4. Hukuk Dairesi 2024/10026 E. , 2025/15338 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM KARARI
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.06.2022 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 14.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 15.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM KARARI
Uyuşmazlık Hakeminin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu kazanın trafik-iş kazası niteliğinde olduğu, SGK tarafından davaya konu kazanın iş kazası olarak tespiti halinde SGK tarafından belirlenecek meslekte kazanma gücü kayıp oranı nispetinde davacıya bağlanacak rücuya tabi gelirin ilk peşin sermaye değerinin öğrenilerek dosyaya sunulması, söz konusu belgelerin tamamlanmasından sonra belirlenecek tazminat tutarından rücuya tabi gelirin ilk peşin sermaye değerinin mahsup edilerek zararın hesaplanması, davacının öncelikle SGK'ya gerekli evraklar ile iş kazası bildirimi yapması, olayın iş kazası olup olmadığının tespiti yazısı ile iş kazası olması halinde maluliyet oranının tayini sonrası bağlanacak rücuya tabi gelirin ilk peşin sermaye değerinin tutarına ilişkin evrakları eldeki dosyaya sunması gerektiği, davacının SGK'ya yapacağı başvurunun ön sorun olduğu, bu nedenle sürekli iş göremezlik tazminatının bu aşamada belirlenmesinin mümkün olmadığı, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği, SGK tarafından davacıya 15 günlük süre bakımından geçici iş göremezlik tazminatının ödendiğinin anlaşıldığı, sağlık kurulu raporunda davacının geçici bakıcıya ihtiyaç duyduğuna dair tespitin yapılmadığı, bu nedenle davacının geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin başvurusunun usulden reddine, davacının geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakeminin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının maluliyetinin derideki skar/yara izinden kaynaklandığı, davacı tarafından dosyaya sunulan ... Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.09.2023 tarihli raporu düzenleyen heyet içerisinde skar konusunda uzman olan plastik ve estetik cerrahi uzmanı doktorun bulunmadığı, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hipertrofik skar ve keloid nedeniyle maluliyetin doğabilmesi için söz konusu skar dokusunun vücut yüzeyinin en az %1-9'unu kaplaması gerektiği, davacıda meydana gelen skar dokusunun bu büyüklükte olmadığı, davacının bu nedenle kalıcı ve sürekli maluliyetinin bulunmadığı, raporun anılan Yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı, davacının tahkim yargılamasından önce davalıya başvurusunda gerekli belgeler ve usulüne uygun hazırlanmış sağlık kurulu raporu sunmadığı, bu nedenle davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmasında hukuki yararının bulunmadığı, başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği, Uyuşmazlık Hakem kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, başvurunun usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ...
tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.09.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, raporda davacıda kaza nedeniyle meydana gelen hipertrofik skar ve keloid nedeniyle % 3 oranında maluliyetin tespit edildiği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunda yer alan “Deri-hipertrofik skar ve keloid" bölümünde bu husus nedeniyle maluliyet oranı belirlenirken skar izinin vücut yüzeyinin %1-9’unu kaplaması şartı bulunduğu, anılan raporda ise bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın maluliyetin tespit edildiği, raporun bu nedenle yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, İtiraz Hakem Heyetince kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenecek bir rapor alınmasına karar verilmeksizin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu hipertrofik skar ve keloid nedeniyle maluliyetin doğabilmesi için söz konusu skar dokusunun vücut yüzeyinin en az %1-9'unu kaplaması gerektiği, davacıda meydana gelen skar dokusunun bu büyüklükte olmadığı, davacının bu nedenle kalıcı ve sürekli maluliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde Cildiye/Plastik Cerrahi Bölümü uzmanı bulunan heyetten rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken başvurunun usulden reddi şeklinde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.