4. Hukuk Dairesi 2025/7431 E. , 2025/14540 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40.Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Tüketici Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 04.03.2003 tarihinde, davalı şirketlerin işletmesinde olan, davalı ...'un şoför olarak kullandığı ve maliki diğer davalıların miras bırakanı ...'a ait olan otobüste yolcu olarak bulunduğunu, aracın kaza yapması sonucu ağır yaralandığını ve bir bacağını kaybettiğini davalılar aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/3 Esas sayılı dosyası ile karara bağlandığını, davacı asilin dosyasının istinaf mahkemesinde onandığını ve şu anda Yargıtay denetiminde olduğunu, Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan 05.12.2016, 01.03.2021, 03.11.20 21... .02.2022 tarihli bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını, bu raporlarda 533.600,00Euro karşılığı olarak 8.440.389,00 TL protez gideri ve 1.394.288,47 TL sürekli iş görmezlik tazminatının rapor edildiğini, Bakırköy 12. AHM'sinin 5.468.440,00 TL protez giderinin ve 811.028,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatının taleple bağlılık ilkesi gereği kaza tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiğini, belirtilen dosyada protez giderinin 533.600,00 Euro olarak hesaplandığını ve bundan hüküm altına alınmayan bakiye 186.618,00 Euro protez gideri alacaklarının kaldığını belirterek toplam 1.038.266,00 TL'nin davalılardan müşterek müteselsilen tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun' un 73/A maddesi gereğince tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğunu, davacı yanca işbu şart yerine getirilmemiş olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2021/3 E. sayılı dosyasının (asıl dosya ve birleşen tüm dosyalar olmak üzere) getirtilip incelenmesiyle görüleceği üzere, işbu davanın tarafları ile değinilen dosyanın tarafları aynı olup, yine davacı yan değinilen dosyada talep etmiş olduğu protez gideri ve sürekli iş göremezlik taleplerini işbu dosyada tekrar talep etmiş olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' un 114/ı maddesi gereğince derdestlik itirazları olduğunu, bu nedenle de davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu olay 04.03.2003 tarihinde meydana geldiğini, kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu' nun 60/2. maddesinin yönlendirmesiyle 765 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun 456. ve 102. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde ceza zamanaşımının 5 yıl olduğu görüleceğini, bu doğrultuda dava konusu istemler yasa hükmü gereği zamanaşımına uğradığını belirterek davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ve esastan da reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; davacı vekiline 04.06.2024 tarihli oturumda arabuluculuk tutanağını ibraz etmek üzere süre verilmesinden sonra davacı vekilinin arabuluculuğa müracaat ettiği, 04.06.2024 tarihli başvuru üzerine 10.06.2024 tarihli son tutanak düzenlenmiş ise de, mevcut davada davalıların adresi belirli olması ve tebligat yapılmasına rağmen arabuluculuk başvurusunda davalılara ulaşmayı sağlayacak herhangi bir iletişim bilgisinin verilmediği, sadece davalı ... Kollektif vekili ile imzası yer almayan davalı ... ile bağlantı kurulduğu, bu şekilde düzenlenen tutanakla arabuluculuk işleminin yerine getirilmiş sayılamayacağı, davalı ... Kollektif vekilinin de bu yönde itirazı bulunduğu, davanın açılmasından sonra arabuluculuğa başvurulmuş olması nedeniyle dava şartının yerine getirilmiş kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince, davanın 10.08.2023 tarihinde açıldığı, davanın açılış tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu; sunulan arabuluculuk tutanağının 04.06.2024 tarihli başvuru üzerine 10.06.2024 tarihinde düzenlendiği, mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalıların işleten ve sürücüsü olduğu otobüsün karıştığı trfaik kazası sonucu yaralanan ve maluliyet oluşan davacının bakiye protez gideri talebine ilişkindir.
Temyiz olunan karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2. maddesi gereğince davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.