Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

11. Ceza Dairesi         2025/2137 E.  ,  2025/15030 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI: 2022/12367 Değişik İş
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık

İNCELEME KONUSU

KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.10.2022 tarihli ve 2022/148099 Soruşturma, 2022/140295 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin, 12.12.2022 tarihli ve 2022/12367 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 12.12.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2024 tarihli ve 2023/29676 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2025 tarihli ve KYB-2025/52101 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2025 tarihli ve KYB-2025/52101 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca,

Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Dosya kapsamına göre, müştekinin 2009 yılında kooperatif borcuna istinaden üç adet açık senet imzalamasını takiben bu senetlerin şüpheliler tarafından doldurularak Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2009/11040-12040 sayılı dosyalarında icra takibine konulduğu, müştekinin icra takibi sebebiyle borcunu ödediği, daha sonra icra dairesine giderek bu senetleri incelediğinde gerçekte borcunun 7.547,00 Türk lirası olması gerekirken; senetlerin 25.000,00 Türk lirası, 20.000,00 Türk lirası ve 20.000,00 Türk olmak üzere toplamda 65.000,00 Türk lirası üzerinden icra takibine konulduğunu öğrendiğini belirterek şikayette bulunması üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23/05/2022 tarihli karar ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesi kapsamındaki suçlarda soruşturma zamanaşımının 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, şikayet tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,

Şüphelilerin üzerine atılı suçun 5237 sayılı Kanun’un 158/1-h maddesi kapsamında bulunan kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, anılan suçun 5237 sayılı Kanun'un 158/1. maddesi uyarınca 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırıldığı cihetle, atılı suçun dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d maddesi gereğince 15 yıl olduğu ve suç tarihi olan 16/09/2009 tarihinden itibaren Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/12/2022 tarihli kararına kadar dava zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılması karşısında, şüphelilerin müştekinin şikayetine karşı beyanları alındıktan ve senetlerin aslının şüpheliler tarafından doldurulup doldurulmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın üzerine, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İncelenen soruşturma dosyası içeriğine göre; şikâyetçinin ilk olarak 06.05.2022 tarihli şikâyet dilekçesi ile üyesi olduğu S.S. ... Yapı Kooperatifine olan borcuna istinaden 2009 yılında 3 adet açık senet imzaladığını, bir süre sonra bu senetlerin bono haline getirilerek Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2009/110 40... /12040 sayılı dosyaları üzerinden aleyhine icra takibine konu edildiğini, senetlerden kaynaklanan borçları ödediği halde, bahse konu bonoları incelediğinde bedel kısımlarının borç miktarının çok üzerinde olacak şekilde doldurulduğunu ve keşideci imzasının kendisine ait olmadığını fark ettiğini beyan ederek kooperatif yönetici olan şüphelilerden şikâyetçi olduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, "... Ankara 19. İcra Dairesinin ödeme emrinin 28/09/2009 tarihinde müştekiye tebliğ edildiği, senetlerde sahtecilik iddiasının 06/05/2022 tarihli dilekçeyle ileri sürüldüğü, TCK'nın 204,157 maddesi kapsamındaki suçlardan soruşturma zamanaşımının TCK 66/1.e maddesi gereği 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, şikayet tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu..." şeklindeki gerekçeyle 23.05.2022 tarihli ve 2022/102406 Soruşturma, 2022/75035 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği, bu kararın şikâyetçiye 02.06.2022 tarihinde usûlüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak süresi içerisinde itiraz edilmeden kesinleştiği; şikâyetçinin, 04.07.2022 tarihli dilekçesi ile benzer iddialarda bulunarak şüpheliler ..., ... ve ... hakkında yeniden şikâyetçi olduğu, bu kez de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.10.2022 tarihli ve 2022/148099 Soruşturma, 2022/140295 Karar sayılı kararıyla, mükerrer soruşturma olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın usûlüne uygun olarak tebliği sonrası, şikâyetçinin 02.11.2022 tarihli dilekçesi ile karara itiraz ettiği ve merci Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından ikinci kez verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usûl ve özellikle mükerrer soruşturma olup olmadığı açısından esasa yönelik olarak değerlendirilmesi gerekirken, itiraz edilmeksizin kesinleşen ilk karara yönelik inceleme yapıldığı belirtilerek, Mahkemenin 12.12.2022 tarihli ve 2022/12367 Değişik İş sayılı kararıyla, itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla, belirtilen gerekçeyle kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

II. KARAR

Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden, Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin, 12.12.2022 tarihli ve 2022/12367 Değişik İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,Oy birliğiyle, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
KABULÜNE KYB
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog