Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

BEYANLAR:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; 23.06.2012 tarihinde tescilsiz motosiklet sürücüsü ... ’ın ... Sokak’tan kontrolsüz şekilde ... Caddesi kavşağına girmesi sonucu ... plakalı araçla çarpışarak trafik kazasına sebebiyet verdiği, kazada motosiklette yolcu olan ... ’ın yaralanıp malul kaldığı, 23.06.2012 tarihli trafik kazası tespit tutanağına göre 2918 sayılı KTK m.84/1-h kapsamında kavşakta geçiş önceliğine uymama nedeniyle motosiklet sürücüsünün asli kusurlu bulunduğu, motosikletin zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmadığı, yaralanan/malul kalan ... vekilinin başvurusu üzerine davacı ... tarafından 58.929,00 TL maluliyet tazminatının 19.11.2019 tarihinde ödendiği, Güvence Hesabı Yönetmeliği m.17 ve m.16/a-16/c uyarınca davacının ödediği tazminat miktarınca zarar görenin yerine geçerek sorumlulara rücu hakkı bulunduğu, bu kapsamda Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile 59.277,73 TL takip çıkışı üzerinden icra takibi başlatıldığı (harca esas değer 59.277,73 TL), davalının borca itirazı ile takibin haksız ve hukuka aykırı şekilde durdurulduğu, 30.01.2020 tarihinde 2020/15002 numaralı zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı, yargılama sırasında gerçek zararın tespiti ve olası indirimlerin uygulanması gerektiği belirtilmekle birlikte sonuçta kusur ve indirimler düşüldükten sonra 59.277,73 TL’nin tahsilini sağlamak üzere davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, ayrıca dava masrafları, arabuluculuk ücreti ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği belirtilmiştir.

MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:

Bilirkişi (... ) 24.09.2020 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; tescilsiz motosiklet sürücüsü ... ’ın yola gerekli dikkat ve özeni göstermediği, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde, kurallara aykırı hareket ederek araç trafiğini tehlikeye soktuğu, kavşakta geçiş önceliği olan araca ilk geçiş hakkını vermemek suretiyle 2918 sayılı KTK’nın 84. maddesinde düzenlenen asli kusurlardan Kod No:8’e karşılık gelen Madde 57/1-A’yı ihlal ettiği, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde ASLİ KUSURLU olduğu ve %75 oranında kusurlu bulunduğu, kamyonet sürücüsü Muhammed Talha ALTUNAY’ın ise kesişen kavşağa yaklaşırken hızını yeterince azaltmadığı, seyir sırasında gerekli dikkat ve yükümlülükleri yerine getirmediği, aynı Kanun’un tali kusurlara ilişkin Madde 52/1-a’yı ihlal ettiği, bu nedenle kazada TALİ KUSURLU olduğu ve %25 oranında kusur atfedildiği, kazanın oluş şeklinin kaza tespit tutanağı, kroki, mevcut deliller, yolun meskûn mahal içinde bulunması, hava ve görüş şartları ile araçların çarpışma noktaları dikkate alınarak bu şekilde değerlendirildiği bildirilmiştir.

Bilirkişi (... ) 31.08.2022 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; PMF 1931 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamada 23.06.2012–23.09.2012 dönemi işlemiş bakıcı gideri zararının 2.106,68 TL, 23.06.2012–31.12.2019 dönemi işlemiş bilinen aktif dönem zararının 5.988,98 TL, 01.01.2020–01.12.2055 dönemi işleyecek bilinmeyen aktif dönem zararının 47.038,06 TL, 02.12.2055–08.04.2060 dönemi işleyecek bilinmeyen pasif dönem zararının 5.158,93 TL ve tedavi giderinin 2.384,55 TL olduğu, bu verilere göre maddi tazminat tutarının toplam 62.677,20 TL olarak hesaplandığı, TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamada ise 23.06.2012–23.09.2012 dönemi zararının 2.106,68 TL, 23.06.2012–31.12.2019 dönemi zararının 5.988,98 TL, 01.01.2020–01.12.2055 dönemi işleyecek bilinmeyen aktif dönem zararının 47.038,06 TL, 02.12.2055–06.05.2069 dönemi işleyecek bilinmeyen pasif dönem zararının 15.917,96 TL ve tedavi giderinin 2.384,55 TL olduğu, bu hesaplamaya göre maddi tazminat tutarının toplam 73.436,23 TL’ye ulaştığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında iş bu davanın konusunun haksız fiile dayalı üçüncü kişiye ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın kaldırılmasına ilişkin olduğu görülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) madde 95 uyarınca, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez, ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.

Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun sigorta hukukunun genel hükümleri kısmında "sigortanın kapsamı" kenar başlıklı madde 1409'da sigortacının, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Aynı hüküm TTK madde 1485 gereğince sorumluluk sigortaları bakımından da uygulama alanı bulacaktır.

Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir.

Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur. Sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan genel şartlar ile belirlenmesi öngörülmüştür. Böylece sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğacak borcu, idare tarafından her zaman değiştirilebilir nitelikteki kurallar olan genel şartlara göre belirlenecektir. Borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunda belirlenmediği, idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı anlaşılmaktadır.

Mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin içeriğine ilişkin düzenleme öngören itiraz konusu kuralların, sözleşmenin tarafları olarak motorlu taşıt işleten ile sigorta şirketinin yanında motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle zarara uğrama riskine maruz kalan üçüncü kişilerin menfaatleri arasındaki dengenin dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin zarara uğraması hâlinde işletenin tazminat borcunun kapsamı 6098 sayılı Kanun’un gerçek zararın tazminini öngören kurallarına göre belirlenmektedir. Bu tazminat borcunun ödenmesini teminat altına almak amacıyla zorunlu kılınan mali sorumluluk sigortası uyarınca sigorta şirketinin borcunun kapsamı ise itiraz konusu kurallarda atıf yapılan genel şartlara göre belirlenmektedir. Bu da zarar gören üçüncü kişi ve işleten aleyhine buna karşılık sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulmasına yol açabileceği gibi aksi durum da söz konusu olabilecektir. İşleten sorumluluk sigortası yaptırmış olmasına rağmen sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat ile gerçek zarara karşılık gelen tazminat arasındaki farktan zarar görene karşı sorumlu olmaya devam edecektir. Zarar görenin sigorta şirketi tarafından tazmin edilmeyen zararı ise ancak işletenin ekonomik durumunun bu zararın karşılanması için yeterli olması hâlinde tazmin edilebilecektir. İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı itirazla duran takibin devamını sağlama amacıyla açılan bir davadır. Alacaklı davayı kazanır; yani borçlunun itirazı hükümden düşürülürse bununla aynı zamanda borçlunun itirazı da iptal edilmiş olur.

Mahkeme bir alacak davasında olduğu gibi bu davada da tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere inceleyecek, borçlunun ödeme emri itirazının doğru olup olmadığı hususunu araştırır. Burada alacaklı alacağını ispat bakımından İcra ve İflas Kanunu madde 68'de sınırlı sayıda belirtilmiş bulunan belgelere bağlı değildir. Alacaklı bir alacak davasında olduğu gibi alacağını Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre her tür delil ile ispat edebilecektir (... ... ... :İcra ve İflâs Hukuku, Ankara 2018, s. 172-184). İtirazın iptali davasında davacı alacaklı takip konusu alacağın varlığını ispat etmelidir. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. İtirazında borcunun varlığını kabul edip, ödeme savunmasında bulunan borçlu bu savunmasını ispat etmelidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 6'ya göre; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her bir taraf hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür hükmü amirdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 139 ve 140' göre; yapılan ihtara rağmen tarafların dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmadıkları veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmadıkları takdirde bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceği hükmü amirdir.

Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; 23/06/2012'de davalı ... sevk ve idaresinde olan tescilsiz araç ile dava dışı ... sevk ve idaresindeki araç arasında trafik kazası gerçekleştiği, meydana gelen kazada dava dışı ... malul kaldığı, tescilsiz aracın verdiği zarara istinaden davacı tarafından dava dışı malul hesabına ödeme yapıldığı, meydana gelen kazada davalının yüzde yetmiş beş (%75) oranında kusurlu olduğu, dava dışı Muhammed Talha Altunay'ın ise yüzde yirmi beş (%25) oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının rücu hakkına sahip olduğu, aktüerya bilirkişisi tarafından yapılan tespite göre takip talebinde bulunan miktarın hukuka uygun olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında davanın kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Davacının icra inkar tazminatı talebi hususu değerlendirildiğinde; İcra ve İflas Kanunu madde 67/2 gereğince; alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının talebinin yanı sıra mahkemenin, itirazın iptali yargılaması sonucunda borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar verilmesi gerekir. Borçlunun itirazının haksız olduğunun tespiti yapabilmek için borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın likit yani muayyen/belirli olması gereklidir. Buna karşılık likit olmayan alacaklarda alacağın miktarı belirli değildir. Yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını tespit edebilmek için bütün unsurlar bilinmemekte veya bilinememektedir. Bu sebeple borçlu ne kadar borcu olduğunu kendisi tespit edememe durumu içerisindeyse yapmış olduğu itirazda haklı olacaktır (... : İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2018). Somut olayda; rücu miktarının belirli olduğu, davalının sabit olduğu dikkate alındığında itirazının kötü niyetli olduğu değerlendirilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere); DAVANIN KABULÜ İLE;

1.Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin AYNEN DEVAMINA, -Şartları oluşmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine,

2.Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 4.049,26 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 715,93 TL nin mahsubu ile eksik kalan 3.333,33 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı toplamı olan 715,93 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

4.Davacı tarafından yatırılan: 54,40 TL başvuru harcının davalıdan tahsili davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan masraf olan: 2.132,35 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,

6.Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,

7.Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,

8.Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına,

9.Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,

10.Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025

Katip Hakim

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog