T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTİNAF KALDIRMA KARARI ÖNCESİ BEYANLAR:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine takip yapıldığını, takip dayanağı senette yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, Konya .İcra Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açtıklarını, bu dosyadan alınan raporda imzanın müvekkiline aidiyetinin tespit edilemediğini, ancak davanın süre yönünden reddedildiğini, gelinen noktada imzanın müvekkiline ait olmadığı noktasında herhangi bir tereddüt kalmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açtığı imzaya itiraz davasında davacının haklı bulunmadığını, davacının sürekli olarak müvekkiline karşı dava açtığını, davacının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında bulunan 07/08/2015 tarihli haciz tutanağında borcu ödeyeceği yönünde beyanda bulunduğunu, davacının beyanının ikrar olarak kabulü gerektiğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, davalının borcunu ödememek için işbu menfi tespit davasını açarak mesnetsiz iddialar öne sürdüğünü savunarak davanın reddine karar verilmesini ve davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum hükmedilmesini talep etmiştir.
KALDIRMA ÖNCESİ MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR:
Mahkememizin 15/03/2022 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı kararında özetle: "İş bu dava; Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; Konya . İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyada davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususlarının olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 14/12/2021 tarihli celse 4 nolu ara kararı gereğince davacı tarafa HMK gider avansı tarifesi uyarınca tayin ve hesaplanan eksik 1.500,00 TL delil avansının mahkeme veznesine ödenmesi yönünden 2 haftalık kesin süre verildiği, delil avansının verilen kesin süre içerisinde mahkeme veznesine depo edilmemesi halinde davacı tarafın bilirkişi raporu delilinden vazgeçtiğinin kabul edileceğinin davacı tarafa ihtarının yapıldığı, buna rağmen dosya incelenmesinde bilirkişi delil avansının kesin süre içerisinde yatırılmadığı anlaşılmakla davacının bilirkişi delilinden vazgeçtiğinin kabul edildiği anlaşılmıştır. HMK Madde 324 "(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmünü içermektedir.
Gider avansından farklı olarak “Delil avansı” ise delillerin ibrazı, ilgili yerlerden getirtilmesi, tanıkların (ve gerekirse bilirkişilerin ya da uzmanların) dinlenmesi için gerekli olan masrafların karşılanması için yatırılan paradır (... Usul, s.2400). Delil avansı, o delille iddiasını ispatlayacak tarafça yatırılmalıdır. Ancak ilgilisinin bu gerekliliği yerine getirmemesi hâlinde, diğer taraf da delil avansını yatırabilir.
Gider avansı ile delil avansı arasındaki en önemli fark, gider avansının dava şartı olmasına rağmen delil avansının dava şartları arasında sayılmamış olmasıdır (HMK m.114/l-g). Bu bakımdan gider avansının yatırılmaması ya da yargılama süreci içinde tamamlanmaması hâlinde davanın, dava şartı yokluğundan reddi gerekirken (HMK m. l15), delil avansının yatırılmaması hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçilmiş kabul edilerek (HMKm. 324/2), yargılamaya devam edilir ve o delille ispatlanacağı düşünülen vakıa ispatlanamamış sayılır. Böyle bir durumda hâkim, mevcut delil durumuna göre karar verir (... : Hukuk Yargılama Usûlünde Gider Avansı, Ankara 2016, s.131).
Davacı vekili açmış olduğu davada Konya . İcra Müdürlüğü ...
E. Sayılı takibe konu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığını, bu nedenle davalıya borçlu olmadığını yapılacak Adli Tıp Kurumu imza incelemesi tespitleri sonucunda ortaya çıkacağını iddia etmesine rağmen yukarıda izah edildiği üzere yapılacak imza incelemesi için belirlenen delil avansını kesin süre içerisinde yatırmaktan imtina etmiştir.
Bonodaki imzanın inkarında bulunan davacı bunu ispatla mükelleftir. Davacı bu yükümlülüğünü yerine getirmek için gerekli ispat vasıtası olan imza incelemesinin yapılması için delil avansını kesin süre içerisinde mahkeme veznesine depo etmediğinden ve artık bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığından, davasını ispat için başkaca da bir delil bulunmadığından açtığı davasını ispat edemediğine mahkememizce kanaat getirilip davanın reddine karar vermek gerekmiş...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER İLE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Tarafların iddia ve savunmaları beraber değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusunun menfi tespit istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (... : İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Y.HGK; ... E, ... K, 10/06/2021 T).
Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; davacının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi yönünden borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit talebinde bulunduğu, davacının dayanak olarak icra takibine konu olan bono yönünden imza inkarında bulunduğu, imza yönünden inkar bulunmadığı sebebiyle ispat yükünün alacaklı konumda olan davalıda bulunduğu, davacının dayanak olarak göstermiş olduğu ilgili icra hukuk mahkemesi dosyasının içinde bulunan raporda kanaat bildirimi yapılamadığı, bu nedenlerle davacının yeteri sayıda imza örneklerinin alınmasının akabinde dosyanın uzman bilirkişiye tevdi edildiği, ilgili rapor içeriğine göre imzanın davacıya ait olduğunun sabit olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1.Davanın REDDİNE,
2.Davalının tazminat talebinin kabulü ile; Konya . İcra Müdürlüğü'nün takip talebinde bulunan asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan tazminatın DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
3.Dava reddedildiğinden 615,40 TL maktu harcın 2.561,63 TL peşin harçtan düşülerek bakiye 1.946,23 TL'nin talep halinde davacıya iade edilmesine,
4.Davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalının yapmış olduğu 1.000,00 TL gider avansının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
7.Karardan sonra yapılacak masrafların davacı tarafa yüklenmesine
8.Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9.Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, (karar vermek gerekmiş ise de; bu hususta 20/05/2022 tarihli harç tahsil müzekkeresi yazıldığından yeniden yazılmasına yer olmadığına,)
10.Dosyadaki imza incelemesine esas farklı mahkemeden istenilen dosya asılları, evrak asıllarının ve senet aslının karar kesinleştiğinde ilgili birimlere iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025 Katip ... Hakim ...