T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı taraflar, uyuşmazlık bakımından yetkili mahkemenin Almanya Mahkemeleri olduğunu iddia ettiğini, ancak yabancılık unsuru taşıyan davalarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, yukarıda da izah edildiği üzere 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (“MÖHUK”) hükümleri uyarınca belirlendiğini, anılan Kanun’un 40. maddesi uyarınca Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, iç hukukun yer itibarıyla yetki kurallarına bağlanmış olduğunu, bu kapsamda yabancılık unsuru içeren uyuşmazlıklarda da Türk mahkemelerinin yetkisi, uyuşmazlığın niteliğine göre HMK ve ilgili özel kanunlardaki yerel yetki hükümleri esas alınarak tespit edildiğini, Somut olayda, uyuşmazlığın niteliği ve taraflar arasındaki hukuki ilişki dikkate alındığında, iç hukukta yetkili kılınan Türk mahkemelerinin, MÖHUK m.40 uyarınca milletlerarası yetkiye de sahip olduğunu bu nedenle davalıların, yetkili mahkemenin Almanya Mahkemeleri olduğu yönündeki iddiası hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, izah edilen hususlardan da anlaşılacağı üzere davalı tarafın, borca, ferilerine ve Türk Mahkemelerinin yetkisine yapmış olduğu itirazlar haksız ve dayanıksız olduğunu, müvekkilinin üstüne düşen edimi yerine getirdiği ve üstüne düşen edimi yerine getirmesine rağmen davalı tarafın ödemesi gereken miktarı ödemediği ekte sunduğumuz faturalardan ve delillerden anlaşıldığını, tüm bu sebeplerle icra takibine yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, davalı taraf aleyhine %20lik icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulüne, davalıların Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, taraflarınca başlatılan icra takibine hasız olarak itiraz eden borçlu aleyhine %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davaya konu davacı tarafından davalılara karşı başlatılan Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ...
E. Sayılı icra takip dosyası incelendiğinde;
dosya içerisindeki davacı vekili tarafından e-imzalı 15/01/2024 tarihli takip talebinde talep edilen döviz alacağının TL karşılığının gösterilmediği, yalnızca Euro miktar üzerinden takip talebi düzenlendiği anlaşılmaktadır. İcra Dairesince davacının takip talebi esas alınarak icra müdür yardımcısı tarafından e-imzalı olarak 16.01.2024 tarihli ödeme emrinin düzenlendiği söz konusu ödeme emrinde de yalnızca Euro miktar üzerinden ödeme emrinin düzenlenerek icra dosyası içerisine aktarıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere itirazın iptali davalarında, usulüne uygun bir takibin mevcudiyeti itirazın iptali davalarında özel dava şartı niteliğindedir. Bu bağlamda davacı tarafından icra dairesine sunulan elektronik imzalı 15.01.2024 tarihli takip talebinde ve takip talebine uygun olarak icra dairesi tarafından müdür yardımcısı tarafından e-imzalı olarak düzenlenen ödeme emrinde takibe konu döviz alacağının TL karşılığının gösterilmediği sabittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK.nun 12/05/1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K.sayılı kararı). Nitekim Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E., ...
K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Somut olayda, hem takip talebinde hem de ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır.
O halde ilk derece mahkemesince, takip talebi ve ödeme emrinde 25.764,38-USD yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken şikayetin kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir."
Takip dosyası incelendiğinde; davalı alacaklı vekili tarafından elektronik imzalı ilk takip talebinden sonra yeni bir takip talebi ve ödeme emri sunulmuş ise de takip dosyasındaki elektronik imzalı ilk kayıtlı takip talebi ve ödeme emrinin esas alınması gerektiği, takip talebi ve ödeme emrinin herhangi bir icra mahkemesi kararı olmadan sonradan talep üzerine kendiliğinden değiştirilmesinin mümkün olmadığı, nitekim ilk takip talebi ve ödeme emrinin geçersiz olduğu ve ödeme emrinin iptal edildiğine dair bir İcra Mahkemesi kararının da bulunmadığı anlaşılmakla elektronik imzalı ilk takip talebi ve ödeme emrindeki eksikliğin bu şekilde tamamlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim takip dosyasında iki ayrı takip talebi ve ödeme emrinin bulunmasının mümkün olmadığı yönünde Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E., ...
K. Sayılı kararında da aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Somut uyuşmazlıkta;
takip tarihi 11.10.2022 olup, UYAP sisteminde kayıtlı olan aynı tarihli takip talebinde 1.000.000,00 USD alacağın tahsili istenilmekle birlikte yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediği gibi, harca esas değerinin de Türk Lirası olarak yazılı olmadığı görülmüştür. Her ne kadar, 17.10.2022 tarihinde yine UYAP sistemine yüklenen takip talebinde harca esas değerin 18.619.400 TL olarak elle yazıldığı ve alacaklı vekilince de imzalandığı görülmüş ise de; takip tarihindeki bu eksikliğin sonradan tamamlanması sonuca etkili olmayıp, UYAP sisteminde iki ayrı takip talebinin bulunmasının da usule uygun olmadığının kabulü gerekir. O halde, İlk Derece Mahkemesince, UYAP sisteminde kayıtlı ilk takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir." Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E., ...
K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Diğer taraftan, HMK'nın 445.
maddesi ile HMK'nın uygulanmasına ilişkin yönetmeliğe göre elektronik ortamda saklanan Uyap kayıtları asıldır.
Somut olayda, Uyapta kayıtlı olan takip talebi ve ödeme emrinin ikişer tane (21.02.2021 tarihli takip talebi ve ödeme emri- 24/04/2021 tarihli takip talebi ve ödeme emri) olduğunun görüldüğü, Uyapta kayıtlı ve önceki tarihli takip talebi ve ödeme emrinin içeriğinde yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediği gibi, harca esas değerinin de Türk Lirası olarak yazılı olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, Uyapta kayıtlı ve daha önceki tarihli takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir." Nitekim Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E., ...
K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Hukuk Genel Kurulu'nun 06.10.2004 tarih ve 2004/1-433 Esas sayılı kararında da benimsendiği üzere kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma yasağı ilkesi nazara alınamaz. Somut olayda, UYAP’a kayıtlı ilk (14.11.2022-13:27 tarih ve saatli) takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmediği nitekim alacaklı vekili tarafından takip dosyasına sunulan 14.11.2022 tarihli dilekçe ile de işbu maddi vakanın kabul edildiği anlaşılmaktadır.
O halde İlk Derece Mahkemesince, UYAP’a kayıtlı ilk takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediği gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir." Yargıtay ... Hukuk Dairesi ... E., ...
K. Sayılı güncel tarihli 06.11.2025 tarihli kararında da aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Öte yandan;
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 445. maddesi ile bu Kanun’un uygulanmasına ilişkin yönetmelik gereğince elektronik ortamda saklanan UYAP kayıtları esastır.
Somut uyuşmazlıkta; 26.06.2020 tarihinde UYAP sistemine kaydedilen ilk takip talebinde toplam 16.657,88 EURO alacağın tahsilinin talep edilmesine rağmen, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediği gibi harca esas değerin de Türk Lirası olarak yazılı olmadığı görülmüş olup, ilk takip talebi iptal edilmeden aynı takip dosyası üzerinden ikinci bir takip talebi düzenlenemeyeceğinden, alacaklı tarafından 29.12.2022 tarihinde takip dosyasına sunulan takip talebinde harca esas değerin Türk Lirası karşılığının gösterilmesinin sonuca etkisi yoktur." Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E., ...
K. Sayılı kararında da 17.09.2025 tarihinde aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Somut uyuşmazlıkta, takip tarihi 30.09.2020 olup UYAP sisteminde kayıtlı aynı tarihli takip talebinde 255.316,30 EURO alacağın tahsili istenilmekle birlikte yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği gibi, harca esas değerinin de Türk Lirası olarak yazılı olmadığı görülmüştür. Her ne kadar takip dosyasında bulunan sadece alacaklı vekili imzalı takip talebinde harca esas değer TL olarak gösterilmiş ise de UYAP kayıtları asıl olduğundan, ne zaman sunulduğu belli olmayan takip talebine itibar edilmemiştir. Öte yandan, UYAP kayıtlarındaki takip talebi ilk takip talebi kabul edileceğinden usulsüz olan ilk takip talebi iptal edilmeden ikinci bir takip talebinde bulunulması sureti ile de takibe devam edilmesi mümkün değildir. İcra takibi de bir dava gibi düşünüleceğinden ilk sunulan takip talebi iptal edilmeden sonradan sunulan takip taleplerinin bir hüküm ifade etmeyeceği Dairemizin ve HGK’nın yerleşik uygulamasıdır(HGK’nın 21.05.2025 tarih 2024/12-523 E.-2024/332 K. sayılı kararı). O halde, İlk Derece Mahkemesince, UYAP sisteminde kayıtlı takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekmiştir." Son olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi de benzer bir uyuşmazlıkta aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "İİK'nın 67. maddesine göre itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması ve takibe süresi içinde itiraz edilmiş olması, özel dava şartıdır. İİK'nın 58/3 maddesine aykırı şekilde yabancı para alacağı üzerinden takibin yapılırken takip talebinde ve icra dairesince gönderilen ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk lirası karşılığının gösterilmediği tespit edilmekle, itirazın iptali davasına konu, usulüne uygun bir icra takibinin mevcut olmadığının kabulü gerekir (Aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/12593 E., 2015/9366 K. ve 24/06/2015 tarihli kararı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2023/4310 Esas, 2024/4281 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 04.05.2024 tarihli ve 2022/10534 Esas, 2023/3081 Karar sayılı kararı)
İlk derece mahkemesince emsal gösterilen Yargıtay 12. HD'nin emsal kararları ışığında takip dosyasında elektronik imzalı ilk takip talebinden sonra yeni bir takip talebi ve ödeme emri sunulmuş ise de, takip dosyasındaki ilk takip talebi ve ilk ödeme emrinin esas alınması gerektiği, takip talebi ve ödeme emrinin sonradan değiştirilmesinin mümkün olmadığı, nitekim ilk takip talebi ve ilk ödeme emrinin geçersiz olduğu ve iptal edildiğine dair bir mahkeme kararı da bulunmadığı anlaşılmakla, UYAP sisteminde iki ayrı takip talebi ve ödeme emri bulunmasının da usule uygun olmayacağı da gözetildiğinde, elektronik imzalı ilk takip talebi ve ödeme emrindeki eksikliğin bu şekilde tamamlanması da mümkün olmadığından, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi isabetli olup, aksi yöndeki davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir."
Yukarıda detaylıca açıklanan gerekçeler kapsamında itirazın iptaline konu Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı takip dosyası dosyasına davacı tarafından sunulan 15.01.2024 tarihli takip talebinde ve icra dairesince düzenlenen 26.01.2024 tarihli ilk ödeme emrinde takibe konu döviz alacağının TL karşılığının gösterilmediği, bu durumun kamu düzenine ilişkin olduğu ve resen gözetilmesi gerektiği bu suretle itirazın iptaline konu icra takibinin usul ve yasaya uygun olmadığı, emredici kamu düzeni hükümlerine aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda davacı tarafından başlatılmış usulüne uygun bir takibin mevcut olmadığı ve itirazın iptali davalarında usulüne uygun başlatılmış bir takibin bulunmasının özel dava şartlarından olduğu anlaşılmakla davanın özel dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nun 114/2 ve 115/2. Maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın özel dava şartı yokluğundan 6100 sayılı Kanun'un 115. Maddesi gereğince usul yönünden REDDİNE,
2.Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın davacı tarafça peşin yatırılan 4.207,55-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 3.475,55-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,
3.Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
6.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
7.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)