2. Ceza Dairesi 2025/13509 E. , 2025/22337 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafii tarafından verilen temyiz dilekçelerinin içeriğine göre temyiz istemlerinin kapsamının sadece hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu, anlaşıldığından, hırsızlık suçundan kurulan hükme hasren yapılan temyiz incelemesinde;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, bilirkişi raporunun kanıt niteliğinin tartışılmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine; sanık müdafiinin temyiz isteminin eksik inceleme ile karar verildiğine, 5237 sayılı TCK'nın 50... . maddeleri ile diğer lehe olan hükümlerin uygulanmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde düzenlenen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa atanan zorunlu müdafii ile birlikte savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek sanığın müdafii bulunmaksızın alınan savunması ile yetinilmek suretiyle aynı Kanun’un 188/1. ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılıp sanığın savunma hakkının kısıtlanması ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, dava dosyasının gereği için aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.