11. Ceza Dairesi 2021/28273 E. , 2025/15351 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığa isnat edilen suç kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu olduğu halde karar başlığında kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
1.Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; suça konu iş yerinin gerçek bir iş yeri olması, sanıkların kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması karşısında, sanıklara yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşılmakla, mahkemece sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin sonucu itibarıyla doğru olması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanıkların eylemine uyan "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre,5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu 16.09.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.