11. Ceza Dairesi 2021/30993 E. , 2025/15317 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin temyizleri yönünden yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği (değişen suç vasfına göre özel belgede sahtecilik) suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyizleri yönünden yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kamu davası açılmış ise de; işe giriş bildirgesi verme yükümlülüğünün suç tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca işverene ait olması, 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 2-A maddesinde belirtilen "muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusu" kapsamındaki işlerden olmaması nedeniyle, aynı Kanunun 47. maddesine göre, sözü edilen meslek mensuplarının görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suç kapsamında sayılamayacağından ve işe giriş bildirgelerinin e-bildirge ile sistem üzerinden değil, yazılı şekilde düzenlenerek verilmesi nedeniyle sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 204/1-43 maddeleri kapsamında Resmi belgede sahtecilik suçu kapsamında değerlendirilebileceği anlaşılmış ve değişen suç vasfı nedeniyle sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği belirlenmekle, katılan vekili ile sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.