T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/11/2023
NUMARASI : 2023/207 E. - 2023/488 K.
DAVANIN KONUSU : Terditli; Asli Talep: Markanın Kullanılmama Nedeniyle
İptali, Fer'i Talep: Markanın Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/11/2023 tarih ve 2023/207 Esas - 2023/488 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, uzun yıllardır Türkiye’de motorlu kara araçlarının alım satımına aracılık yapan müvekkilinin ....COM ve ... ibareli markaların sahibi olduğunu, hal böyle iken davalının her nasılsa 2015/37950 sayılı "www...com aracınızla yüzleşmenin vakti geldi + şekil" ibareli markanın tescilini sağladığını, SMK 9. maddesi uyarınca tescilli bir markanın kullanım zorunluluğu olup davalının tescil tarihinden itibaren aradan 5 yıl geçmesine rağmen bu markayı kullanmadığını, öte yandan davaya konu markanın "....COM" ibaresini içermesi nedeniyle müvekkilinin markası ile aynı olduğunu, markadaki diğer unsurların markaları ayrıştırmaya yetmediğini, markaların kapsamında buluna mal ve hizmetlerin birebir aynı olduğunu, bu benzerliklerin markalar arasında iltibas ihtimalini ortaya çıkardığını, müvekkilinin markasının tanınmış marka vasfında olup davalının bu tanınmışlıktan haksız menfaat elde etmek amacıyla ve kötü niyetli olarak benzer bir marka tercihinde bulunduğunu, ... ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanında yer aldığını ve uzun yıllara dayalı kullanımı sonucu müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek öncelikli olarak 2015/37950 sayılı "www...com aracınızla yüzleşmenin vakti geldi ... + şekil" markasının kullanılmaması nedeniyle iptaline, bu talebin kabul edilmemesi halinde SMK m. 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/6 ve 6/9 uyarınca markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait ekspertiz şirketinin ülkenin hemen her ilinde faaliyet gösterdiğini, internet sitesine girildiğinde bu hususun açıkça anlaşılacağını, "..." ibaresinin herkes tarafından kullanılan tanımlayıcı bir ibare olduğunu, markaların benzer olmadığını, yıllardan beri müvekkilinin kullanımına karşı herhangi bir talepte bulunmayan davacının, kendi markasını ekspertiz alanında kullanmayı düşünmesi nedeniyle böyle bir iddiada bulunduğunu ve asıl kötü niyetin davacıda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu 2015/37950 sayılı markanın; "www...com aracınızla yüzleşmenin vakti geldi ... şekil" ibaresinden oluştuğu, "Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi. Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri. Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri. Sanat eserleri orijinallik onay hizmetleri." bakımından 31/05/2016 tarihinde tescil edildiği, tescil tarihi ile dava tarihi arasında 5 yılı aşkın süre bulunduğu, dava tarihinden önceki son 5 yıl içinde, davalının, dava konusu 2015/37950 sayılı markayı, tescilli olduğu hizmetler bakımından ciddi surette kullanma külfeti altında olup bir markanın kullanıldığı iddiasını ispat yükünün o marka sahibi olan kimse üzerinde bulunduğu, dava dosyası ve cevap dilekçesi ile ekinde ibraz edilen delil mahiyetindeki evraklardan davalının davaya konu markayı ciddi surette kullandığına ilişkin yeterli nitelik ve nicelikte delil ibraz etmediği, "..." uygulaması ile taranan ekran görüntüleri, "....com" ibareli web sitesi ve "..." ibareli youtube adreslerinin, dava konusu markanın, tescilli olduğu hizmetler bakımından Türkiye'de pazar payı oluşturacak şekilde ve ciddi surette kullanımı bulunduğunu ispatlamaktan uzak olduğu, "..." ibareli markanın kullanımına ilişkin belgelerin davaya konu markanın kullanımı kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulü ile 2015/37950 sayılı markanın iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili, yıllardan beri oto ekspertiz işi ile uğraşan müvekkilinin bu markanın yanı sıra "..." ibareli markanın da sahibi olduğunu, bu ekspertiz şirketinin neredeyse ülkenin her ilinde faaliyet gösterdiğini, TV reklamları ve hizmet kalitesi ile tanınmış bir marka vasfını kazandığını, müvekkilinin markasında yer alan "..." ibaresinin tanımlayıcı olup herkesin tarafından kullanılabileceğini, davacının oto ekspertiz alanında bir faaliyetinin olmadığını ve cevap dilekçesine ekli bilgilerden markanın kullanımının ortaya konulduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, markanın kullanılmama nedeniyle iptali ve terditli olarak hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın markanın kullanım külfetine ilişkin 9. maddesi uyarınca, marka sahibinin, tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde markasını kullanmakla yükümlü bulunduğu, bu kullanımının SMK'nın 7. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen şekilde, yine 7. maddenin 3. fıkrası ve SMK'nın 9. maddenin 2 ve 3. fıkrasında belirlendiği biçimde gerçekleşmesinin gerektiği, markanın kullanımından söz edilebilmesi için ciddi bir kullanım olmasının gerektiği, ciddi kullanım ibaresi SMK'da çok açık değil ise de her şeyden önce sadece markanın iptal edilmesini önlemek için göstermelik küçük ölçekte ve sembolik kullanmaların ciddi bir kullanım olmayacağı (Uğur ÇOLAK, Türk Marka Hukuku, 4. Baskı, İstanbul, s.972), yargılama konusu markayı kapsamında bulunan uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler için kullandığını ispat yükünün davalıda olduğu, davalı tarafından dosya kapsamına sunulan belge ve bilgilerin markanın Türkiye’de ticari etki oluşturacak ve süreklilik arz edecek şekilde kullanımını ortaya koyacak nitelikte olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 19/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2026
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...