T.C.
İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi : Davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; Türk Patent Enstitüsü'nde ... tescil nosu ile ... tarihinde tescil edilen "..." markası müvekkili ile eski eşi ... adına kayıtlı olduğunu, Müvekkili ile eski eşi ... 8.Aile Mahkemesi ... E. ...
K. Sayılı dosya ile anlaşmalı olarak boşanmış olup anlaşmalı boşanma protokolünün altıncı maddesine göre;
Taraflar adına kayıtlı ... tescil numaralı nezih markasının marka yönetiminin müvekkiline ait olacağı, Marka üzerinde müvekkilinin %75 , eski eşinin ise %25 hak sahibi olacağı, Markanın kullanım hakkı, isim hakkı, franchaise ve her ne ad altında olursa olsun oluşabilecek gelir tarafların hisseleri oranında kendi adlarına açılmış hesaplarına yatırılacağı Konularında anlaşmışlar ve protokol aynen kabul edilerek boşanma kararı 03.05.2017 tarihinde kesinleştiğini, Boşanma protokolünde yer alan bu hususlar Türk Patent Enstitüsüne 09.10.2020 tarihinde bildirilerek değişiklerin TPE'ye tescili talep edilmiş ve talep gereği ilgili markanın dosyasına dercedildiğini, markanın yönetimi tek başına müvekkilinin idaresinde olup yönetimin getireceği gelir ve hakların taraflar arasında hak sahipliklerine göre müvekkiline %75, davadışı eski eşine %25 oranında bölüştürülmesi esastır. Marka yönetim hakkı tek başına müvekkilinde olduğundan müvekkili işbu davayı tek başına ikame ettiğini, Davalı ... A.Ş. müvekkiline ait "..." markasını haksız olarak ve lisans bedellerini ödemeden ... adresindeki restoranında, internet sitesinde, tabelasında ve iş evraklarında marka ve ticaret unvanı olarak kullandığını, Davalı, müvekkiline ait markayı lisans bedeli ödemeden haksız ve hukuka aykırı şekilde 20.03.2013 tarihinden bu yana kullanmakta olduğunu, bu kullanıma ilişkin olarak daha önce ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ...E. Sayılı dosyası ile dava ikame edilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, Müvekkiline ait marka özellikle Antep mutfağında tanınırlığı olan, kökleri müvekkilin ailesine kadar dayanan 1981 yılından günümüze kadar uzanan tarihi ile çok eski bir marka olduğunu, Davalının markayı kullandığı restoran ise ...'de boğaz kenarında faaliyet gösterdiğin, Konumu ve nezih markasının 1981 yılından bu yana tanınırlığı sayesinde yıllık cirosu çok yüksek olduğunu,17.05.2016 tarihinden işbu dava tarihine kadar, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere ve bilirkişi incelemesi sonucunda kesin bedel tespit edildiğinde artırılarak tamamlama harcı yatırılmak üzere şimdilik 8.000-TL lisans bedelinin(HMK 107.maddesine göre belirsiz alacak davasıdır.) 25.11.2015 ihtarname tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile davalıdan alınarak, müvekkilinin %75 kullanım hakkı payı oranında müvekkiline ödenmesini, Davalının tabela, iş evrakı ve tanıtım vasıtalarına bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması, internet sitesi olan .... 'da anılan markanın kullanımının durdurulmasını, erişimin engellenmesi üzerine teminatsız olarak İHTİYATI TEDBİR KARARI VERİLMESİNi, SMK m.150 gereği sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin ve ticari defterlerinin davalı tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini, bunlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak yıllık ciro üzerinden yüzde olarak ödenmesi gereken lisans bedelinin hesaplanmasını, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmilini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: İhtiyati tedbir talebinin hukuka aykırı olduğunu zira ortada ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirecek maddi vakıa ve yasal şartların bulunmadığını, Davalı şirketin geçerli bir lisans sözleşmesine dayanarak marka hakkını kullandığını, ortada marka hakkı ihlali bulunmadığını, Mahkemenin 2017/309 E sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, Davanın aktif ve pasif husumet bakımından reddi gerektiğini, Davacının, marka üzerindeki hak sahipliğinin 17.05.2020 tarihinden itibaren gerçekleştiğini, 12.11.2015-17.05.2020 tarihleri arasında tek başına marka haklarının ...’a ait olduğunu, Davacının bu döneme ilişkin hak talebinde bulunamayacağını, bu döneme ilişkin hak taleplerinin eski malike yöneltilmesi gerektiği, davalının tüm edimlerini yerine getirmiş olduğunu, Davanın esasına ilişkin beyanların mahkemenin ... E sayılı dosyasında tekrarlanmış olduğunu, anılan dosyada lisans bedeline itiraz edilmiş olduğunu, ciro üzerinden lisans hesaplamasının kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevaba cevap dilekçesi: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İkinci cevap dilekçesi: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle: cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller: TPMK Kayıtları: TPMK'dan dava konusu markaya ilişkin sicil kayıtları celp edilmiştir. Mahkememizin... Esas sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır. Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki dava taraflar arasında imzalanan lisans sözleşmesi gereğince ödenmeyen lisans bedellerinin (17/05/2016 tarihi ile dava tarihi olan 03/02/2021 tarihine kadar) tahsilinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Gerekçe:
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında dava konusu ... tescil numaralı "..." ibareli markanın davacı ile birlikte dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, mahkememizce bekletici mesele yapılan mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda lisans bedeline ilişkin açılan davanın kabulüne karar verildiği, ve yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ile bekletici mesele yapılan dosyada verilen hüküm birlikte değerlendirildiğinde ... tescil nolu "..." ibareli markanın ilk sahibi olan ...tarafından ...
21.Noterliği’ nin ... tarihli ... yevmiye numaralı “Marka Devir Sözleşmesi” ile diğer davacı ...’e devredildiği, bu devir işleminden önce markanın sahibi ... ile davalı ...A.Ş. arasında 03.04.2013 tarihli lisans sözleşmesi imzalanmış olduğu , sözleşmede tahrifat bulunmadığı imzanın davacı...'ün eli ürünü olduğu, düzenleme tarihi ve sözleşme bedel bölümünün el ile yazılmış olduğunun tespit edildiği, lisans sözleşmesinin geçerli olduğu bu nedenle davalının kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği anlaşılmaktadır.
Marka lisansı sözleşmeleri yazılı geçerlilik şartına tabidir. Kural olarak ivazlı ve iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Bir taraf markanın kullanım hakkını verirken diğer taraf bir bedel ödeme edimini yerine getirir. Ancak ivazlı sözleşmelerdeki semenin her zaman bir miktar para olması şart değildir. Taraflar semenin başka bir şekilde ödenmesini de kararlaştırabilirler. Lisans sözleşmesinin ivazlı olması kural olmakla birlikte taraflar serbest iradeleri ile lisans sözleşmesini bedelsiz olarak (serbest lisans ) ya da sembolik bir bedel üzerinden de düzenleyebilirler. Bedel sözleşmenin geçerlilik şartı değildir.
Somut olayda, davacı ...'ün marka için lisans sözleşmesi yaptığı, davalı şirkete ait restoranın açılışından itibaren sürecin içinde yer aldığı, davacının davalı şirket bünyesinde çalıştıkları, söz konusu markanın sadece davalı restoran işletmesinde kullanıldığı, lisans sözleşmesinin mutlaka ivazlı olmasının ya da semenin mutlaka bir miktar para olmasının şart olmadığı dikkate alındığında somut olayın özelliğine göre, yapılan sözleşmenin sözleşme özgürlüğü çerçevesinde geçerli bir sözleşme olduğu, sözleşmenin bedelinin sembolik bir miktar olarak gösterilmesinin TBK 27/1 maddesine göre kesin hükümsüzlüğü gerektiren haller içinde olmadığı, ihtarnemenin markanın devrinden sonra olduğu, davacı ...'ün ihtarname tarihinde marka üzerinde hakkının kalmadığı, devir edilen marka konusunda devir öncesine dayalı hak talebinde bulunamayacağı gibi 10 yıl süreli olan lisans sözleşmesi için 26.11.2015 tarihinde keşide edilen ihtarname içeriğinde sözleşmenin feshine yönelik bir irade beyanı yer almadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 132,66 TL'nin düşümü ile kalan 481,74 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 8.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.23/12/2025
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)