11. Hukuk Dairesi 2025/4317 E. , 2026/411 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının adına tescilli olan 2005/02327 sayılı "... Seri" ibareli markanın cins, vasıf ve kalite bildirmesi sebebiyle marka olarak tescil ettirilemeyecek işaretlerden olduğunu ileri sürerek 2005/02327 sayılı "... Seri" ibareli markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasını kullandığını, marka işaretinin ayırt edici olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı uyarınca markanın hükümsüzlüğüne dair mutlak ret nedenine dair değerlendirme yapıldığı,12.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda “... SERİ” ibaresinin tek başına söz konusu ürünün kaynağını gösterdiği, neticesinde 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 14. maddesi anlamında markasal kullanımın söz konusu olduğu, “... SERİ” ibaresinin ürünün kalitesini belirttiğinin kabulü halinde dahi, “... SERİ” ibaresinin rakı alanında davacı/karşı davalı ürünleri ile özdeşleştiği, bu bakımdan anılan markanın 556 sayılı KHK'nın 7. maddesinin son fıkrası anlamında kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığı, kaldı ki, aynı KHK'nın 7/1-e hükmü kapsamında hükümsüzlük davası açılması için öngörülen 5 senelik sürenin geçtiği yönünde görüş ve kanaatinin bildirildiği, tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle yukarıda özetlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, "... Seri" markasının kullanım ile ayırt edicilik kazandığı, markanın davalı ürünleri ile özdeşleştiği, hükümsüzlüğü talep edilen markanın 20.12.2005 tarihinde tescil edildiği, davanın ise 14.02.2014 tarihinde açıldığı, hükümsüzlük davası için açılması öngörülen 5 yıllık sürenin de dolduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ:
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.