Esas No
E. 2021/304
Karar No
K. 2023/342
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

ADANA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2021/304 Esas
KARAR NO: 2023/342
DAVACI: 1- ... - ... ...
VEKİLİ: ...
DAVACI: 2- ... - ...
VEKİLLERİ: ...
DAVALILAR: 1- ... - ...

2.... - ...

VEKİLİ: ...
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 08/04/2021
KARAR TARİHİ: 13/06/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: ...

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan anlaşma neticesinde müvekkili ...'in eşi diğer müvekkili ...' in şirket hisselerinin davalı ...'na devredildiğini, söz konusu devir nedeniyle müvekkili ... tarafından davalı ...'nın TR... iban numaralı hesabına 15/04/2019 tarihinde 198.000,00 TL gönderildiğini, müvekkili ...'in davalılardan ... ile birlikte çalıştıkları şirketin muhasebesi aracılığı ile 10/06/2019 tarihinde 60.000,00 TL ödeme yaptığını, bakiye alacak için ... lehine bono düzenlendiğini ve ...' e teslim edildiğini, bono bedelinin davalılar tarafından ödenmemesi üzerine Adana 3. ATM'nin 2020/... D.İş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararı üzerine Adana 7. İcra Müdürlüğü'nün 2020/...

E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların bononun kambiyo vasfı taşımadığından bahisle takibin iptali için Adana 7.

İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/...

E. Sayısına kayıtlı davayı açtıklarını, davanın kabulüne karar verilerek takibin iptal edildiğini, icra takibine konu edilen bononun kambiyo vasfını taşıdığını, davalıların edimini yerine getirmekten imtina ettiklerini, senedin arka yüzünde yazdığı tespit olunan yazının, bononun kambiyo vasfını etkilemediği gibi alacağın varlığını ortadan kaldırır nitelikte olmadığını, senedin tamamen borçlular tarafından kendi el yazıları ile doldurulduğunu, senedin arkasındaki yazının davalılarca karalanarak kendilerine teslim edildiğini, senette bahsedilen taşınmazın müvekkillerine ait olmadığını, bu nedenle satış yetkilerinin bulunmadığını, kaldı ki; şartın gerçekleştiğini, taşınmazın 30/01/2020 tarihinde 3.Şahıs ... 'na satıldığını, senet arkasındaki yazıda, taşınmazın senet keşidecesine satılacağına dair bir ibare bulunmadığını, davalıların hileli davranışlarda bulunduklarını belirterek, Adana 7. İcra Dairesinin 2020/...

E. Sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere 1.200.000,00 TL'nin vade tarihi olan 01/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların dava dışı ... Sağlık A.Ş ile bu şirkete ait Yüreğir İlçesi Köprülü Mah. ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin kendilerine satılması konusunda anlaştığını, satış bedeline yönelik olarak 01/06/2020 vadeli 1.200.000,00 TL bedelli bir senet verildiğini, senedin arkasına taşınmazın tapu devrinin yapılması koşulunun şerh düşüldüğünü, lehtarında bu kaydı imzaladığını, boşa çıkan senedin iade edilmediğini, davacıların senetteki şerhi ve altındaki imzayı karalayarak icra takibi başlattıklarını, Adana 7. İcra Dairesinin 2020/...

E. Sayılı icra takibinin iptali için Adana 7.

İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/...

E. Sayısına kaydedilen davanın açıldığını, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, senedin arkasındaki yazının tespit edildiğini, bunun üzerine 2021/...
K. Sayılı karar ile takibin iptaline karar verildiğini, senedin arkasındaki beyana göre;

senedin veriliş nedeninin 24 parselin satışı olduğunu, kayıtsız şartsız bir borç ikrarı içermeyen bir senedin kambiyo vasfını taşımadığını, kaldı ki; taşınmazın malikinin şirket olduğunu, davacıların bu şirketin ortakları olduğunu, genel kurul kararı olmadan kendi adlarına taşınmazın satışına yetkilerinin bulunmadığını, davacı ...' in 21/01/2020 tarihinde değeri 1.822,00 TL olan, 1822 adet hisseyi davalı ...'na devrettiğini, devir bedelinin de ödendiğini, sözleşmede devirden dolayı alacak kalmadığının açıklandığını, davacı ...' in gönderdiği 198.000,00 TL havale ile elden ödediği 60.000,00 TL olmak üzere toplam 258.000,00 TL' nin 03/06/2020 tarihinde davacıya geri ödendiğini ve bu konuda bir belge alındığını, açılan davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Davacı vekili, 14/12/2021 tarihli duruşmada davaya konu edilen 1.200.000,00 TL tutarındaki senedin, ...'in şirketteki hisselerinin tamamının ...'na devredilmesi için alındığını, taşınmaz satışı ile ilgisinin olmadığını, ayrıca taşınmazın 3. Kişiye satıldığını, davalının ibraz ettiği 258.000,00 TL tutarındaki ödeme belgesindeki imzayı kabul etmediklerini beyan etmiş, aynı celsede davalılar vekili; senedin taşınmazın 1/2 payının satışı için verildiğini, şirket hisseleri ile ilgisinin bulunmadığını, davacı tarafından ödenen toplam 258.000,00 TL' nin davalıya borç para olarak verildiğini, daha sonra geri ödendiğini ve 03/06/2020 tarihli belge alındığını beyan etmişlerdir.

12/04/2022 tarihli duruşmaya katılan davacı ... ise; 2019 yılının Nisan ayında taşınmazın şirkete ait 1/2 payının satılması konusunda ... ve şirketin diğer ortaklarıyla konuşulduğunu, 1/2 payın değerinin yaklaşık 1.000.000,00 TL civarında olduğunun konuşulduğunu, bu payın satılması halinde bedelinin ödenmesini istediğini, birkaç gün sonra 1.200.000,00 TL tutarındaki senedin düzenlenerek getirildiğini, senette vade olması nedeniyle vade farkı eklendiğini, kendisine ödenecek taşınmaz satış bedeli karşılığında şirketteki toplam hissesinin %4 veya %5'ini diğer ortaklara devredeceği konusunda anlaştıklarını, nitekim bu devri gerçekleştirdiğini, karşılığında ücret almadığını, senet kendisine getirildiğinde arkasındaki ibarenin bulunduğunu, çekincesini belirtmesi sonrasında senet arkasındaki ifadenin karalanmış bir şekilde geri getirildiğini, senet bedeline ...'na zaman zaman verdiği borç paraların dahil olduğunu beyan etmiştir.

Adana 7. İcra Dairesi' nin 2020/...

E. Sayılı dosyasında;

alacaklı ...' in 11/08/2020 tarihinde borçlular ... ve ... hakkında 01/06/2020 vadeli 1.200.000,00 TL tutarındaki senetten dolayı kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatmıştır. Takibin dayanağı olan 12/04/2019 tanzim 01/06/2020 vadeli 1.200.000,00 TL tutarındaki senette ... borçlu, ... kefil, ... ise lehtar olarak görülmektedir. Senedin arkasında yazılmış bir metin bulunduğu ve üzerinin karalandığı anlaşılmaktadır. Borçlular, senedin tahrif edildiği, kambiyo senedi vasfı taşımadığından bahisle takibin iptali için açtıkları davada Adana 7. İcra Hukuk Mahkemesi' nin 2020/... E., 2021/... K .sayılı kararı ile; " takip konusu senedin veriliş nedeninin 24 parseldeki arsanın satışı olarak belirtilmiş olması karşısında senedin, Türk Ticaret Kanunu'nun 776/1-b maddesine göre; "kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi" unsurunu taşımadığı, kaydın, senedin kayıtsız şartsız borç ikrarına havi olması şartını ortadan kaldırdığı anlaşılmakla senedin kambiyo vasfı taşımadığı, dolayısıyla alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği açıktır. Ayrıca HMK 207 maddesi gereği bu karalamanın bilinen etki ve sonuçlarını doğurabilmesi için onu düzenleyen tarafından muhakkak surette imza ile onaylanması zorunludur. İmza ile desteklenmeyen ve onaylanmayan bir ibareyi hükümsüz ya da etkisiz kılmak mümkün değildir. Bu nedenle bononun belli bir amaca özgülendiği tartışmasızdır. Sonuç olarak senet bono vasfını kaybettiğinden" takibin iptaline karar verilmiştir. Bu karar İstinaf ve Temyiz incelemesinden de geçmek suretiyle 16/06/2022 tarihinde kesinleşmiştir. Bu dosyada Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan raporda; inceleme konusu senedin arka yüzünde, senede göre yatay konumda 3 satır halinde evvelce yazılmış "Adana ili, Yüreğir ilçesi Köprülü mahallesi ... ada, ... parseldeki arsanın 1/2 sinin satışından mahsuplaşılarak" okunur yazıların ve yazıların sağ alt tarafında evvelce atılı bir adet imzanın üzerinin farklı fiziki evsafta bir kalem ile karalanmış olduğu belirtilmiştir. Davalılar, senette sahtecilik yapıldığından bahisle şikayette bulunmuşlar, Adana CBS' nin 2020/... soruşturma sayılı dosyasında yürütülen soruşturma sonunda 2020/...

K. Sayılı karar ile;

ihtilafın hukuki mahiyette olduğundan bahisle takipsizlik kararı verilmiştir.

Adana Ticaret Sicilinin ... sırasında kayıtlı ... Özel Sağlık Eğitim Turizm İnş. San. Ve Tic. A.Ş' nin 692621 payı davacı ...'e ait iken, Adana 11. Noterliği'nde düzenlenen 31/01/2017 tarihli ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile ...'e devretmiştir. ... ayrıca, Adana 1. Noterliği'nde düzenlenen 28/06/2018 tarihli ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile ...'ın ... payını devralmıştır. ... toplam 804617 payından 1822 payını, Adana 11. Noterliğinde düzenlenen 24/01/2020 tarihli ... yevmiye nolu sözleşme ile davalı ...'na, 65659 payını da ...'a devretmiş, 737136 payı kalmıştır. Sözleşmede devir bedelinin 1.822,00 TL olduğu ve ödendiği belirtilmiştir.

Adana İli, Yüreğir İlçesi, Köprülü Mah. ... Ada, ... Parsel sayılı arsa vasfındaki 1352,38 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz şirket adına kayıtlı iken 1/2 payı 22/03/2019 tarihinde, 1/2 payı da 30/01/2020 tarihinde dava dışı ...'na satılmıştır.

Dava dilekçesinin ekinde ibraz edilen 10/06/2019 tarihli belgede; "Doktor ... adına 60.000,00 TL ödeme yapılmıştır" notu bulunmaktadır. Belge davalı ... tarafından imzalanmıştır. Ayrıca ... Bankası vasıtası ile ..., davalı ...'na 15/04/2019 tarihinde 198.000,00 TL havale yapmıştır. Dekontta " ... borç olarak ödeme" açıklaması bulunmaktadır. Her iki ödemede senedin keşide tarihinden sonra yapılmıştır.

Davalılar, bu paraların davacıya ödendiğini iddia ederek, 03/06/2020 tarihli ve ... tarafından imzalanan belgeyi ibraz etmiştir. Bu belgede " Doktor ...'ndan alacağım olan 258.000,00 TL'yi(ikiyüzellisekizbin TL) nakit olarak elden aldım. 03/06/2020" yazmaktadır. Davacılar, önce bu belgedeki imzanın ...'e ait olmadığını iddia etmiş, daha sonra belgenin sahte olduğunu ileri sürmüş, ...'in imzası bulunan başka bir belgenin bir kısmının kesilerek ve imzanın üzerine söz konusu ibare yazılmak suretiyle sahte olarak üretildiğini iddia etmişlerdir. İmza örnekleri toplanarak dosya Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiş, Fizik İhtisas Dairesi'nin 16/03/2023 tarihli ... sayılı raporunda; belgedeki imzanın ...'in el ürünü olduğu, belgenin alt kenarının A4 ebadı kısa kenarı (210mm) ile uyumlu olduğu, üst kenarı forme olmayıp düzensiz kesilmiş olduğu, belgedeki imzanın yazılardan farklı fiziki evsafta bir kalem ile oluşturulduğu, mürekkeplerde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel bir yöntem bulunmadığından, metindeki yazı ile imzanın hangisinin önce yada sonra oluşturulduğunun tespit edilemediği, belgenin mevcut imzadan yararlanarak oluşturulduğunu gösterir yeterlilik ve nitelikte bulgu saptanamadığı belirtilmiştir.

Davacıların vekili tarafından bu rapora itiraz edilerek yeniden rapor alınması istenmiştir.12/06/2023 tarihli celsede davacı vekili; müvekkilinin başka bir belgeye imza attığını, bu belgenin metni ile imza arasında boşluk bulunduğunu, metin bulunan kısmın kesildiğini yada yırtıldığını, imzasının üstüne de ödemeye ilişkin beyanın yazıldığını, bu şekilde sahtecilik yapıldığını düşündüklerini beyan etmiştir.

Bir belgedeki metin ile imzanın farklı kalemler ile oluşturulması yada A4 kağıdının bir kısmının kesilerek kalan kısmına metin oluşturularak imza atılması belgenin sahte olduğunun kanıtı değildir. Adli Tıp Kurumu'nun raporunda; belgenin üst kenarının forme kesim olmadığı, düzensiz kesildiği zaten belirtilmiştir.

Bu durum belgenin A4 ebadındaki bir kağıdın yarısının kesildikten sonra kalan yarısının kullanıldığını göstermektedir. Bu husus tek başına belgenin sahte olduğunu göstermeyeceği için yeni bir rapor alınması da davanın sonucuna katkı sağlamayacaktır. Kaldı ki; 60.000,00 TL ve 198.000,00 TL tutarındaki ödemelerin her ikisi de senedin keşide tarihinden sonraki döneme aittir. Ayrıca, senette, taşınmaz satışından dolayı düzenlendiği yazılıdır ve bu satış gerçekleşmemiştir. Bu sebeplerle yeniden bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

Şu halde; dava dilekçesinde, davacı ...'nin hisselerini davalı ...'e devrettiği, bunun için 198.000,00 ve 60.000,00 TL olmak üzere ödeme yaptıkları, kalan alacak için senet düzenlendiği belirtilmiştir. ... hisselerinin yalnızca 1822 payını davalı ...'e devretmiştir.

Davacı vekili 28/10/2021 tarihli dilekçesinde; senedin, hisse devrinden ve diğer borçlardan dolayı verildiğini iddia etmiştir. Davacı ..., hisselerinin çok az bir kısmını (1822 pay) devretmiş olup, 1.822 TL devir bedelinin ödendiği sözleşmede yazılıdır. Hisse devir sözleşmesi, senedin keşide tarihinden sonra 24/01/2020 tarihinde yapılmıştır. Hisseleri devreden davacı ...'nin karşı tarafa 198.000,00 TL +60.000,00 TL ödeme yapması ve diğer taraftan 1.200.000,00 TL tutarında senet alması çelişki oluşturmaktadır. Davacılar daha sonra bu paraların borç olarak ödendiğini ileri sürmüştür.

Dava, 1.200.000,00 TL tutarındaki senetten dolayı alacaklı olunduğundan bahisle açılmıştır. Başka bir ifadeyle bu senedin düzenlenmesine dayanak olan temel ilişkiye dayanılmıştır. Senette davacı ...'nin ismi yoktur. Senedin taşınmazın 1/2 payının satışı için düzenlendiği anlaşılmaktadır. Keza, bu husus Adli Tıp Kurumu'nun raporu ve Adana 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/... E. 2021/...

K. Sayılı kararında da belirtilmiştir.

Senedin arka yüzündeki yazının karalandığı, ancak bu değişikliğin paraflanmadığı ya da imzlanmadığı, karalamanın geçersiz olduğu, TTK'nın 776/1-b maddesine göre; "kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi" unsurunu taşımadığı, kambiyo vasfı bulunmadığı kabul edilmiştir. Şirket yada davacılar tarafından davalılara herhangi bir taşınmaz devri gerçekleştirilmemiştir. Kaldıki davacı ..., davalı ...'e yalnızca 1822 pay devretmiş, bu devir senet tanziminden sonra gerçekleştirilmiş, hisse devir sözleşmesinde de 1.822,00 TL tutarındaki devir bedelinin ödendiği yazılmıştır. Dava dilekçesinde 258.000,00 TL'nin devirden dolayı ödendiği iddia edilmiş, daha sonra bu paranın borç olarak verildiği ileri sürülmüştür. 03/06/2020 tarihli belgede 258.000,00 TL'nin geri ödendiği yazmaktadır. Yukarıda tartışıldığı üzere bu belgenin sahteliğinin ispatlanamadığı kabul edilmiştir. Üstelik bu ödemelerin senetten dolayı yapıldığı yada bu ödemelerinde senet bedeline dahil olduğu konusunda herhangi bir delil olmadığı gibi dosya kapsamından bu ödemelerin senetle ilgisi olmadığı da anlaşılmaktadır.

Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; Davacıların davasına dayanak yaptığı belgenin kambiyo senedi vasfını taşımadığı, adi senet niteliğinde olduğu, taşınmaz payının satışı için düzenlendiği, ancak taşınmazın davalılara devredilmediği, senedin bedelsiz olduğu, daha sonra senedin hisse devri ve diğer borçlar için düzenlendiği ileri sürülmesine rağmen, senedin arkasındaki şerhin(... arsanın 1/2 sinin satışından mahsuplaşılacak) aksine delil ibraz edilmediği, kaldı ki davacı ...'nin, senedin keşide tarihinden sonra, davalı ...'e çok az miktarda (senet tutarının 1/658 kadarı) hisse devrettiği, sözleşmeye göre 1822 TL devir bedelinin ayrıca ödendiği, hisse devrinden kalan borç bulunmadığı, davacının davalı tarafa verdiği toplam 258.000,00 TL'nin iade edildiğini gösteren belgenin sahteliğinin ispatlanamadığı gibi bu ödemenin dava konusu senetle ilgisi konusunda da delil ibraz edilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın reddine,

2.Alınması gereken 179,90-TL karar harcının, peşin alınan 20.493,00 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 20.313,10-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,

3.Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 144.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara ödenmesine,

4.Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5.Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,

6.Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,

Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/06/2023 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Karar Etiketleri
KABULÜNE ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog