T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/1660
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 22/10/2019
NUMARASI : 2017/658 Esas - 2019/986 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/06/2016 tarihinde, davacının idaresindeki ... plakalı motorsiklet ile davalı ...'in idaresindeki ... plakalı ticari taksinin yaptığı kazada davacının yaralandığını belirterek belirlenecek maddi tazminatın kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 50.000 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduğunu, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği mahallin İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetki alanı içinde kaldığını, dosyanın yetkisizlik kararı verilerek İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... ...Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacı ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 14.000 TL manevi tazminatın 08/06/2016 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, manevi tazminat davası yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ..., sinyal vermiş olduğunu, bilirkişi raporuyla alınan kusur oranlarının hesaplanmasında mesafenin dikkate alınmadığını, karara esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, belirlenen manevi tazminata itirazı olduğunu belirtmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminatı istemine ilişkindir.Mahkemece hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi raporlarında davalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, davacının %25 kusurlu olduğu bildirilmiştir. Kaza tespit tutanağı ile uyumlu, olayın meydana gelmesine neden olan kusur durumları dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında, davalıların kusuru oranında sorumlu olduğundan verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, davacıdaki yaralanmanın niteliği ve maluliyet oranı ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi'nce hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olmadığı, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uyduğu kanısına varıldığından, davalı vekilinin istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davalı ...'in istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,
2.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 956,34 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 239,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 717,26 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...'ten tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3.Davalı ...'in istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/02/2025