Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ

T.C.

BURSA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

13. HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO : ...

KARAR NO: ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: 06/07/2023
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ: 07/09/2023
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ... ...
DAVALI: ... -...
VEKİLİ: Av. ... -...
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
B.A.M. KARAR TARİHİ: 09/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 15/01/2024

Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın görev yönünden usulden reddine dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı-borçlu hakkında ... 19. İcra Müdürlüğü ...

E. No.lu dosya ile hakkında başlatılan ilamsız takibe haksız ve hukuka aykırı olarak 05/12/2022 tarihinde itiraz etmiş, taraflarınca dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak karşı taraf ile anlaşılamadığından ve kendisinin 2. Toplantıya katılmamasından dolayı işbu davayı ikame etmek zarureti hasıl olduğunu, davalı ve borçlu ... Bursa ili, ... ilçesi, ... Mah., ... mevkii, 67 Parselde bulunan taşınmazın sahibi iken müvekkil şirketin işbu taşınmazı satın almak istediğini, davalı ile anlaşarak 24/01/2022 tarihinde davalıya 100.000,00 TL kapora bedeli gönderdiğini, dekont incelendiğinde görüleceği üzere 100.000,00 TL bedel, müvekkil şirketten yer sahibi davalıya ve açıklama kısmına '... ... Mh ... Mevkii 67 ... Arsa Kapora Bedeli' yazılarak gönderildiğini, davalının uzunca bir süre satışı yapmak için müvekkil şirket yetkilisi ... ... oyaladığını, müvekkilinin daha sonra yer üzerinde bazı hacizlerin olduğunu fark ettiğini ve durumu davalıya bildirince davalının; hacizleri kaldırmak için işlem yaptığını, akabinde taşınmazını devredeceğini belirttiğini, ancak müvekkil şirket yetkilisi taşınmazın icra yolu ile satıldığını öğrendiği ve kapora bedelini davalıdan iade etmesini istediğini, bu konuda da müvekkili oyalayan davalı kapora bedelini iade etmediğini beyanla davaya konu icra takibi ve itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili süresinden sonra verdiği beyan dilekçesinde, eldeki davaya bakmakta görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından taşınmazın adına tescili için hiçbir adım atılmadığını, satış günü tapuya gelmediğini, taşınmazı almaktan vazgeçtiğini müvekkiline ihtar etmediğini, müvekkili kusurlu olmadığından kaporanın iadesi ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, müvekkili aleyhine başlatılan ...

19.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine süresinde itiraz edildiğini, davacının ise itirazın iptali için eldeki davayı Asliye Ticaret Mahkemesinde ikame ettiğini, davacının gayrimenkul alım satım işi yaptığını, müvekkilinin tüketici olması nedeniyle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 1 ve 24. maddeleri ile 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun, adli yargı teşkilatı içindeki genel görevli mahkemelerin görev ve yetkilerini düzenlerken, özel görevli mahkemelerin görev ve yetkileri ilgili özel kanunlarda düzenlenmiştir. 5235 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre adli yargı teşkilatı içindeki hukuk mahkemeleri, sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri ile özel kanunlarla kurulan diğer hukuk mahkemeleridir. Bakacakları işler, belirli kişi ve iş gruplarına göre sınırlandırılmamış olan, medeni usul hukukuna giren her türlü iş ve davalara bakan mahkemelere “genel mahkemeler” denilmekte; belirli kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklara veya belli çeşit uyuşmazlıklara bakmak için özel kanunlarla kurulmuş olan mahkemelere ise “özel mahkemeler” veya “ihtisas mahkemeleri” denilmektedir. Özel mahkemede bakılacağı hakkında özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Bu doğrultuda özel görevli mahkemelerin kuruluşu mutlaka ayrı bir kanun hükmü ile düzenlenir.

Taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin sözleşmelerin Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 237. (818 sayılı BK’nın 213), 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 706., Noterlik Kanunu’nun 60., ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde resmî şekilde yapılacağı düzenlenmiştir. Burada öngörülen şekil şartı ispat değil, bir geçerlilik şartıdır. Bu nedenle resmî şekle uyulmadan yapılan sözleşme kesin hükümsüzlük yaptırımına tabidir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı ticari şirket, davalıdan taşınmaz satımı hususunda anlaştığını ve kapora bedeli ödediğini, satış vaki olmadığından bedelin iadesini talep etmiş, davalı ise, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığını, satışa hazır olduğunu, davacının yüklendiği edimlerini ifa etmediğini savunmuştur.

Yukarıda izah edildiği üzere, tapulu taşınmazın haricen satımı geçerli olmadığı gibi, davacı tacir ise de, davalının gerçek kişi olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın geçersiz satış sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşıldığına göre yargılamanın genel mahkemede yapılması gerekmekte olup, ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygundur.

HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2023 tarih, ...Esas-... Karar sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gerekli 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85.-TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

4.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5.İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 09/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...

Başkan

...

...

Üye

...

...

Üye

...

...

Katip

...

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog