4. Hukuk Dairesi 2025/3423 E. , 2025/15181 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : Bozova Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahkeme kararı asıl/birleşen davada davacı vekili ile asıl/birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, asıl/birleşen davada davacı vekilinin adli yardım talebinin kabulüne ve temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; 29.04.2007 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ... şirketine zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve bakıma muhtaç hale geldiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşulu ile 7.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 29.04.2007 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili birleştirilen ek dava dilekçesinde; aynı davalı ... şirketinden belirsiz alacak olarak 52.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsilini istemiştir. II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; poliçe teminat üst miktarı olan 60.000,00 TL'nin davacı vekilinin banka hesabına havale edilmek sureti ile müvekkili sigorta şirketi tarafından ödendiğini, müvekkilinin davacı vekili tarafından tamamen ibra edildiğini, poliçeden doğan tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin kusura dayalı ve poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, bu nedenle kusur ve maddi tazminat miktarının tespit edilmesi gerektiğini, faiz başlangıcının kaza tarihi olamayacağını, ayrıca reeskont faizine hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.04.2013 tarihli ve 2010/350 Esas, 2013/118 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile 7.500,00 TL bakıcı giderlerine ilişkin tazminatın dava tarihi olan 27.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
Mahkemenin 26.04.2013 tarihli ve 2010/350 Esas, 2013/118 Karar sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 05.06.2017 tarihli ve 2016/16355 Esas, 2017/6345 Karar sayılı kararı ile davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek dosya içindeki davacının maluliyetine ilişkin alınan raporun usulüne uygun olarak düzenlenmediği gibi bakıcı ihtiyacı konusunda da bir belirleme içermediğinin anlaşıldığı; bu durumda, maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne uygun şekilde İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının, ayrıca bakıcı ihtiyacı olup olmadığının belirlenmesi amacıyla rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 08.09.2020 tarihli ve 2017/596 Esas, 2020/291 Karar kararı ile davanın kabulü ile davacı tarafça talep edilen 7.500,00 TL bakıcı giderlerine ilişkin tazminatın dava tarihi olan 27.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
Mahkemenin 08.09.2020 tarihli ve 2017/596 Esas, 2020/291 Karar sayılı kararının süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 11.05.2023 tarihli ve 2023/270 Esas, 2023/6309 Karar sayılı kararı ile Daire bozması öncesinde verilen kararın sadece davalı tarafından temyiz edilmesine, davacı tarafın asıl dosyaya ilişkin temyizinin bulunmamasına, bu nedenle ilk kararı temyiz etmeyen davacının faiz başlangıcı ve türüne dair asıl dosyada temyiz başvurusunda bulunamayacağına göre, asıl ve birleşen dava davacısı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilerek asıl dava bakımından hüküm kurulurken birleştirilen Bozova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/386 Esas sayılı dava yönünden olumlu veya olumsuz hiçbir hüküm kurulmamış olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden davacı tarafça talep edilen 7.500,00 TL bakıcı giderlerine ilişkin tazminatın dava tarihi olan 27.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, birleşen dava yönünden davacı tarafça talep edilen 52.500,00 TL bakıcı giderlerine ilişkin tazminatın dava tarihi olan 27.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl/birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece faizin kaza tarihinden başlatılması gerekirken dava tarihinden başlatılmasının, faiz türünün ticari faiz olarak belirlenmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Asıl/birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan hesap raporunda dava öncesi müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin tenzil edilmediğini, aksi durumda dahi müvekkili şirketin bakiye sorumluluğu tespit edilirken ödeme tarihindeki verilere göre ödeme tarihinde bakiye sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, eksik ve hatalı rapora dayanılarak hüküm kurulmasının kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu iken poliçe limitini aşacak şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; asıl davada, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun bakıcı gideri talebine; birleşen davada, aynı kaza nedeni ile aynı iddialar ile ek taleplerine ilişkindir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl/birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin, asıl/birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki (3) numaralı bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Asıl/birleşen davada davacı vekilinin diğer temyizine gelince; 2918 sayılı KTK'nın 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları’nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigorta şirketine başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir.
Somut olayda; davacı tarafın gerek asıl davada gerek birleşen ek davada kaza tarihinden itibaren reeskont faizi talep ettiği, henüz birleşen davanın mevcut olmadığı ilk hükümde asıl dava tarihi olan 27.12.2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletildiği, Daire'nin 11.05.2023 tarihli ve 2023/270 Esas, 2023/6309 Karar sayılı kararı ile ilk bozma öncesinde verilen kararın sadece davalı tarafından temyiz edilmesine, davacı tarafın asıl dosyaya ilişkin temyizinin bulunmamasına, bu nedenle ilk kararı temyiz etmeyen davacının faiz başlangıcı ve türüne dair asıl dosyada temyiz başvurusunda bulunamayacağına göre asıl ve birleşen dava davacısı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş olup ancak mahkemece temyize konu karar ile birleşen davadaki faiz başlangıcı da asıl davadaki hükümle aynı tarih 27.12.2010 tarihi olarak kabul edilmiş ve davalı tarafın temerrüte düşüp düşmediği araştırılmamıştır.
Bu durumda, mahkemece; rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğu gözetilerek birleşen dava yönünden davalı tarafın temerrüt tarihi araştırılarak birleşen davada hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
3.Asıl/birleşen davada davalı vekilinin diğer temyizine gelince; birleştirilen dosya davalısı sigorta şirketinin ZMSS poliçesinden kaynaklanan sorumluluğu azami poliçe teminat limitiyle sınırlıdır. Dosya kapsamından, bakıcı gideri zararının trafik sigorta poliçesi tedavi gideri teminatı içinde değerlendirilmesi gerektiği, olay tarihi itibari ile tedavi gideri teminatı limitinin 60.000,00 TL olduğu, hesaplanan bakıcı gideri zararı 398.656,12 TL olup hesaplanan tazminat tutarının poliçe limitini aştığı, dava öncesinde davalı tarafın 27.08.2007 tarihli dekont ile 5.178,90 TL tedavi giderine dair hasar başvuru dosya numarası olarak bildirilerek davacıya ödeme yaptığı anlaşılmaktadır.
Olay tarihi itibari ile tedavi gideri teminatı limiti 60.000,00 TL olup hesaplanan yaşam boyu bakıcı gideri zararı limit tutarının çok üzerinde olduğundan ve asıl ve birleşen davada hüküm altına alınan toplam miktar 60.000,00 TL olduğundan bu durumda, mahkemece, davalı ... şirketinin dava öncesi yaptığı 5.178,90 TL ödeme dikkate alınarak bu tutar güncellenmeksizin birleşen davada hüküm altına alınan tutardan mahsubuyla belirlenen bakiye poliçe limiti yönünden birleşen davanın kabulü gerekirken bu yön gözetilmeksizin limit aşılarak karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl/birleşen davada davacı vekili ile asıl/birleşen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl/birleşen davada davacı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl/birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde asıl ve birleşen dosyada davacı ve asıl ve birleşen dosyada davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.