11. Ceza Dairesi 2025/2282 E. , 2025/14923 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
İNCELEME KONUSU
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2023 tarihli ve 2023/107786 Soruşturma, 2023/54687 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.12.2023 tarihli ve 2023/8546 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.12.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2025 tarihli ve 2024/16749 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2025 tarihli ve KYB-2025/57685 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2025 tarihli ve KYB-2025/57685 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 01/11/2023 tarihli şikayet dilekçesinde özetle; müşteki ...'ın, ... isimli şahsın evinde kiracı olarak ikamet ettiğini, şüpheli ...'in kiralamaya aracılık ettiğini, şüphelinin müştekinin imzasının bulunduğu iki nüsha halindeki kira sözleşmesini ...'a imzalatmak üzere aldığını, akabinde şüphelinin 09/05/2023 tarihinde Whatsapp üzerinden müştekiye ses kaydı göndererek sözleşmenin hazır olduğunu, gelip alabileceğini beyan ettiğini ancak müştekinin sözleşmeyi almaya gittiğinde kira sözleşmesini alamadığını, şüphelinin, sözleşmenin ev sahibi ...'ın eşi olan ... tarafından götürüldüğünü beyan ettiğini, bu haliyle sözleşmeyi geri vermeyen şüpheliden şikayetçi olduğunu beyan etmesi üzerine yürütülen soruşturma sonucunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 15/11/2023 tarihli kararı ile, kira sözleşmesi kiracı ve kiraya veren tarafından imzalandıktan sonra özel belge niteliği taşımakta olup kiraya verene ait imzayı içermeyen sözleşme belge niteliği taşımadığından atılı suçun oluşmadığı, belge niteliği taşımayan sözleşmenin eşya değeri bulunmaması nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de,
Müştekinin şikayetinde belirttiği ev sahipleri ... ve ... isimli şahıslar ile şüphelinin ifadesine başvurularak olaya ilişkin kira sözleşmesinin ve şüpheli tarafından gönderildiği belirtilen ses kaydının temin edilerek incelenmesi sonucunda şüphelinin hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, şüphelinin ifadesi dahi alınmadan eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2.5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir.
3.5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir.
Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,
Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır.
4.Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere;
Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5.Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin kiracı olarak imzasının bulunduğu kira sözleşmesinin, şüpheli tarafından kiraya verene de imzalatıldıktan sonra, şikayetçide kalması gereken nüshasının verilmeyerek gizlendiğinin iddia olunması karşısında; şüphelinin ifadesinin alınması, şikayetçinin, kiraya verenler ... ve ...'ın ayrıntılı beyanlarına başvurulması, şikayet dilekçesi ekinde sunulan delillerin değerlendirilmesi, icra dosyası ve hukuk dosyalarının getirtilerek incelenmesi, bu dosyayı ilgilendiren bölümlerinin onaylı suretlerinin dosya arasına alınması, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesinin gerektiği anlaşılmakla; eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.12.2023 tarihli ve 2023/8546 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.