T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili -----. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkilinin metal yay üretim işiyle uğraştığını, davalının metal tel satış ve pazarlama işiyle iştigal ettiğini, taraflar arasında ticari faaliyet kapsamında dava tarihinden yaklaşık dört ay öncesinde davalı firma yetkilisinin 1.700.000,00 TL miktarında metal teli en geç bir ay içerinde teslim edeceğini, bu doğrultuda 9. Ay ve 10. Ay da ödenmek üzere sıralı çekler alabileceğini müvekkiline söylediğini, güven ilişkisine dayanarak müvekkilini n de daha önce toplam değeri 1.700.000 TL olan 5 adet sıralı 900.000 TL’lik kısmı 28.03.2024 tarihinde, geriye kalan 80.000 TL’lik kısmı ise 18.04.2024 tarihinde davalı firma yetkilisi ------teslim ettiğini, en son çekin davalıya tesliminden itiba ren en geç 2 ay içerisinde metal tellerin teslimine konusunda anlaşmaya varıldığını, davalının 18.06.2024 tarihine kadar almış olduğu çeklerin karşılığı olan metal telleri teslim etmesi gerektiği halde bu süre geçmiş olmasına rağmen davalının malları tesli m etmediğini, davalının henüz teslim etmediği mallara ilişkin 30.03.2024 tarihli 808.736,88 TL’lik fatura, 18.04.2024 tarihli fatura504.948,80 TL’lik fatura ve 20.04.2024 tarihli 233.596,50 TL’lik fatura olmak üzere toplam 1.547.322,18 TL bedelli faturalar kesildiğini, bu süreçte davalının, müvekkiline 24.05.2024 tarihine kadar toplam 405.305,88 TL’lik metal tel teslim ettiğini, ancak geriye kalan 1.294.694,12 TL’lik metal tel aradan geçen zaman dilimine kadar teslim edilmediğini, davalının müvekkiline ka lan malların teslimini yapmayacağını ----- üzerinden yazılı olarak bildirdiğini, mal teslimi yapılmadığından müvekkilinin düzenlediği çeklerin bedelsiz kaldığını, davalının 4 adet çekten ------ seri nolu çekin kısmen diğer üçünün tamamı artık karşılığı kalmadığı gözetilerek iptaline ve müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, davanın tarafları arasında geçerli olmak üzere üçüncü kişilere devir, ciro ve temlik edilmemesi ve muhatap bankaya ibraz edilmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesi gerektiği ni, beyan ederek, davanın kabulüne, davaya konu 4 adet çekin iadesini, davalı şirketin mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, vekalet ücreti ve yargılamam giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava ; Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasıdır.
Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, bilirkişi heyet raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Uyuşmazlığın tespiti teknik bilgiyi gerektirmekle dosya bir mali müşavir bilirkişi ve bir nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiden oluşacak heyete tevdii edilmiş, 29/05/2025 tarihli heyet bilirkişi raporunda özetle;
A. Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Raporumuzun 4.a.2.bölümünde açıklandığı üzere, davalı şirketin ince lemeye katılmadığından defterleri üzerinde usul ve hesap incelemesinin yapılamadığı, B. Davacının Menfi Tespit ve İstirdat Talebi Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; 1- Davacı vekili tarafından dosyaya su nulan 5 adet toplam 1.700.000,00 TL bedelli çekin vadelerinde ödenmiş olduğu, 2- Davacı tarafın ticari defterlerinde 26.07.2024 dava tarihi itibariyle davalı şirketten 1.255.872,80 TL alacaklı olduğu, 3- Davanın davaya konu çeklerden 1.294.694,12 TL’lik kısmı yönünden davacının borçlu olmadığının tespiti, çeklerin vadelerinde ödenmesi halinde ise istirdat talebine ilişkin olduğu, Davalı şirket tarafından, davacı adına “30.040 kg Tavsız Parlak Tel/ 18.756 kg Tavsız Parlak Tel, 8.675 kg Tavsız Parlak Tel ve Nakliye Bedeli” açıklaması ile düzenlenen 3 adet KDV dahil toplam 1.547.282,18 TL tutarlı faturaların e-fatura sistemi üzerinden “Temel Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portalı (elektronik sistem) üzerinden davacı tarafa teslim edildiği, ilgili faturanın temel fa-tura olarak düzenlenmiş olması sebebiyle, fatura alıcısının KABUL/RED işlemi uygulayamadığı, faturalar ile ilgili herhangi bir itirazı olması halinde; faturaya yasal süresi (faturanın alındığı ta-rihten itibaren sekiz gün içerisinde) ihtarname ile itiraz/iade edebileceği veya iade faturası düzenleyebileceği, davacı tarafından işbu faturalara karşı, 8 günlük yasal süresinden yaklaşık 3 ay sonra iade faturası düzenlenmiş olduğu, 4- Davacı şirket tarafından iade edilen faturaların, davalı şirke t adına “30.040 kg malzemenin 21.431 kg gelmemesi nedeniyle iade, 18.756 kg malın tamamının gelmemesi nedeniyle iade ve 8.675 kg malın tamamının gelmemesi nedeniyle iade” açıklaması ile düzenlenen 3 adet KDV dahil toplam 1.294.694,12 TL tutarlı faturalara ilişkin olduğu, dosya kapsamına davacı tarafından sunulan ----- yazışmalarından, davalı şirketin davacının iade faturalarına itiraz ettiğinin anlaşıldığı, 5- Davacının faturalara süresinde itiraz etmemesinin tek başına malın teslim edildiğini göstermediği, faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olmasının, o faturanın miktar ve fiyat yönünden içeriğini kabul anlamını taşıdığı, malın teslim edildiğinin ayrıca ispat edilmesi gerektiği, faturanın alıcı defterinde kayıtlı olduğu ve dosya kapsamında sözleşmeye konu malın davacıya teslim edildiğine ilişkin davacı tarafından imzalı sevk irsaliyesi vb bir belge bulunmadığı dikkate alınarak davacının ödemesini yaptığı ve defterine kaydettiği faturalara ilişkin malların teslim edilmedi ğine ilişkin ispat yükünün davacı üzerinde olup olmadığı, 6- Sayın mahkemece HMK.'nın 220/3. md. uyarınca duruma göre incelemeye katılmayan tarafın bu delilleri sunmaktan kaçınmış sayılacağı ve belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının ve delillerinin kabul edilebileceği ihtarına ilişkin duruşma zaptının şerhli olarak davalıya TTK md 35 kapsamında tebliğ edildiği dikkate alındığında davacı defterlerinde kayıtlı iade faturalarının lehine delil olarak değerlendirilebileceği, 7- İş bu raporda mali heyet üyesi tarafından davaya konu çeklerin vadelerinde ödendiği tespit edildiğinden davanın istirdat davasına dönüştüğü, hususlarının sayın mahkemenin takdirinde olduğu şeklinde sonuç bildirmiştir.Bilindiği üzere borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Başka bir deyişle borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır-----. Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkanı verilmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 08.02.2022 tarih ve -----Karar sayılı ilamı)Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın başta menfi tespit davası olduğu ancak dava devam ederken menfi tespit talebine konu çekler ödenmekle istirdat davasına dönüştüğü, taraf defterlerinin uyuşmazlığın çözümü için tarafların ilgili yıllara ait ticari defter ve dayanak belgelerinin incelenmesi gerekmekle inceleme kararı verildiği, bu doğrultuda 29/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce de hükme esas alındığı, eldeki davanın ilk başta bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit iken talebe konu çeklerin ödenmesi ile istirdat davasına dönüştüğü, davacının davalı emrine ----- seri numaralı 300.000,00-TL bedelli, ---- seri numaralı 300.000,00-TL bedelli, ----- seri numaralı 300.000,00-TL bedelli, ------ seri numaralı 400.000,00-TL bedelli ve nihayet ------ seri numaralı 400.000,00-TL bedelli toplam yekünü 1.700.000,00-TL olan çekleri keşide ettiği, bu çeklerden ------ seri numaralı 300.000,00-TL bedelli çek yönünden karşılığı mal-çelik telin davalıdan alındığı yani bu çekin bedelsiz kalmadığı yine ------ numaralı 300.000,00-TL bedelli çek yönünden ise bu çekin 105.305,88-TL'lik kısmı yönünden karşılığı mal-çelik telin davalıdan alındığı bakiye 194.694,12-TL'lik kısım için ise karşılığı mal-çelik tel davalıdan teslim alınmadığından bu kısım yönünden çekin bedelsiz kaldığı, davalının cevap dilekçesi sunmadığı, verilen ihtaratlı süreye rağmen ticari defterlerini de incelemeye sunmadığı, davalının davacıya hitaben düzenlemiş olduğu 3 adet kdv dahil toplam 1.547.282,18-TL'lik faturalar için davacının 3 ay sonra 3 adet kdv dahil toplam 1.294.694,12-TL tutarlı iade faturası düzenlediği, bu şekilde davacının defterlerinde davalıdan 1.255.877,80-TL alacaklı göründüğü, 6100 sayılı HMK'nın 220/3 maddesi gereğince yapılan usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defter ve dayanak belgelerini mazeretsiz incelemeye sunmayan davalı aleyhine davacının defter ve kayıt içerikleri benimsenmekle hükme esas alınmış ve açılan davanın her bir çek bakımından ödeme tarihinden itibaren karşılıksız kalan kısmı üzerinden istirdadına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Açılan davanın KABULÜ ile,
194.694,12 TL'nin 26.09.2024 tarihinden itibaren, 300.000,00 TL'nin 17.10.2024 tarihinden itibaren, 400.000,00 TL'nin 07.10.2024 tarihinden itibaren, 400.000,00 TL'nin 21.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizili ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine,
2.HARÇLAR Alınması gerekli 88.440,56 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 22.110,14 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 66.330,42 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 199.257,18 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5.YARGILAMA GİDERLERİ
Davacı tarafından harç olarak yatırılan 22.110,14 TL peşin harç ile 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 22.537,74 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından sarf edilen 20.000,00 TL Bilirkişi ücreti ve 1.182,50 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 21.182,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.