2. Ceza Dairesi 2025/14808 E. , 2025/22878 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında ...
1.Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli ve 2022/434 Esas, 2023/153 Karar sayılı ilâmıyla hırsızlık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın hükmü istinaf etmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 06.11.2024 tarihli ve 2023/2346 Esas, 2024/2822 Karar sayılı ilâmıyla bozma kararı verildiği, bozma kararı sonrası ...
1.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2025 tarihli 2024/896 Esas, 2025/26 Karar sayılı ilâmıyla sanık hakkında beraat kararı verilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 15.04.2025 tarihli, 2025/773 Esas, 2025/1532 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararının kesin olmaması nedeniyle 07.05.2025 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, sanığın suçu işlemesine rağmen beraat kararı verildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ...
1.Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli ve 2022/434 Esas, 2023/153 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 06.11.2024 tarihli ve 2023/2346 Esas, 2024/2822 Karar sayılı kararı ile “...Sanığın diğer sanıklar ..., ... ve istinaf dışı ... ile iştirak hâlinde ... Orman İşletme Şefliğine ait 47 No.lu ormanlık bölmede yer alan 114 adet demiri çaldığı şeklinde kabul edilen somut olayda sanığın tüm aşamalarda atılı suçu inkar ettiği istinaf dışı sanık ... haricindeki diğer sanıklar ... ve ...'ın aşama beyanlarında atılı suçu sadece kendilerinin gerçekleştirdiğini, istinaf dışı ...'ın ise hep birlikte atılı suçu işlediklerini beyan ettiği, çalınan demirlerin satıldığı tanık ...'un ise suça konusu eşyaları sanıklar ... , ... ve istinaf dışı ...'dan aldığını beyan etmesi karşısında sanık ...'ın suç tarihinde kullandığı cep telefonu numarasının tespit edilip olay tarihine ilişkin HTS kayıtları getirtilerek olay yerinden sinyal alıp almadığının ve diğer sanıklarla görüşme yapıp yapmadığının belirlenmesinden sonra, sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile mahkumiyetine karar verilmesi,..." nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 06.11.2024 tarihli ve 2023/2346 Esas, 2024/2822 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ...
1.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2025 tarihli 2024/896 Esas, 2025/26 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.