşıyıcı şirket ve onun sigortacısı olan davalı sigorta şirketini kapsayacaktır. Dava konusu olayda davalı şirketin taşıyıcı ,diğer davalı sigorta şirketinin ise sigortacısı sıfatıyla davalı taraf sıfatları bulunmakta olup doğan zarardan hukuki sebep ve sonuçları dahilide sorumlu tutulamaları mümkündür.

Mahkememizce açılan işbu dava üzerine usulü taraf teşkili sağlanmış, ön inceleme duruşması icra edilerek uyuşmazlık belirlenmiş ve taraflarca gösterilen deliller ve getirtilmesi gereken bilgi ve belgeler celbedilmiştir.

Mahkememizce 6100 Sayılı HMK'nin 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinde davalıları sorumluluğu ve miktarı yönünden rapor düzenlenmesi için dosya -------resen seçilen ------- konusunda nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişiye tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi ---- tarafından düzenlenen------ tarihli raporda sonuçta ve özetle ; Davalı taşıyıcı ---------kendi taşıma sürecinde meydana gelen trafik kazası yüzünden ortaya çıkan zarardan CMR hükümlerine göre sınırlı olarak sorumlu olduğu (CMR m.17/1, 23), kendisinin sorumluluktan kurtulmasını gerektiren sebeplerden biri yüzünden dava konusu hasarın meydana geldiğini ispat edemediği (CMR m.17/2-4), bu bağlamda eylem ve kusurlarından (CMR m.3) sorumlu olduğu araç şoförünün beyanlarına dayanmasının mümkün olmadığı, karşı tarafın ve/veya yol aydınlatmasının hatalı olmasının da trafik kazasını önlenmesi mümkün olmayan bir durum haline getirmeyeceği, aynı zamanda davalı taşıyıcının şoförünün beyanları ispat edilse dahi, bahsi geçen üçüncü kişiler ile birlikte davacıya karşı müteselsil sorumlulukları söz konusu olacağından davacının müteselsil sorumlulardan birinden alacağının tamamını talep etmesine mani olmadığının (TBK m.61) değerlendirildiği; ) Dava konusu hasarın sorumluluk sınırlarının hayli altında kalması (Taşıyıcının sorumluluk üst sınırı : ---- dir. Gerçek zarar =----)= ----) ve davalı ------- gerçek zarardan sorumlu olması gözetildiğinde, davalı taşıyıcının emtianın ----- koşuluna göre hazırlanmış satış faturasına göre değeri ve gerçek zararı olan ----- veya kaza tarihindeki ------- kur karşılığının ----- olduğu ve dosya kapsamına göre gerçek zarar miktarı olan bu miktar için davacı sigorta şirketinin davalı taşıyıcı ---- ve onun sorumluluk sigortacısı--------şirketine müşterek ve müteselsil sorumlu olarak rücu edebileceğinin değerlendirildiği yönünde rapor verilmiştir.

Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Ne var ki bilirkişi raporunun gerekçeli , denetime acık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu tespit ve tayin edilerek vaki itirazlar dinlenmemiştir.

Mahkememizce bu kapsamda yapılan değerlendirmede öncelikle davalı şirketin fiili taşıyıcı diğer davalı sigorta şirketinin ise dosyada mukim emtia taşımaları için taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında hasardan ve zarardan sorumu tutulabilecekleri anlaşılmış, ----------- sınırlarında meydana gelen trafik kazasının, kazanın meydana geliş şekline de bakıldığında davalıların sorumluluktan kurtulma nedeni olarak görülmemiş; meydana gelen zararın davalılar tarafından CMR hükümleri gereği tazmin edilmesi gerektiği, dava edilen miktar her halde sınırlı sorumluluk miktarının altında kaldığından asıl alacak yönünden davanın ispat edildiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Ancak CMR 27/1 maddesi gereğince faizin yazılı istekle işlemeye başlayacağından ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde olmadığı, ------tarihli yazılı talep gereği verilen süre ve -------- tarihinde açılan takibe bakıldığından faizin icra takibiyle işlemeye başlayacağı, takibin TL üzerinden başlatılması nedeniyle de (yabancı para taleplerinde CMR 27/1 gereği % 5 faiz geçerlidir) avans faizi uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla işlemiş faize ilişkin talebin yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Binaenaleyh yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde takibe konu asıl alacak yönünden ispatlanan, işlemiş faiz yönünden ispatlanamayan davanın kısmen kabul;kısmen reddi ile davanın davalılar------yönünden kısmen kabulü ile adı geçen davalı-borçluların ----- Esas sayılı takip dosyasının-------asıl alacak kısmına yapmış oldukları itirazlarının ayrı ayrı iptali ile icra takibinin işbu asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle ---- asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin ---- işlemiş faiz) taleplerin reddine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/2 maddesi gereğince kabul ve ret oranı gözetilerek tazminata ilişkin haklarında hüküm verilen taraflar sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ----- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de kabul-ret oranında yukarıda sözü geçen taraflardan alınarak Hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 297/2 maddesine göre aşağıdaki şekilde karar ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.)Davanın KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE,

2.)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davanın davalılar -------yönünden kısmen kabulü ile adı geçen davalı-borçluların ---------- Esas sayılı takip dosyasının----- asıl alacak kısmına yapmış oldukları itirazlarının ayrı ayrı iptali ile icra takibinin işbu asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle ------ asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin (79.869,73 TL işlemiş faiz) taleplerin reddine,

3.)Davalı ----------- davalı taraf sıfatı (pasif husumet ehliyeti- borçlu sıfatı) bulunmadığından; işbu itirazın iptali davasının işbu şirket yönünden esastan reddine,

4.)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 93.730,60 TL karar ve ilam harcından 17.536,60 TL peşin harç ve icra dosyasından alınan 7.260,03 TL harcın mahsubuyla bakiye 68.933,97 TL harcın davalılar ------müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,

5.)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---------- bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%95) üzerinden hesaplanan toplam 3.402,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

6.)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -----------bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%5) üzerinden hesaplanan toplam 198,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

7.)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 17.536,60 TL peşin harç ve 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 18.025,00 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalılar ------------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

8.)Davacı tarafından yapılan 395,00 TL posta ücreti, 22.500,00 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinden oluşan toplam 22.895,00 TL yargılama gideri ücretinin davanın kabul (%95) ve ret (%5) oranına göre 21.635,78 TL yargılama giderinin davalılar ------------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,

9.)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 210.099,01 TL nispi vekalet ücretinin davalılar -------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

10.)Davalılar ----------kendilerini ayrı birer vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre anılan davalılar vekilleri için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 3/2, 13/1,3 maddeleri uyarınca ret edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen toplam 45.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalılara müştereken (1/2) verilmesine,

11.)Davalı----------kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre anılan davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 7/2 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

12.)Davalılar tarafından vekille temsil dışında (HMK.323/1/ğ) yapılmış başkaca yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına

13.)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )

Dair, davacı vekilinin, davalılar ---- ve ---- yüzlerine karşı, davalı ------- yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle--------Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/02/2026

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog