Esas No
E. 2022/8498
Karar No
K. 2024/22904
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/8498 E.  ,  2024/22904 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2022/8498
Karar No: 2024/22904
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

İstemin Özeti :

Davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, adil yargılanma hakkının, ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı, idari işlemin unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, silahların eşitliği, masumiyet karinesi ile suç ve cezaların kanuniliği ilkelerinin ihlal edildiği, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil edecek herhangi bir davranışının bulunmadığı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince bu aşamadaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.

Bununla birlikte davacı hakkında yürütülen ceza kovuşturması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararında yer alan "Sanık (davacı) mütalaaya karşı ve esas hakkındaki savunmasında"(...) ben Y.Ö. isimli şahsın yapmış olduğu sohbetlere dini duygularım ile katıldım bir süre sonra kendisi bana işlerinin yoğunluğu nedeni ile tanıklara sohbet veremediğini söyleyerek onlara kuran ve ilmihal bilgileri vermemi istedi ve 2011 yılının sonu itibarı ile G. ve Ü. ile birlikte sohbetlere katıldık, bu 2012 yılı ortalarına kadar sürdü, yine bu süre içerisinde B.A. daha sonra sohbete dahil olmuştur, 2012 yılı ortalarında ben hamile kaldım ve oldukça sorunlu bir hamilelik sürecinden sonra 2013 yılında erken doğum yaptım, dolayısı ile hamile kaldığım tarihten itibaren tanıklara yönelik her hangi bir sohbet faaliyetim olmadı, tanıkların tarihleri yanlış hatırladığını düşünüyorum,(...) benim faaliyetlerim tamamen Allah rızası için dini duygularım nedeni iledir, ben sohbet verdiğim tarihlerde bu yapılanmanın bir örgüt olabileceğini bilebilecek durumda değildim,(...)" şeklinde savunmada bulunmuştur.

TANIK Ü.T. BEYANINDA "(...) ben sanığı (davacıyı) Y.Ö. sayesinde tanıdım, daha önceden Y.Ö. bize sohbet veriyordu, sanığı da bu sohbetlere katılması nedeni ile tanırım, 2013 yılı başlarında Y.Ö. bize bundan sonra sizin ile ... ilgilenecek dedi, daha sonra biz sanığın evine giderek sohbetler gerçekleştirdik, bu sohbetlere benim ile birlikte infaz koruma mamurları olan B.A. ve G.B. katılıyordu, sanık benden yetim çocuklara yardım adı altında para talep etti ancak benim durumum olmadığından vermedim, diğer sohbete katılanlardan her hangi bir ad altında para talebi olup olmadığını bilmiyorum, katıldığımız sohbetlerde kuran meali ile birlikte risaleyi nur adlı eserlerden okumalar yapıyordu, ara sıra da örgüt elebaşının kitaplarından okumalar yaptığı olmuştur, örgüt elebaşının videolarından veya vaazlarından izletme veya dinletme yapmadı, ben kendisini Hatice olarak tanıyordum, ben sanığın düzenlemiş olduğu sohbetlere 2013 yılı Eylül ayına kadar katıldım, (...) şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK G.B. BEYANINDA "(...) sanık (davacı) ile sanığın eşinin eşim ile aynı iş yerinde çalışması nedeni ile tanışıyorum, kendisi bana ara sıra sohbetlere katılmamı söyledi, bende bunun üzerine bir kaç kez katıldım, ilk zamanlarda katılmamıştım daha sonra merak üzerine katıldım, sanıktan önce Y.Ö. isimli şahıs bize sohbet veriyordu, daha sonra bizim ile sanığın ilgileneceğini söyleyerek bizi ona devretti, biz sanığın evine Ü.T. ve B.A. ile birlikte gidiyorduk, Y.Ö."ün bizi sanığı devrettiği tarihi 2012 yılı olarak hatırlıyorum, sanık benden bir kez sadaka adı altında para talep etti,(...)" şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK B.A. BEYANINDA "(...)Y.Ö. isimli şahıs benim infaz koruma memuru olmam nedeni ile bana ulaştı, kendisi ile tanıştım, ikinci görüşmemizde sanık (davacı) ile bizi tanıştırdı, sanığın bize sohbet vereceğini söyledi, 2011-2012 yıllarında bu sohbetler devam etti, (...) ben diğer tanıklar Ü. ve G. ile 2013 yılının sonlarına kadar sanığın vermiş olduğu sohbetlere katıldım." şeklinde beyanda bulunmuştur. (...) 01.01.2019 Tarihli HTS Bilirkişi İnceleme Raporunda Özetle; FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü bünyesinde Mahrem İmam olan ... Kod isimli Y.Ö.'ün deşifre olmamak için A.S. isimli şahıs üzerine kayıtlı olan ... numaralı hattı operasyonel hat olarak kullandığı ve söz konusu hattan sanık (davacı) ...'ın kişisel hattı olan eşi adına kayıtlı ... numaralı hat ile 02.08.2013 ile 04.01.2014 tarihleri arasında farklı tarihlerde birçok defa irtibat ve iletişim sağladıkları, aynı operasyonel hattan sanıkla birlikte ardışık olacak şekilde haklarında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü soruşturması kapsamında adli işlem bulunan birden fazla şahsın da aranmış olduğu" tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog