4. Hukuk Dairesi 2024/4175 E. , 2025/15479 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların işleteni ve trafik/karayolu yolcu taşımacılığı mali sorumluluk/ zorunlu koltuk sigortacısı olduğu otobüsün yaptığı tek taraflı kazada, araçta yolcu olarak bulunan davacının ağır biçimde yaralanıp iş göremez hale geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve davalı ... şirketi sadece maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 25.09.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini 440.756,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı .. .. .. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... şirketi vekili, davaya konu alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.12.2019 tarihli ve 2019/3819 Esas, 2019/11653 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 81.956,52 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı .. .. .. İnş. San. Tic. Ltd. Şti'den tahsiline; davalı ... şirketi, poliçelerinin limiti dahilinde ödeme yaptığı için hakkındaki dava konusuz kaldığından, bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 17. HD 09.12.2019 tarihli ve 2019/3819 Esas, 2019/11653 Karar sayılı ilâmı ile; "Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinin, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; davacının kazadaki yaralanması nedeniyle kalıcı maluliyeti oluşup oluşmadığının tespiti bakımından adli tıp uzmanı bilirkişiden alınan 15.05.2014 tarihli raporda değerlendirmenin, 03.08.2013 tarihli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne göre yapıldığı görülmektedir. Oysa yukarıda da açıklandığı üzere, maluliyet tespiti işlemlerinin, kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre yapılması gerekmektedir. Davaya konu kazanın 28.06.2006 tarihinde gerçekleştiği gözetilerek maluliyet tespitinin, o tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre yapılmayışı, mahkemece de bu rapora göre karar verilmesi hatalıdır.
Diğer yandan; davacı için .. .. Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 20.03.2012 tarihli raporda, kazadan kaynaklanan böbrek ve dalak kaybı nedeniyle maluliyet oranının % 19 olarak saptandığı; anılan bu rapordaki oran ile mahkemenin hükme esas aldığı rapordaki oran (% 36) arasında fahiş fark olduğu görülmektedir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri esas alınmak suretiyle, dosyada bulunan davacıya ait maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi gideren, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınıp oluşacak sonuca göre (usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne, 81.956,52 TL maddi tazminatın (usuli kazanılmış hak dikkate alınarak) 28.06.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalı .. .. firmasından alınarak davacıya verilmesine, davalı ... şirketi hakkında açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne, 25.000,00 TL manevi tazminatın 28.06.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalı .. .. firmasından alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası hesaplanan gerçek zarar miktarının tamamına hükmedilmesi gerektiğini, kazanılmış hak kavramının uygulanmasının mümkün olmadığını, manevi tazminatın az olduğunu beyan etmiştir.
Davalı ... temyiz dilekçesinde; mahkemenin görevsiz olduğunu, yetkisiz mahkemede dava açıldığını, zamanaşımının dolduğunu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını (askerlik dönemi vs), raporu kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınması gerektiğini, fahiş hesaplama yapıldığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ödemelerin düşülmesi gerektiğini beyan etmiştir.
B. Gerekçe Uyuşmazlık trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun maddi ve tazminat tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmasına göre temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı .. .. .. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan ve davalıdan alınmasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.