Esas No
E. 2025/184
Karar No
K. 2026/114
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/184 Esas
KARAR NO: 2026/114
DAVA: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/12/2019
KARAR TARİHİ: 13/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ün, diğer davacı .... Ltd.şirketinin yetkili temsilcisi olduğunu, ...

19.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile 10/11/2015 tarihinde davalı-alacaklı ... tarafından davacılar aleyhine ilamsız takip yapılmış olup, Tebligat Kanunu'na aykırı olarak davacıların doğrudan MERNİS adresine ödeme emirlerinin tebliğ edilmesi ile takibin kesinleştiğini, takip talebinde, takibe konu olan borcun, kosgeb hibe başvurusu danışmanlık ücreti olduğu ve asıl alacağın ise 14.192,00 TL olduğu anlaşıldığını, davacıların davalı-alacaklıdan böyle bir danışmanlık hizmeti almadığı için davalı tarafa borcu olmadıklarının tespiti ve icra aşamasında menkul malların satışının yapılması sureti ile davalı alacaklıya ödenen paranın istirdatı yönünde bu davayı açmanın zorunlu olduğunu, davalı-alacaklı tarafından davacılara verilen bir danışmanlık hizmeti söz konusu olmadığı için, davacıların davalı tarafa ...

19.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen borçtan dolayı herhangi bir borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulüne, davalı tarafından davacılara verilen bir hizmet söz konusu olmadığı için, davacıların ...

19.İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen borçtan dolayı davalı tarafa herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, 22.770,00-TL alacağın istirdatı ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, davalı-alacaklının giriştiği icra takibi haksız olduğu için, takibe konu edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalının haksız icra tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki alacak ilişkisinin ... hibe programlarına başvuru için danışmanlık hizmetine ilişkin olduğunu, davacılardan bir tanesinin de tüzel kişilik olduğu göz önünde bulundurulduğunda işbu davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, menfi tespit davasında arabuluculuk yoluna başvuru dava şartı olup, davacılar tarafından başvuru yapılmaksızın dava ikame edildiğini, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesini, davalı ile davacıların ... yatırım danışmanlığını yapmış olduğunu, davacılara hizmet verilmediği vs. iddialarının asılsız olduğunu, davacıların, davalı ile iletişime geçerek danışmanlık hizmeti almak istediğini, tarafların anlaşması üzerine de davalının, davacılar adına ... ve diğer firmalara kredi ve hibe başvuruları hazırlığı yaptığını, bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Eldeki dava İcra ve İflas Kanununun 72. maddesi gereğince açılan menfi tespit talebine ilişkindir. Dava dosyası ...

1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize gönderilmiştir. Malum olduğu üzere menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır.

Eldeki uyuşmazlıkta davalı taraf, davacıların talebi doğrultusunda ...'ne 08.10.2008 tarihli ...numaralı başvuru dosyasının hazırlandığını, proje başvurusunun yapıldığını, proje sorumlusunun kendisi olduğunu; bu hususun projede açıkça görüldüğünü, hazırlanan hibe proje başvurusunun ilgili kurum tarafından 20.01.2009 tarihinde onaylandığını, davacılardan Meysan ile ... arasına imzalanan 20.03.2009 tarihli destek sözleşmesi ile projenin uygulamalarının başladığını, uygulama proje süresinin 12 ay olarak belirlendiğini ve 20.03.2010 tarihinde sona ermesinin planlandığını, davacı firmanın proje başvurusundaki taahhütlerini yerine getirmemesinden dolayı proje destek sözleşmesinin destekleyen kurum tarafından iptal edildiğini ileri sürmektedir. Buna göre taraflar arasındaki hukuki ilişki sözleşmeden kaynaklanmaktadır.

Taraflar arasındaki ilişki hukuki işlemden kaynaklandığına göre ispat yükü üzerinde olan davalının alacağını / hukuki ilişkiyi kesin delil ile ispatlaması gerekmektedir. Nitekim Usulün 200. maddesine göre; "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz".

Davalı tarafça dosyaya bu yönde bir yazılı delil sunulmamakla beraber iddia edilen olayların varlığının ... temin edilebileceği, belgelerin bu merciden istenilmesi talep edilmiştir.

Mahkememizce talep edilen birime yazı yazılmış ve ... AŞ’nden gelen 13/01/2021 tarihli cevabi yazıdan birimlerinde ...’in sadece iletişim temsilciliğinin bulunduğu, evrakların saklanmadığı, bu sebeple istenilen bilgilerin ...istenilmesi gerektiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Bu doğrultuda ... Müdürlüğüne yazı yazılmış ve gelen 28/05/2021 tarihli cevabi yazıdan istenilen evrakların kurumlarında bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.

Gelinen noktada ispat yükü üzerinde olan davalı tarafın, alacağının dayandığını belirttiği danışmanlık sözleşmesini sunmadığı gibi belgelerin temin edilebileceği yerlere yazılan yazılardan da müspet sonuç alınamadığı anlaşılmakla davalının (bu bilgilere göre) senetle (kesin delil ile) ispat mecburiyetini sağlayamadığı belirlenmiştir. Bununla birlikte dosyanın incelenmesinden alacağın icra takibine konu edildiği ...

19.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından, talimat yolu ile ...

2.İcra Müdürlüğünün...Tal. sayılı dosyası nezdinde borçlunun adresinde 03/10/2016 tarihinde fiili haciz uygulandığı, haciz esnasında eldeki dosyada davalı olan ve diğer davalının yetkilisi olan ...'ün borcu kabul ettiği, 14.192,00 TL asıl alacak ve 5.808,00 TL faiz olmak üzere toplam 20.000,00 TL üzerinden haciz mahallinde bulunan alacaklı vekili ile mutabık kalındığı belirlenmiştir.

İkrar, çekişmeli bir vakıayı çekişmesiz hale getiren irade beyanıdır. Buna göre ikrarda bulunan tarafın ikrar ettiği vakıa ispat faaliyetinin dışında kalmaktadır. İkrar yapılış şekline göre mahkeme dışı ve mahkeme içi ikrar olarak ikiye ayrılmaktadır. Mahkeme içi ikrar mahkeme huzurunda yapılan ikrar olmakla karşı tarafın rızasına gerek olmaksızın sonuçlarını doğurur. Bir davada yapılan ikrar, başka bir davada da geçerlidir (Prof. Dr. Baki Kuru, Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz; Medeni Usul Hukuku, 25. Baskı, Ankara, 2014, sh. 367). Dolayısıyla davalının icra dairesinde verdiği ikrar Mahkememizde de geçerlidir. Buna göre ispat yükü üzerinde olan davalı taraf her ne kadar senetle ispat mecburiyeti kapsamında alacağını ispatlayamamış olsa da davalının icra dairesi huzurunda haciz tutanağına şerh edilen beyanı ile alacağı kabul etmesi karşısında davalı alacaklının alacağını ispatladığı kanaati hasıl olmuştur.

Alacağın miktarı bakımından yapılan değerlendirmeye gelince, icra dosyasında davalı alacaklının 14.192,00 TL asıl alacak ve 11.016,68 TL faiz olmak üzere toplam 25.208,68 TL üzerinden takibe geçtiği, alacağın bu miktar üzerinden ispatlanamamasına rağmen tarafların 14.192,00 TL asıl alacak ve 5.808,00 TL faiz olmak üzere toplam 20.000,00 TL üzerinden mutabık kaldığı ve bu miktar alacağın ispatlandığı, bu sebeple davacı tarafın bu miktarı aşan 5.208,68 TL faiz alacağı bakımından borçlu olmadığının tespiti gerektiği, ancak bununla birlikte icra dosyasında davacının menkul malının alacağa mahsuben 22.770,00 TL bedel ile davalı alacaklıya ihale edildiği belirlendiğinden bakiye 2.270,00 TL alacağın istirdadına (davalı tarafından ihale sonrası ödenen 2.591,23 TL tahsil harcı ve 455,40 TL cezaevi harcı hesaplamaya dahil edilmeksizin - Bkz: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... E., ... K.; Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin ...E., ...K. sayılı kararları), ihale konusu malın 18/01/2020 tarihinde davalı alacaklıya teslim edildiğinin anlaşıldığından faizin bu tarihten başlamasına karar vermek gerekmiştir. Her iki tarafça tazminat talebinde bulunulmuştur.

İcra ve İflas Kanununun 72/4. maddesine göre; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez". Somut olayda her ne kadar Mahkememizce ihtiyati tedbire karar verilmiş ise de teminat yatırılmaması sebebi ile tedbirin uygulanmadığı ve davalı alacaklı bakımından - alacağın geç alınması- şartı gerçekleşmeyip bilakis icra dosyasında haczedilen malların satışı gerçekleştirildiğinden davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İcra ve İflas Kanununun 72/5. maddesine göre; "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz". Somut olayda davacı borçlunun haklı bulunduğu kısım bakımından "haksızlık" ve "kötü niyet" şartının gerçekleşmediği belirlendiğinden davacının da tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;

1.... 19. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasında davacıların davalıya 5.208,68 TL faiz alacağı bakımından borçlu olmadığının TESPİTİNE, asıl alacak 14.192,00 TL ve 5.808,00 TL faiz bakımından ileri sürülen fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

Bu kapsamda ... 19. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında davalı alacaklıya ödenen 22.770,00 TL paradan 2.770,00 TL'nin 18/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

2.Davalı lehine tazminat hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,

3.Davacılar lehine tazminat hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 732,00- TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 430,51-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 301,49-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.208,68-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

Davacı tarafından yapılan toplam 435,25-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 89,93-TL yargılama gideri ile 430,51-TL peşin harç ve 44,40-TL başvuru harcı toplamı 564,84-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

Davalı tarafından yapılan toplam 324,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 257,05-TL yargılama gideri toplamı 581,05-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog