Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

2. Ceza Dairesi         2023/25522 E.  ,  2025/23007 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/3375 E., 2023/599 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırmayla varsayıma dayalı olarak karar verildiğine, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli 2018/661 Esas, 2021/384 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin istinaf talebi üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 28.03.2022 tarihli ve 2021/3086 Esas, 2022/739 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan kurulan hükmün "1- ilk derece mahkemesince hükmün kurulmasına esas alınan belgelerin duruşmada okunmaması ve taraflarca tartışılmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 289/1-i. maddesi kapsamında kesin hukuka aykırılık sebebinin bulunması, 2-Şikayetçinin iddianamedeki suça ilişkin olarak görgüye dayalı bilgisinin olması nedeniyle ve cep telefonunun numarasının da kayıtlı olması nedeniyle cep telefonundan aranarak Türkiye de bulunuyor olması halinde bilgi ve görgüsünün sorulması ve fakat bu hukuki çabaya rağmen şikayetinin sorulamaması halinde soruşturma evresindeki beyanının kovuşturmada okunmak suretiyle beyanının belge delili olarak ikamesinin sağlanmak suretiyle hüküm kurulması yerine eksik tahkikat ile karar yerindeki gibi hüküm kurulmuş olması, 3-TCK.nın 61/1. maddesinde belirtilen suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, suça sürüklenen çocuğun kastına dayalı kusurunun ağırlığı ve suça sürüklenen çocuğun güttüğü amaç ve saik gözetilerek suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan temel cezanın makas aralığında bir miktar alt sınırdan ayrılarak teşdiden kurulmasında hukuka aykırılık yok ise de teşdit oranının yüksek tutularak temel cezanın 7 Yıl hapis cezası olarak belirlenmek üzere dosya kapsamı ile örtüşmeyecek biçimde fazla ceza tayin edilmiş olması, 4-Suça sürüklenen çocuğun sabit görülen nitelikli hırsızlık suçundan cezasının daha fazla cezayı öngören TCK.nın 142/2-h maddesi gereğince kurulması yerine TCK'nın 142/1-c maddesinin de uygulama maddesi olarak gösterilmiş olması..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, zira her ne kadar aynı Kanun'un 289/1-i maddesinde belirtilen "hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması" kesin hukuka aykırılık halinin mevcut olduğundan bahisle istinaf merciince bozma kararı verilmiş ise de, bozma nedeni olarak gösterilen ve yukarıda sayılan hukuka aykırılıkların hiç birisinin bu bent kapsamına girmediği, kaldı ki bölge adliye mahkemesinin kararında gerekçe olarak gösterilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.06.2011 tarihli ve 2011/1-130 Esas, 2011/149 Karar sayılı kararında da hükme esas alınan delillerin duruşmada okunmamasının sanığın savunma hakkının ihlâl edilmesi niteliğinde olduğunun belirtildiği, nitekim hükme esas alınan delillerin duruşmada açıkça okunmamasının delilleri hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş delil haline getirmeyeceği, esasen sanığın savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik olan 1 No.lu bozma sebebinin 5271 sayılı Kanun'un 289/1-i maddesi kapsamında değil, 289/1-h maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 28.03.2022 tarihli ve 2021/3086 Esas, 2022/739 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli 2022/132 Esas, 2022/401 sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek buna göre yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog