T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf müvekkili şirkete yapmış olduğu başvuruda eksik evrak ile başvuru yaptığından olduğundan KTK madde 97 uyarınca işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davacı taraf işbu dava öncesinde müvekkili şirkete sunmuş yapmış olduğu başvuruda eksik evrak bulunduğundan eksik evrakların temini amacıyla e-mail yazışması yapıldığı, müvekkili şirket tarafından dosya inceleme süreci tamamlanamadığı, müvekkili şirket nezdinde ----- nolu dosya açıldığı, müvekkili şirket kazaya karışan aracın ---- düzenleyen şirket olup, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe limitleri dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğu, dava konusu kazaya karışan ------ plaka sayılı araçların kusur konusunda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesi halinde kusur raporunun---- dairesi'nden alınmasını, davanın usulden reddine, usule ilişkin itirazların reddi halinde, esasa ilişkin itirazların kabulü ile davanın reddine, davacı yanın kaza tarihinden işleyecek faiz talebinin reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan kalıcı maluliyet nedeni ile zararın tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.Dava, ---- tarihinde davacıya ait ------plakalı motorsiklet arasında meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacının davalılardan sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının bulunup bulunmadığı, kusur durumu ve alacağın miktarı noktalarında toplandığı anlaşıldı. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan dosya maluliyet ve kusur hesabı hususlarında ---- gönderildiği görülmüştür. ----tarihli raporunda özetle; Dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında; kaza mahallinin yerleşim yeri içi, hız sınırının 30 km/h, yolun 2 şeritli 5 metre genişliğinde tek yönlü yol, yol sınıfının cadde, zeminin asfalt kaplama, yol yüzeyinin kuru, vaktin gündüz, hava durumunun açık, dört yönlü kavşağın olduğu, yolun yatayda düz düşeyde eğimsiz olduğu belirtilmiştir.Kaza tespit tutanağına ekli kaza yeri krokisinde; çarpma noktasının motosikletin seyir şeridinde olduğu, motosikletin seyir yönüne hitaplı "Dur" levhasının yer aldığı, otomobilin seyir yönüne hitaplı "Sağa dönüş yasak" levhasının yer aldığı belirtildiği görülmüştür. Davacı sürücü ----- tarihinde verdiği ifadesinde özetle;---- plakalı motosiklet ile ---- üzerinde seyir halinde idim. Seyir halinde olduğum cadde tek yönlü olarak trafiğe açık olan bir ----kesişimine ulaştığımda bu caddeden ------ araç benim seyir halinde olduğum caddeye ters istikametten giriş yaparak önüme çıktı. Ben de hemen fren yaptım ancak duramayarak motosikletim kayarak devrildi ve bu kazada yaşandı..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosyada mevcut tüm beyanlar, dava ve cevap dilekçeleri, kaza tespit tutanağı ve krokisi ile birlikte tüm dosya kapsamındaki mevcut diğer belgeler incelendiğinde kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup motosikletin mahal şartları üzerinde seyir halinde olduğunun somut veriler dahilinde söylenemeyeceği anlaşılmış, mevcut verilerle; Sürücü ------ idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken geldiği kavşakta, sağa dönüş yasağının trafik işaret levhasıyla belirtildiği mahalde, yola gereken dikkatini vermediği, sağındaki tek yönlü yola doğru ters istikamete hatalı biçimde dönüş manevrası yaptığı sırada bu yol üzerinden kavşağa gelen davacı sürücü idaresindeki motosikletin seyir istikametini kapatarak çarpışması neticesinde meydana gelen kazada kusurlu olduğu, davacı sürücü ------ idaresindeki motosiklet ile tek yönlü yol üzerinde seyrederken olay mahalli kavşağa geldiğinde sol tarafındaki yoldan ters yöne doğru dönüş yapan diğer sürücü idaresindeki otomobille çarpışmasıyla meydana gelen kazada alabileceği bir önlem olmadığından atfı kabil kusuru bulunmadığı, sürücü ------ %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, mütala olunmuştur. ---- tarafından sunulan---- tarihli raporda; ------- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ------- iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa edildiği görülmüştür. Dosya ---- alınan rapor ile ---- alınan rapor çeliştiğinden, ----- bu çelişkileri giderir yeni bir rapor düzenlenmesine karar verilmekle, çelişkinin giderilerek kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri uyarınca maluliyet hesabı için dosyanın --- gönderildiği, raporda; ----------hükümleri kullanılarak kişinin engel oranı hesaplandığında, bu oranın % 11 (onbir) ve sürekli olduğu, Tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında 3 (üç) ay süre ile geçici iş görmezliğe neden olduğu, İyileşme dönemi içerisinde 15 (onbeş) gün tam gün bakıcı ihtiyacı olduğu mütalaa olunduğu, Dosyada mevcut görüntülemelerin incelenmesinde, ---- tarihli grafilerde ve ---: kırık ve kırık sekelleri izlenmediği,----- tarih, ---- karar sayılı Mütalâasında mevcut belgelere göre; ---- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ---------- Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütala edildiği, -------hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde sonuç kısmında, Mevcut belgelere göre; ---- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ----Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu belirtilmiştir. 2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -------- 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, ---- motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.Somut olay da kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz olduğu , davalı yana sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru ----- raporu ile sabit hale gelmiştir.Dava konusu kaza sebebiyle ----- alınan rapor da davacının kalıcı iş göremezliğinin bulunmadığı, iyileşme süresinin ise 3 aya kadar uzayacağına dair rapor düzenlendiği, ----- alınan rapor ile çelişki olması nedeniyle-----alınan rapor da davacının kalıcı iş göremezliğinin bulunmadığı, iyileşme süresinin ise 3 aya kadar uzayacağı tespit edilmekle ------ kurulundan alınan maluliyet raporu ile tespit edilmiş olup hükme esas alındığı, davacının talebinin sürekli iş göremezlik tazminine yönelik olduğu ve sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı sabit olmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken karar ve ilam harcı 732,00-TL 'den davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 304,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı ----tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davalı ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 500,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı -----verilmesine,
7.Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
8.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca-------- bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde------- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/02/2026