T.C.
İSTANBUL
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirket ... başvuru tarihli, ...tescil numaralı "..." markası ve 13.07.2020 başvuru tarihli, ... tescil numaralı "şekil" markasının sahibi olduğunu, davalının, müvekkilinin tescilli markasını sadece bir harfini değiştirerek aynı sektörde kullanmakta olduğunu tespit ettiklerini, davalı ayrıca müvekkilin şekil markasını da aynen kullandığını, davalının kullandığı "..." işareti müvekkilin tescilli "..." markası ile ayrıt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı müvekkilin tescilli şekil markasının birebir aynısını kullandığını, davalının kullanımları SMK uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkilinin Türkiye'de tanınmışlık düzeyine ulaşmış bir marka olduğunu, tecavüzün durdurulmasını ve kaldırılması gerektiğini, ... uzantılı,...kullanıcı isimli sosyal medya hesabına erişimin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini, davalı müvekkilin sahip olduğu eser haklarına tecavüz ettiğini, davalı müvekkil şirketin tecilli markasının ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanarak müvekkilin marka hakkına tecavüz etmiş, müvekkil tarafından üretilen içerikleri kullanarak eser haklarına tecavüz etmiş ve eylemleri ile haksız rekabete yol açtığını, öncelikli olarak davacı müvekkilin marka hakkına ve eser hakkına yaptığı tecavüzün devam ettiğini, davacı şirketin zarar görmesine neden olacağından davalı şirketin bu markaları ve davacı şirkete ait içerikleri her türlü tanıtım ürünlerinde, sosyal medya hesaplarında ve sair mecrada kullanmasının önlenmesini ve ilgili internet adreslerine erişimin engellenmesine karar verilmesi suretiyle ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: müvekkillerinin kullanımının davacı markasından tek harfin değiştirilmesi şeklinde olmadığını, “...” ismi ve logosuyla kullanımın gerçekleştirildiğini, her iki markada yer alan ibarenin “ayakkabılar” emtiası bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davacı markasının korumasının zayıf olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, müvekkillerinin davranışlarının haksız rekabet oluşturmadığını, müvekkillerinin FSEK’e muhalefet etmediğini, manevi tazminat talebinin reddini talep ettikleri anlaşılmıştır.Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle: müvekkillerinin "..." markasının ayırt edici özelliğinin müvekkilleri tarafından özel yaptırılan tasarımı olduğunu, iltibas değerlendirmesi yapıldığında, kelimelerin neredeyse birebir aynı olduğunu ve işitsel açıdan aralarında kayda değer bir fark olmadığı açıkça görülmekte olduğunu, davalının müvekkillerinin markasının birebir aynı fontta, kelimenin sonundaki çizgi detayına kadar aynı bir kullanımda bulunmuş olduğunu, davanın kabulünü, yargılama giderleri ile vekalet ücretin davalı yana yükletilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
23/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: markaya tecavüz iddiaları bakımından; davacı yana ait markanın asli unsurunun “...” ibaresi olduğunu, davalı yanın markasal kullanımlarının asli unsurunun “...” ibaresi olduğunu, marka ve markasal kullanımların ayniyet teşkil eden şekil, renk, yazı tipi ve sair unsurları ile birbirine yakınlaştığını, -dava konusu marka ve markasal kullanımların özellikle başlangıç kısımlarının benzer olmasının karıştırılma ihtimalini artırdığını, marka ve markasal kullanımlarda yer alan “...” ibaresinin İngilizce bir ibare olup “spor ayakkabısı” anlamına geldiği görülse de, ilgili ibarenin ortalama tüketici nezdinde doğrudan “...” anlamı ile algılanabilecek nitelikte bilinen bir kelime olduğunun değerlendirilemeyeceğini, karşılaştırmaya tabi marka ve markasal kullanımların, işitsel yönden benzerlik arz ettiğini, dava konusu markasal kullanımların davacı yanın markasının tescilli olduğu hizmetler üzerinde gerçekleştirildiğini, ilgili marka ve markasal kullanımları aynı anda ya da farklı yer ve zamanlarda gören tüketicinin ilgili marka ve markasal kullanımların aynı işletmesel kökenden geldiğini düşünebileceğini, bu çerçevede arz edilen gerekçeler ile davalı yanın şeklindeki markasal kullanımlarının davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceğini, davalı yanın davacı yana ait ... kod numaralı görselini ihtiva eden markaya yönelik herhangi bir markasal kullanımının dosya münderecatında görülemediğini,
Haksız rekabet iddiaları bakımından; arz edilen içtihat değişikliği göz önüne alınarak davalı yanın davacı yanın marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin,
TTK 54. Ve 55 Maddeleri kapsamında haksız rekabet teşkil edip etmeyeceğinin takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğunu, Fsek kapsamındaki ihlal iddiaları bakımından; heyetimizin uzmanlık alanı dışında kaldığından bu hususta değerlendirme yapılamadığı yönündeki görüş ve kanaatlerini sundukları anlaşılmıştır.
14/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: “...” web sayfası üzerinden 197 adet ürün satışı tespit edildiğini, SMK 151/2-b tazminat seçeneğine göre elde edilen kazancın 7.161,53 TL hesap edildiğini, davaya konu logonun hususiyet arz etmeyen, estetik niteliği olmayan, yazılım programı aracılığıyla oluşturulan çalışmalar olup FSEK 4 anlamında grafik eser vasfının bulunmadığı bununla birlikte eser vasfını haiz olmayan yaratımların FSEK 84 çerçevesinde alelade iş ürünü olarak haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabileceğini, davacı yanca ... uzantılı ... kullanıcı adlı ... hesabında ve ...uzantılı internet sitesinde gerçekleştirildiği belirtilerek sunulan ekran görüntülerinde yer alan şeklindeki kullanımların davalı yan tarafından gerçekleştirildiğinin Sayın Mahkemenizce kanaat edilmesi halinde ilgili markasal kullanımların ...kod numaralı markasının davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceğini, kök raporda yer verilen sair görüş ve kanaatleri sundukları anlaşılmıştır.
10/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: gerçekleştirilen İnceleme ve değerlendirme neticesinde, kök raporda yer verilen sair görüş ve kanaatlerinin devam ettiği yönündeki görüş ve kanaatlerini sundukları anlaşılmıştır. KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlığın davalıya ait "..." kullanımlarının davacıya ait ... ve şekil ibareli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tespiti, önlenmesi, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile birlikte 151/2-b uyarınca belirsiz alacak niteliğindeki maddi ve manevi tazminat ve hükmün ilanı taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. BunlarMarka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibininizni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir. İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.
Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
SMK m. 29/1-a atfıyla uygulanacak olan SMK m, 7/2- b'ye göre tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tesdili markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, marka hakkına tecavüz niteliği taşıyacaktır. 6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1)Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;....
4.Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b)Haksız rekabetin men'ini, c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.
Mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde bulundurulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımının tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (Erdal Noyan, Marka Hukuku, Ankara, 2006, s.545). Bir marka hakkına tecavüz teşkil edilebilmesi için, markayla ayniyet taşıyan veya benzer olan işaretin, tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetlerde tüketiciler tarafından karışıklığa sebebiyet verecek şekil ve surette kullanılması gerekir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa dönüldüğünde davacının "..." adlı markasının TPMK nezdinde 07/08/2019 başvuru tarihi ile... tescil numarası ile tescil edildiği ayrıca davacının bu makaya ait "¸" şeklin 13/07/2020 başvuru tarihli ... tescil numarası ile tescil edildiği anlaşılmıştır. Davalının ise "..." adlı kullanımlarının bulunduğu iş bu kullanımların markaya tecavüz oluşturup oluşturmadığına ilişkin yapılan yargılamada; ...
3.FSM ... değişik iş dosyasından alınan 27/04/2023 tarihli bilirkişi rapor içeriğine göre “Tespit edilen davalı tarafın "..." kullanımları yönünden davacının "..." markasına yönelik, tespit talep eden yana ait tescilli markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu”; rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır. Bu tespitin HMK m.400 ve devamı gereğince delil niteliği bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından tescill markanın davalı kullanımları ile benzerlik taşıdığı kullanımların işitsel ve kavramsal olarak benzer oldukları, davalı kullanımının, tarafların emtialarının, faaliyet alanlarının ve müşteri kitlesinin benzerliği hususu da dikkate alındığında, davacı markalarıyla karıştırma riski doğuracağı ve bu açıdan genel anlamda iltibasın oluşacağı, davalıya ait kullanımların eskiye dayalı bir hak sahipliği söz konusu kullanımın ve hukuki dayanağının bulunmadığı ve marka sahibinin iznine dayanmadığı, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince, davalının kullanımlarının davacıya ait "sneaksup" ibareli marka hakkına tecavüz oluşturduğu kanaatine varılmakla bu tecavüzün durdurulmasına ve giderilmesine, davalı tarafın davacıya ait "SNEAKSUP" ibareli marka ile iltibaslı olan "SNEAKS LAB" markasını kullanmasının davacı markasına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, yasaklanmasına; davacı tarafın Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen haksız rekabete ilişkin talebinin yargıtay güncel kararları doğrultusunda; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek haksız rekabete yönelik talepler yönünden, (Yargıtay 11.HD'nin ...E- ... K., ... E- ... K.,... E- 2...K.,... E-K, ... E-K sayılı kararları) da göz önüne alınarak reddine karar vermek gerekmiştir.
SMK ile birlikte Davacı tarafın maddi tazminat talebi yönünden tarafların ticari defter ve belgeleri ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, mali bilirkişinin davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde 18/10/2024 tarihinde yapılan yerinde inceleme ve tüm dosya kapsamında inceleme yapılarak SMK 151/2-b uyarınca tazminat hesabı hususunda rapor tanzimi için dosyanın mali bilirkişiye tevdi edildiği; SMK 151/2-b hükümleri dikkate alınmak suretiyle davalının tüm cirosu üzerinden yapılan hesaplamada "..." sitesi üzerinden gerçekleşen 197 adet satış üzerinden 7.161,53 TL tazminat hesap edilebildiği, tespit edilen tutar ve davalının 13/05/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi göz önüne alınarak 7.161,53 TL maddi tazminatın dava tarihi olan (faiz talep tarihi) 03/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, manevi tazminat talebi yönünden davacının tescilli marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, davacının manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp durumu, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine keza manevi tazminatın, maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik bir talep olması, dolayısıyla somut olaya göre davalının davacının markasını, marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde izinsiz olarak kullandığı, dolayısıyla eyleminde kusurlu olduğu bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren (taleple bağlılık ilkesi) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir
1.Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
Davalının " ... " kullanımının davacıya ait " ... " ibareli marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile, bu tecavüzün durdurulmasına ve giderilmesine, marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesine, SMK 151/2-b uyarınca 7.161,53 TL maddi tazminatın 03/08/2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine,
15.000,00 TL manevi tazminatın 03/08/2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine,
2.Davacının haksız rekabete ilişkin talebin güncel Yargıtay Kararları doğrultusunda reddine,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 1.513,86-TL karar harcından peşin ve tamamlama ile yatırılan toplam 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 1.244,01-TL bakiye karar harcının davalıdan tahsiline ile hazineye irat kaydına,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen tecavüz talebi yönünden davacı yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden davacı yararına hesap olunan 7.161,53-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red edilen maddi tazminat talebi yönünden davacı yararına hesap olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden davacı yararına hesap olunan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8.Manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.13/2 uyarınca davalı yararına hesap olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
9.Haksız rekabet talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.13/2 uyarınca davalı yararına hesap olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
10.Davacı tarafından peşin yatırılan 644.92-TL harcın (başvuru+peşin+tamamlama harç) davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
11.Davacı tarafından yapılan 38.000-TL bilirkişi ücreti 433.50-TL posta gideri olmak üzere toplam 38.433,50-TL ile ...
3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş delil tespiti dosyasında yapılan toplam 3.719,40-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesap olunan 29.507,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
12.Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120-TL arabuluculuk sarf ücretinin kabul ve ret oranına göre hesap olunan 2.184-TL' sinin davalıdan, 936,00-TL'sini davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
13.Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, HMK'nın 341 ve 345 maddeleri gereğince, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2026
Katip
¸
Hakim
¸